28 Temmuz 2014 ,Pazartesi

Online Gazete
Dr. Muhammed İkbal Bakırcı

Medeniyet Şarkıları ve İmsak Kuşu 3

13.04.2013 Dr. Muhammed İkbal Bakırcı

 

Sen ve ben, öyle bir ayrım noktasında karşılaştık ki, bu yol ayrımında makbul olan hangisi kavgasını veriyoruz binlerce yıldır.

 

Mutlu olma çabası, âdemoğlunun inanç ve inançsızlık ekseninde gidip gelen bir tartışmanın nakaratıdır esasen. İnanan toplumlar yani bizlerce ömür bir imtihandır. Hakkıyla kul olma çabasından daha kıymetli bir gaye olamaz bize göre. Mutlu olma çabası, hakkıyla kul olma çabasının önüne geçemez bizim gönül evrenimizde. Biz Rahmete yakın kul oluruz, bu yakınlık bizi mutlu eder ziyadesiyle.

 

İnancımız; hakkıyla kul olmayı tavsiye ederken, dünyada bizlere ikram edilen nimetlerden de şükrederek faydalanma ödevini verir. Allah'tan afiyet isteyen bir dil; bedenimizde vücut bulmuş adeta kulluğun bir çeşit işaretidir. Afiyet, sıhhat gibi dünyanın vazgeçilmez nimetleri arasında kul olanın vazifesi şükürdür. Her şükürle; Allah'ın ikramını tasdik ettiğimizi, nimetin O'ndan geldiğine vakıf olduğumuzu ortaya koyarız ki bu latif bir mânasıdır yaratılış sırrının. "Nimete şükür, nimettendir" der ve onu biliriz.

 

Kulluk, kendi bünyesinde cüzi yani küçücük bir kuvvet barındırır aynı zamanda. Bu kuvvet sayesinde; devasa yaratılmış evrene kıyasla küçücük bir mekân olan dünyamıza şekil verme imkânımız da vardır. Dünyaya cüzi irademizle şekil verirken hayatımıza da yön verme fırsatımız doğar. Hayatımıza yön verirken bizim için yaratılmış bir hareket alanı oluşur. Cüzi, sınırlı bir hareket alanı... Bu alan, kül olanın yarattığı tüm zerreler arasında bir zerre kadardır sadece. Zekâ ve duygularımız, işte böyle bir alanda, böyle bir usulle bize ikram edilmiş ve emaneten verilmiş bir karışımdır. Hayatımız boyunca bizi meşgul edecek tüm hadiselerde ve hislerde kullanılmak üzere yaratılmış bir karışım... Bizlere belli ölçülerde pay edilen bu iksir; ömrümüz boyunca hakkıyla kul olma çabamıza fayda sağlarken şükrederek harcadığımız afiyet nimetine de kendi cüzi irademizle ince bir ayar verme fırsatı doğurmuştur.

 

Unutma!...

Gönül kâsemize bir takım meziyetleri koymadan sosyal ilişkilerimizde nihai olarak başarılı olmamız zor olacaktır. İnce ayarlar için bu meziyetler mutlak mânada gerekmektedir. Hayatımıza küçük dokunuşlarla zarafet katmanın, kusurlu bağımlılıklarımızın, heveslerimizin, kontrolsüz arzu ve isteklerimizin, zaaflarımızın, sakat düşüncelerimizin, muhasebesiz söz ve davranışlarımızın, çıkmaz sokak beklentilerimizin yabani bir ağaç gibi bizi verimsiz, bereketsiz bırakacağı aşikâr.

 

Sana kalsa paradan bahsetmek gerek zenginlik için. Bana kalsa budanacak dallarıyla gönül şehrimizi konuşalım isterim. Ben sana parasız zenginlikten söz edeyim olmaz mı? Sen, hileli bir saltanatı, kalpazan bir zenginliği, özgür bir sürüngenliği tercih ediyorsun, neden?

 

Bugün çok kazanıp yarının sabahına intiharla uyanan bir yolun yolcusu olmayı nasıl istersin? Şimdi sana hakiki bir milyarder olmanın yollarını öğreteceğim, zenginliğin hakikatinden bahsedeceğim, dinle!

 

 

verilmiş
 
BU YAZININ EKLENME TARİHİ 13-04-2013 | BU YAZI TOPLAM 7784 KEZ OKUNDU.
  
Bu Haberi Arkadaşıma Gönder :
 
Adınız / Soyadınız :
E-mail Adresiniz :
Arkadaşınızın Adı :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
 
   
 

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

 
 
 
 
 
 
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları

ANKET Sonuçlar Tümü

?Sitemizi Beğendiniz mi?

Sosyal Medya' nın En Çok Paylaşılanları

NAMAZ VAKİTLERİ

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
fıskiye