MİLLET BAHÇELERİ İÇİN TEMA PARKLARI, SANAT VE TASARIM ATÖLYELERİ -II-

8 Şubat 2019
0 Yorum Yapıldı Yorum Yaz

3- İnsan vücudu, fiziksel aktiviteye ve hareketli olmaya göre tasarlanıp yaratılmış bir makine gibidir. Her yaşta özellikle fiziksel anlamda aktif olmak, vücudumuzun hem gıdası, hem de gelişimi için olmazsa olmaz şartlardandır. Çocukluk ve gençlik döneminde bu, daha çok böyledir. Aksi durumda, aşırı kilo artışı, obezite ve diğer pek çok hastalık veya rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor. Günümüzde yaşanılan hayat ise, insanın pasifliğine göre düzenlenmiş bir hayattır. Özellikle çocuk ve gençler, hatta yetişkinler dahi, park ve bahçelerden temiz hava alarak, dinlenerek, eğlenerek ve bu projemiz çerçevesinde önerdiğimiz etkinliklerle yararlı üretimler yaparak yararlanabilirler. Ancak özellikle çocuklar ve gençlerin daha çok oynamaya, oynarken hem terlemeğe, hem enerjilerini boşaltmaya, hem de yine bir şeyler yapmaya ya da bir şeyler üretmeye ihtiyaçları vardır. Ayrıca gelişim dönemleri itibariyle de buna muhtaç durumdadırlar.

İşte bu proje hem çocukların ve gençlerin pasif ve edilgen olarak her türlü yönlendirilmeğe açık bir halde oynadıkları bilgisayar oyunlarından kurtarılmalarını, hem de aktif ve sağlıklı bir şekilde düşünen, üreten ve bunu diğer insanlarla paylaşan bir insan olmalarını sağlamayı hedeflemektedir.

Özetle, Sanat, Tasarım Atölyeleri ve Tema Parkları projesi, mevcut park ve bahçelere ya da bundan sonra yapılacaklara, özellikle çocuk ve gençler için yeni fonksiyonlar eklemeği önermektedir. Bu fonksiyonlar:

1- Sanat Atölyeleri: Sanat, bir duygunun, bir düşüncenin, bir tasarımın ve bir güzelliğin dışavurumunda ya da anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ve bu yöntemlerle ortaya konulan üstün yaratıcılık demektir. Sanat, çok büyük ölçüde sanat atölyelerinde icra edilir.

Sanat atölyeleri, çocuk ve gençlerin yaratıcılık ve becerilerini ortaya koyabilmelerine imkân tanınması ve sosyal açıdan da gelişimlerine katkı sağlanması amacıyla kurulur. Sanat atölyeleri, katılımcıların, atölye ortamında, her türlü görsel materyali kullanarak, sanat yoluyla kendilerini ifade etmelerine imkân sağlar. Buralarda yapılan çalışmalarla yaratıcılığı geliştirme, farklı ve yeni malzemelerle düşünme ve düşünceyi güzelleştirme egzersizleri yapılır. Çocuklar ve gençler, masraflarının belediyelerce karşılanacağı bu atölyelerde, çok rahat bir şekilde resim, yazı, boya, ebru, tezhip ve müzik gibi sanatsal faaliyetleri, bizzat kendileri icra edebilmelidirler. Burası onların, kendilerini ifade edecekleri yerleri ve ‘onların mekânları’ olsun.

Sanat atölyeleri, mevsimsel şartlara göre, park ve bahçe içinde bir binada olabileceği gibi, çok iyi tasarlanmış ‘çadırlar’da da olabilir. Hatta yer ve mekâna göre açık havada da bu faaliyetlerin yürütülmesine zemin hazırlanabilir. Bunlar tamamen belediyelerce tasarlanmalı, geliştirilmeli, içinin sanatsal malzemeleri de hazırlanarak, park ve bahçe içerisindeki o bölümün yöneticisinin denetim ve gözetiminde, ailelerle birlikte o yörenin çocuk ve gençlerine teslim edilmelidir. Süreç içerisinde, bu atölyelerin hem malzemeleri geliştirilmeli, hem de yöresel olarak yeni faaliyet alanları eklenmelidir.

2- Tasarım Atölyeleri: Tasarlamak, bir şeyin nasıl gerçekleşebileceğini düşünmek, canlandırıp, biçimlendirerek hazırlamak ve onu zihinde oluşturmaktır. Tasarım, belli bir amaç için gerçekleştirilen yaratıcı düşünce ve bir eylemdir. Tasarımcı ise, belirlenen amaç doğrultusunda düşünce, duygu ve hayal gücünü kullanıp, farklı etkenleri ve çizgileri bir araya getirerek ürünü, proje olarak ortaya koyan ve orijinal haliyle üreten kişidir. Tasarımcılar, taklitçi değil, yenilikçi ve yaratıcı kişilerdir; eserleri de orijinal ve kendilerine özgüdür.

Bugün okullarımızda, çocuklarımıza çokça bilgi vermekteyiz. Ancak bu bilgileri kullanma, bunlardan yeni bilgiler üretme, bu bilgilerle hayatı ya da hayatın bir bölümünü yeniden düzenleme, hayata dair yeni bir anlayış, hizmet ya da ürün üretme bilinç, bilgi ve gücünü veremiyoruz. O alan sanki bizde trafiğe kapalı bir alandır. Pek çok ülkenin okullarında okutulan bilgilerden çok daha fazlasını, bizim çocuklarımıza öğretmekteyiz. Ancak hayata baktığımızda, hep onlar üretici, biz ise, sadece ‘iyi tüketiciyiz’. Özellikle eğitim hayatımızın en eksik yönlerinden birisi budur. Çünkü bizde öğrencinin bilgiyi hafızasına alması yeterli olarak görülmektedir. Onları kullanmak, onlar vasıtasıyla yeni bilgi ya da ürüne ulaşmak ise, eğitim sistemimizin gündeminde sanki olmayan bir durumdur. Bu gidişle, bu çizgimizde olumlu bir değişim de pek görülmemektedir.

YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN