25 Ekim 2014 ,Cumartesi

Online Gazete
Talat Uzunyaylalı

İnsanın rengi, imanının ve amelinin rengindedir

01.08.2013 Talat Uzunyaylalı

www.kuranufku.com

(Ey Müslümanlar! Yahudi ve Hıristiyanlara deyiniz ki:): “Biz, Allah’ın boyasıyla boyanmışızdır. Kimin boyası Allah’ın boyasından daha güzeldir? Biz ona ibadet edenleriz.” (Bakara 138)

 

Sibġa (Boya) demektir. Günümüzde renk skalasında yüzlerce, binlerce renk tonu var; insanlar, firmalar, kuruluşlar, evlerini, eşyalarını, üretilen sanayi ürünlerini, vs. bu renklerden biriyle boyamaktadır. Makyaj yapan kadınlar da yüzlerine boya sürerken benzer bir yol izlemekte, tenlerine uygun renkleri seçmektedirler. Yani; nesneler dıştan bakıldığında üzerlerindeki renkle gözükürler.

 

Boya, bir şeyin gerçekliğine giydirilen bir sıfattır. Mesela: Otomobiller, fabrikada boyasız durumdayken, hepsi aynıdır; farklı renklerdeki boya ile yeni bir kimlik kazanırlar. Boyanmaları sonucu, ‘Şu bordo renkli araba, şu lacivert olanı…’ gibi tanınma, ayırt edilme özelliğine sahip olurlar. Bir insan yüzüne makyaj yapılması, bir evin cephesinin boyanması, estetik kaygıları içerdiği gibi, onların tanınmasında, bilinmesinde, adeta bir kimlik kazanmasında, bize imkan verir.

 

Gelmiş geçmiş bütün insanlar temel yapıları bakımından benzerdir; Ebu Cehil ile Ömer aynıdır, sıfatları, birini diğerinden ayırır. Hıristiyanlık ve Müslümanlık da bunun gibidir, kim hangi sıfatı taşırsa o kişi o dinden kabul edilir. 

 

Nasıl tek bir güneş varsa tek bir din vardır. Güneşin sahibi kimse dinin sahibi de o Zât’tır. İlk insan ve ilk peygamber Hazreti Âdem’e gelen ilk dini inanış ile son Peygamber Hazreti Muhammed (sav) gelen dini inanış, aynı temel yapıya sahiptir. Diğer dini ve felsefi inanışlar ise, hak dinin süreç içerisinde kültüre dönüştürülmesi ve tahrifiyle ortaya çıkmıştır.

 

Dinî ve felsefi inanışlardaki çeşitliliği renk skalasındaki çeşitliliğe benzetebiliriz. Her inanışın bu skalada bir renk kodu ve ismi vardır. O isim ve sıfatla bilinir ve değerlendirilir. Şu anda yeryüzünde 4 bin 500 civarında dini inanış olduğu biliniyor. Bunların en çok üyeye sahip olanları Hıristiyan inanışının yanı sıra Yahudilik, Taoizm, Konfiçyanizm, Budizm, Sih, Bahai, Cainzim, Şinto, İspiritzma, Zoroastrianizm, Cao Dai, Falun  Gong, Tenrikyo, Neopaganizm, Animizm, Şamanizm, Paganizm gibi, inançlardır. Mensubu oldukları bireye, dini inanış gibi, aidiyet sağlayan, Ateist-Agnostik-din karşıtı ‘inanışlar’; hümanistler, deistler, panteistler de, önemli bir yekûn oluşturur.

 

Allah Teâlâ, Müslümanların olduğu gibi, dini mensubiyetlerini  felsefi ve kültüre dönüşmüş inanışları bağlamında temellendiren bütün insanların Rabbidir, fakat O yüce Zât, İslam dışındaki inanışları gerçek dini inanış olarak kabul etmemektedir. Kuran’da buyurduğu gibi: İslam’ı insanlık için son din olarak belirlemiştir. Bu durum Kuran’da şu ayetle açıklanmıştır:  İnne-ddîne ‘inda(A)llâhi-l-islâm – ‘Allah katında din, ancak İslam dinidir’. (Al-i İmran 19)

 

Din olmadan iman, iman olmadan amel, haliyle imanın rengini ele veren, boya gözükmez! Hıristiyan bireyin duygu, düşünce, tutum ve davranışı Müslüman bireyin duygu, düşünce, tutum ve davranışından farklıdır. Bu fark, boya gibi, sıfat kazandırdığı varlıkta, bir temyiz yaratır; akın karadan ayırılmasını sağlar. Amele, yani boyaya bakıp, ‘O Yahudi’dir o da Müslüman’, dememize imkan verir.

 

Sonuç: (Allah’ın boyası, Allah’ın, insanlığa gönderdiği ve geçerliliğini Kıyamet’e kadar koruyacak olan İslam dinidir.) İfade ettiğimiz gibi, İslam, güneş gibidir. Şurada burada sönük parıltılara sahip yıldızların, şu yanda bu yandaki titrek mum ışıklarının olması, onları güneş karşısında hayat ve hidayet kaynağı kılmaz.

 

İnsan aklı ampul yapar, Allah Teâlâ güneşi yaratır. Felsefi aydınlanma, eski inanışlardaki kimi hakikatler, ampul ışığı mesabesindedir. İçlerinde kimi hakikatlerin yer aldığı bu eski inanışlar insanın dünyası ve ahreti için kifayetsizdir. Allah Teâlâ bu ayet-i kerimeyle dini inanış olarak kabul edilen, mazi kültünü, atalar mirasını ve onların günümüzdeki iz düşümünü, geçersiz ve değersiz kılmaktadır. Allah’ın güneşi nasıl mükemmelse, hiçbir kusur taşımıyorsa, insanlık için ortaya koyduğu dini de öyledir, mükemmel ve kusursuzdur. Allah’ın son dininin kaynağı Kuran’dır. Kim Kuran’daki emir ve yasaklara uygun bir hayat yaşarsa o gerçek anlamda dini bir hayat yaşamış olur. Onun amelinde, güneşin yer yüzünde gözükmesi gibi,  Allah’ın boyası gözükür.

 

İnsanın rengi, imanının ve amellerinin rengindedir. İç dışın aynasıdır: İçte hangi renk varsa dışta gözükecek olan renk de o olacaktır. Müslümanlar imanlarının gereği olarak amel yapmazlarsa- (Allah’ın boyası) onların üzerinde gözükmez. Yarabbi! Bizi, içi dışı ayni renkte Müslümanlardan kıl. Amin.

BU YAZININ EKLENME TARİHİ 01-08-2013 | BU YAZI TOPLAM 4143 KEZ OKUNDU.
  
Bu Haberi Arkadaşıma Gönder :
 
Adınız / Soyadınız :
E-mail Adresiniz :
Arkadaşınızın Adı :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
 
   
 

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

 
 
 
 
 
 
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları

ANKET Sonuçlar Tümü

?Sitemizi Beğendiniz mi?

Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları

 

NAMAZ VAKİTLERİ

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
fıskiye