İz bırakmanın yolu yol yapmaktan geçer!

25 Aralık 2018
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz

İz bırakmanın yolu yol yapmaktan geçer!

Artık şehirde yaşayan hepimize İllallah dedirten trafik sorununun çözümünde en büyük engel yeterince alternatif yolun olmayışı. Bunu artık bilmeyen yok. Son yıllarda yapılan bir-iki alternatif yolları sayesinde eskiye oranla biraz daha trafik sorunu çözüldü gibi. Ne varki gün geçtikçe o mesele yine gündeme geliyor ve yine yol deyip duruyoruz. Mesela şehirde elzem yollardan biri Ali Ravi Caddesi ile Kayakyolu’nu bağlayacak yol! Daha doğrusu henüz olmayan o yol! Kaç yıldır bariz bir şekilde görülen Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün bahçe duvarları ve de içerisindeki iki lojman sorunu ortadan kaldırılıp bir yeni yol yapımı gerçekleşmedi. Ben de yanarım da ona yanarım. Oysa bu yol yapılmış olsa Ali Ravi Caddesi’nden Kayakyoluna direkt ulaşım sağlanacak ve bir çok kavşakta yoğunluk artık olmayacak. Gerekli etütler filan yapılmış, fazla maliyeti de olmayan bu yol niye yapılmaz, anlamış değilim. Keşke Büyükşehir Belediyesi bir tane Bilgi Evi eksik yapaydı da bu yolu bugün gerçekleştirmiş olsaydı. İşin açıkçası ben bir belediye başkanını yeni yol ihdas etmişse iz bırakmış sayarım. Muhyetttin Aksak denince ilk aklıma gelen Caddesi’dir mesela. Necati Güllülü denince Menderes Caddesi gelir akıllara.Başka yaptığı işler hiç aklıma bile gelmez. O iki yol sayesinde büyük bir yükten kurtulduk ve iyi ki de yapmış diyoruz bugün. Bu arada sağlık problemi ile uğraşan Muhyettin başkan Ankara’da hastanedeymiş, kendisine acil şifalar diliyorum.

Ha şunu bileydin başkan!

‘’Nobre olsaydı belki de bugün BB Erzurumspor bambaşka bir yerde olurdu’’. Sanırım önceleri çok da rağbet görmeyen bu görüş artık bugün genel bir kabul görüyor. Her ne kadar ilk günden itibaren BB Erzurumspor yönetimi aldığı kadro dışı kararının arkasında durmasından ötürü dillendirmekten kaçındığı bir görüş olsa bile artık kaçarı yok. Onlar da farkına vardı ama iş işten geçmişti bir kere. Onlar da biliyor ki Munsy’den, Thy’den çok daha forvet hattında faydalı olabilirdi o Nobre! Hafta sonu BB Erzurumpor Basın Sözcüsü Metin Barlak’ın işyerindeki ofisinde biraraya geldiğimiz BB Erzurumspor Başkanı Mevlüt Doğan, belki de ilk defa Nobre pişmanlığından bahsetti ki, bir saatlik görüşmemizde en dikkat çeken ve kaydadeğer tek konu o konu oldu.  ‘’Nobre’yi göndermekle çok da doğru yapmamışız. Bunu şu an itibariyle daha net görüyoruz’’ itirafında bulunan Mevlüt Başkan, sezon başında kadro dışı kararı alındığı dönem süreci iyi yürütemediklerinden yakındı! Ne yalan söyleyeyim, dobra kişiliğiyle tanıdığım Mevlüt Doğan başkanı ve yönetimini de Nobre kararlarından dolayı çok suçlayamıyorum. Zira o gün şartlar onları öyle bir karar almaya sevketti. Bu kararda kuşkusuz giden teknik direktör Mehmet Altıparmak başta olmak üzere bir çok yetkilinin de rolü oldu. Eğer o gün o karar alınmamış olsaydı bugün belki de BB Erzurumspor’un gol problemi diye bir problemi yoktu ve takım üst sıralardaydı.

O kitabı okuduğumda iliklerime kadar üşümüştüm!

Sanırım daha önce de söylemiş, yazmıştım. Bugüne kadar Sarıkamış harekatı ile ilgili çok şey yazıldı çizildi. Ama onca yayın arasında bir yayın var ki o harekatı ancak o kadar güzel anlatır. Kimse kusura bakmasın ama İsmail Bilgin’in ‘Beyaz Hüzün-Sarıkamış’ kitabı, Sarıkamış gerçeğini en iyi anlatan bir kitaptı. Roman şeklinde kaleme alınan Sarıkamış, ancak o kadar güzel ifade edilirdi. O kadar ki ben şahsen okuduğumda soğuk mesela o kadar güzel işlenmiş ki iliklerime kadar üşüdüğümü hissettim. Bir soğuk o kadar güzel mi anlatılır? Abarttığımı sanmayın, öyle oldum gerçekten. Ben bu görüşümü geçtiğimiz günlerde TDED’nin Sarı Salkım Şiir Akşamları Proğramında da gelen davetlilere aktardım. Mutlaka okunması gereken bir kitap olduğuna vurgu yaptım. Eğer o kitabı okumamışsanız siz de eminim Sarıkamış harekatının normal bir harekat olarak bildiğinizle kalacaksınız.

HAFTANIN AS KARESİ

Bu paylaşım Kazım Karabekir Paşa’nın kızı Timsal Karabekir’den. Bana çok ilginç geldi, sizi de bilgilendireyim istedim.

Engin başkan yuvasına döndü..

Yakutiye Belediye Başkan Yardımcılarından olan Mustafa Engin Kocadağıstanlı, ait olduğu yere, Üniversiteye döndü. 2 dönemdir Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut’un yardımcılığını yapan ve görev süresi çerisinde özellikle kentsel dönüşüm çalışmalarında başarılı işlere imza atan Kocadağıstanlı, giderken de kendisine yakışır bir şekilde gitti. ‘’Burada artık bana çok ihtiyaç yok’’ diyen ve böylesine önemli bir makamı dedikodudan uzak bir şekilde terketmeyi başaran Kocadağıstanlı, bir çok yönüyle gönüllerde tat kurmasını da bildi. Başta Ali başkan olmak üzere onu tanıyanlar sanırım Yakutiye’de büyük bir kayıp olduğunu biliyorlardır. Onca problemli bir konu üzerinde yoğunlaştığı halde hakkında kimsenin kırılmadığı da bir adam olan Engin başkan, gerek kibarlığı ve gerekse sakinliğiyle de en azından bizde derin iz bıraktı. Engin başkanın yeniden Üniversite’ye, Mühendislik Fakültesi’ndeki Metalurji Bölümüne gttiğini öğrendim. Belediye başkan yardımcısı iken tanıdığım ve tanımaktan da büyük bir onur duyduğum Engin başkana Üniversitedeki görevinde başarılar diliyorum.

Elleriniz dert görmesin!

Ne zamandır gidip izleyemediğim için hep hayıflandığım Palandöken Belediyesi Voleybol takımının bu maçı hepsine değdi doğrusu. Palandöken kartallarının Cumartesi günü Hatay Büyükşehir Belediyesi ile oynadığı lig maçından bahsediyorum. Nasıl bir maçtı, anlatamam. Özellikle voleybolseverler seyretmemişlerse çok şey kaybetmişlerdir. Ben o kadar derim. Son zamanlarda zannetmem ki böyle bir maç daha oynanmış olsun. Zorluk derecesi yüksek maçlardan biriydi ve kendisi gibi liderliğe oynayan rakibi Hatay’ı da alışık olduğu skor olan 3-0’la yendi Palandöken takımı ve sergilenen oyuna bayıldık. Hele üçüncü sette birara 5 farklı geriye düşmesine rağmen bir geri dönüşü oldu ki inanılmaz. Bunda tabi hergeçen gün sayısı artan seyircinin de rolü olsa gerek. Sabahleyin kulüp Başkanı Zafer Bülent Engin ile konuştum. Artık seyirci sayesinde bazı setleri aldıklarına vurgu yaparken, ikinci yarıya bir-iki takviye yapmayı da düşündüklerini söyledi ki çok iyi ederler. Ve öyle zannediyorum ki bir-iki takviye ile bu takım play-off’ları da geçer ve çok istediği o Efeler Ligine çıkar. Bu arada, elleri dert görmesin, Palandöken’e ilk yarıyı lider bitirme mutluluğunu yaşatan takımın koçu Aykut Lale ile de tanıştım ve tebrik ettim. Daha önce de bu ligde Konak Belediyesi ile Tokat Plevne’yi Süper lige çıkartan Lale, özellikle oyun esnasında tatlı sert tavırlarıyla ‘on numara hoca’ olduğunu gösterdi ki zaten yönetim onunla 1 yıl daha çalışmak istiyor.

Stancu son kararınız mı?

Görünen o ki bu BB Erzurumspor aradığı santrafor mevkii için Bogdan Stancu ile anlaşmış gibi. Gelişmeler onu gösteriyor. Özellikle teknik direktör Mehmet Özdilek’in Bursa’dan ayrılan 31 yaşındaki bu Romen oyuncuyu çok istediğini gözlemliyoruz. Peki bir dönem G.Saray’da da forma giyen Stancu Erzurumspor’un gol problemini çözecek oyuncu mudur? Bu soruya doğrusu ben net bir cevap veremiyorum. Nedeni de hem oyuncunun ilerleyen yaşı hem de son yıllardaki formsuzluğu. Bakıyorum da çoğu kişi de Stancu konusunda benimle aynı görüşte. Kuşkusuz onlar da aynı gerekçelerle Stancu ismine çok sıcak bakamıyorlar. Elbette ki bu konuda son kararı Özdilek verecek. Nihayetinde takımın patronu o ve ancak onun istediği oyuncular alınacak. Kaldı ki bakıyorum Stancu konusunda yönetim de oldukça sıcak ve bu konuda Özdilek’in karşısında değiller. Elbette ki bizimki de biraz gereksiz kaygı. Belki de o Stancu gerçekten Erzurum’un ilacı olacak. Bir de en azından Munsy’den Thy’den iyi olacağı kesin. Ama ne kadar soruna çözüm bulacak, işte onu kestiremiyorum.

TUTTUĞUM BABA SÖZLER: Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir.  (Oscar Wilde)

DUVARIN DİLİ: Garson kapıyı getir, dışarı çıkacağım!

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN