Gazete Pusula Reklam

SAVUNMA HAKKI

10 Ekim 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz

Ne oluyor bize acaba. Bazen sık sık kadın cinayetleri yaşanıyor. Bazen sık sık çocuk istismarları oluyor. Bazen sağlık çalışanlarına karşı şiddet baş gösteriyor. Şimdi de avukatlara şiddet gündemde. Hepsi ayrı bir sorun olduğu için zaman zaman tek tek değinmeye çalışmışımdır. Ama şimdi avukatlara karşı yapılanlara değinmek istiyorum.

Hukukta yargılama; iddia, savunma ve hüküm olmak üzere üç temel sacayağı üzerinden yürür. Avukat, hem iddia hem de savunma makamındadır. Ancak sonuç olarak her iki tarafı savunduğu için savunma makamında sayılır. Yani ister davacı olsun ister davalı olsun avukatın görevi, müvekkilini en iyi şekilde savunmaktır. Bu savunmayı yaparken meslek etiğine göre meşru olan her türlü delil kullanılabilir.

Savunma, hayatın en olağan ve herkesin sahip olduğu bir haktır. Savunma, kendini ifade etmektir. Savunma, hakkındaki söylemlere verilen bir cevaptır. Savunma, hakkındaki yalan yanlış dedikodu ve ithamlara karşı gerçeği dile getirmektir.

Adalet bir gün herkese lazım olur derken aslında savunma bir gün herkese lazım olur denmek isteniyor. Zira bugünün haklısı, suçsuzu, masumu yarın bir iftiraya uğrayıp adalet karşısına çıkabilir. O zaman savunma ve savunma makamı devreye girer. Çünkü her şey yolunda gittiğinde adalet gündeme gelmez. Adalet çok gündeme geliyorsa bir şeyler ters gidiyor demektir.

Dünya öyle bir yer ki her zaman güçlü olan; hak, hukuk, hakikat adalet olmayabilir. Öyle zamanlar olur ki haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik, zulüm güçlü olur ve masum, haklı insanlara saldırabilir. İşte o zaman savunmaya ihtiyaç vardır. Gerçi kim güçlü olursa olsun savunma her zaman diri tutulmalıdır. Zira dünya; hakla haksızlığın, iyi ile kötülüğün, savaşla barışın sürekli mücadele halinde olduğu bir imtihan yeridir. Bu yerde, herkes imtihandadır. Kişi öncelikle kendi başına geleceklerle sonra da başkalarına karşı imtihandadır. Yani iftiraya uğrayıp hapse atılması kişinin kendi imtihanıdır.  Masum birinin iftiraya veya haksızlığa uğrayıp hapse atılması hepimizin imtihanıdır. Bir kadının şiddete maruz kalması, bir çocuğun istismara uğraması, bir fakirin aç kalması hepimizin imtihanıdır. Ve hepimiz aslında savunma makamındayız veya hepimiz aslında yeri geldiğinde bir avukat gibi görevliyiz.

Hukukta suçu sabit oluncaya kadar kişi masum sayılır.  Yani bir kişi hakkında şüphenin var olması o kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez. Bu bakımdan her kim olursa olsun hakkında herhangi bir şüphe varsa ihtiyacı olduğu şey avukattır yani savunma makamıdır. Çünkü avukat kişiyi ifade eder, yargılamanın her aşamasında kişiye rehberlik eder, delilleri toplar ve sunar, hayatında mahkeme yüzü görmeyen kişiyi en iyi şekilde savunur.

Avukat; zulmün, baskının, keyfiliğin önünde duran kişidir. Avukat; mazlumun, yoksulun, yetimin, kimsesizin kimsesidir. Avukat; vahşet ve dehşetin karşına çıkan, özgürlük için adalet için savaş veren kişidir. Avukat; çoğunluğun yaygarasına karşı azınlığı, azınlığın tahakkümüne karşı çoğunluğu savunur. Avukat; bireyi bireyin ve devletin yanlışlarına karşı korumayı meslek edinen kişidir. Bu bakımdan savunmaya ve avukata saldırı, hayata saldırıdır. Savunmaya saldırı, halka, haklara ve hukuka saldırıdır. Savunmaya saldırı örf, adet ve geleneklere saldırıdır. Savunmaya saldırı, hukukun bir kanadını kırmaktır.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN