Gazete Pusula Reklam

İyi Ev Sahipliği Yapıyoruz

14 Eylül 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kurul üyesi Dilek Ertürk  Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’ne ziyarette bulundu. Ertürk, “Türkiye, geri gönderme merkezlerinde göçmenlere en iyi şekilde ev sahipliği yapıyor”dedi.

İrfan TARAKÇIOĞLU-PUSULA

Türkiye’nin ilk ve tek görme engelli diplomatı olan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kurul üyesi Dilek Ertürk, Türkiye’nin geri gönderme merkezlerinde göçmenlere en iyi şekilde ev sahipliği yaptığını belirtti.  Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan minik Leyla’nın davasına kuruldan karar çıkması halinde müdahil olmak istediklerini söyledi.

DAGC’ye ziyaret

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kurul üyesi Dilek Ertürk, Erzurum’da Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyetine (DAGC) ziyarette bulundu. DAGC Başkanı Feridun Fazıl Özsoy ve yönetim kurulu üyeleriyle bir süre sohbet eden Dilek Ertürk, daha sonra Adalet Bakanlığı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun görev alanları hakkında bilgiler aktardı. Daha sonra kentte görev yapan basın mensuplarıyla basın merkezinde bir araya gelen Ertürk, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

Kurumu tanıttı

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun yasaya göre biri başkan, biri başkan yardımcısı olmak üzere 11 üyeden oluştuğunu belirten Ertürk, “Kurulun sekiz üyesi Bakanlar Kurulu, üç üyesi cumhurbaşkanı tarafından seçildi” dedi.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun geçtiğimiz aylar içerisinde bekar olduğu gerekçesiyle bir kadına evini kiralamayan ev sahibine 2 bin, emlakçıya 1000 lira idari para cezası verdiğin de hatırlatan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kurul üyesi Dilek Ertürk,  kurumla ilgili şu bilgileri verdi:

“Kurulumuzun amacı; İnsan onurunu temel alarak insan haklarının korunması ve geliştirilmesi, kişilerin eşit muamele görme hakkının güvence altına alınması, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanmada ayrımcılığın önlenmesi ile bu ilkeler doğrultusunda faaliyet göstermek, işkence ve kötü muameleyle etkin mücadele etmek ve bu konuda ulusal önleme mekanizması görevini yerine getirmek üzere Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun kurulması, teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin esasların düzenlenmesidir. Kurumla ve kurumun görev alanıyla ilgili düzenlemeler yapılmasına yönelik kararlar almak. Ayrımcılık yasağı ihlallerine ilişkin başvurular ile insan hakları veya ayrımcılık yasağı ihlallerine ilişkin resen yapılan incelemeleri karara bağlamak, bu başvuru ve incelemelere ilişkin gerekli hallerde uzlaşma sürecini sonuçlandırmak. Ayrımcılık yasağı ihlallerine ilişkin bu Kanunda öngörülen idari yaptırımlara karar vermek. İnsan hakları ve ayrımcılık yasağı ihlallerine ilişkin yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin sorunları izlemek ve değerlendirmek. Özgürlüğünden mahrum bırakılan ya da koruma altına alınan kişilerin ulusal önleme mekanizması kapsamındaki başvurularını ve bu kapsamda resen yürütülen incelemeleri karara bağlamak. Görev alanıyla ilgili olarak yargı organlarına, kamu kurum ve kuruluşlarına ve ilgili kişilere talepleri halinde görüş bildirmekte görev sorumluluğumuzda”.

Erzurum’da incelemelerde bulundular

Değişik illere ziyaretler gerçekleştirdiklerini, incelemeler yaparak yerinde tespitlerde bulunduklarını kaydeden Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kurul üyesi Dilek Ertürk, “Türkiye geri gönderme merkezlerinde göçmenlere en iyi şekilde ev sahipliği yapıyor. Türkiye’yi başka ülkelerle kıyaslamak yanlış olur. Erzurum’da Aşkale Geri Gönderme Merkezine ziyarette bulundum. Göçmenlerin bütün imkanlarını devletimiz en iyi şekilde karşılıyor.  Öncelikle geri gönderme merkezimizdeki yönetimimizin bize söyledikleri beni çok duygulandırdı. İnsanları suçlu değil, bir mağdur ve insan tacirlerinin eline düşüp kurtulmuş kimseler olarak görüyorlar. Ayrıca ‘bu insanlar bizim misafirimiz’ dediler. Bu bakış açısıyla bir çok şeyin üstesinden gelinebilir. Dünya Türkiye’nin insan hakları anlamında, göçmenlere yaklaşımı bağlamında ileride olduğunu görüyor” şeklinde konuştu.

Minik Leyla davası

Ertürk, ayrıca Ağrı’nın Bezirhane Köyünde kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan minik Leyla’nın davasına kuruldan karar çıkması takdirinde müdahil olmak istediklerini söyledi. Ertürk şunları söyledi: “Yani biz kurul şeklinde teşekkül edilmiş bir yapıyız. Son zamanlarda çocuk katliamları kamuoyunun vicdanını son derece yaraladı. Zaten bu konuda yasal düzenlemelerle ilgili muhtelif kurumlar TBMM bir arada çalışıyorlar. Tabi ki kurul olarak incelenip bir karar çıkarsa bu konuda elimiz taşın altına koyarız. Ben Ankara’ya gittiğimde özellikle bu küçük Leyla’nın davasının incelenmesini kurulumla paylaşacağım. Olumlu bir sonuç çıkacağına inanıyorum”.

 

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN