Elli dört farzın otuz üçüncü farz kişiyi haktan uzaklaştıran ve batıl şeylerle meşgul eden eğlencelerden (‘melahi[1]’) kulağı korumaktır.
Allahü teâla buyurdu:
“…innes sem'a vel basara vel fuade kullu ulaike kane anhu mes'ula. / …çünkü kulak, göz ve gönül; bütün bunlar (hesap günü) sorguya çekilecektir.” (İsra 36)
“İnsanlardan öyleleri vardır ki, halkı fark ettirmeden ve hiçbir bilgiye dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve dini alaya almak için boş söz ve eğlendirici sözler (lehve'l-hadîs) satın alırlar. İşte onlar için hor ve hakir edici bir azap vardır." (Lokman 6)
Müzik ya da benzer bir sesi, mesela bir konuşmayı, kişi fitne feset için, Allah’a isyan için dinlendiğinde bu durum o kişiyi fasık biri yapmaya yetecektir.
Her kula işitmekten sorulur: Allah’ın rızasına seni götüren Kuran’ı mı okuyup anlamaya çalıştın, ahlakını düzeltecek nasihatleri mi dinledin; işitme organın neyle vakit geçirdi, neden işitilmesi helal olmayan şeyleri işittin? Dünyadayken işitme organını her zaman hesaba çekmelidir.
Her kula görmekten sorulur: İmanın, irfanın, ahlakın kaynağı olan Kuran’a ve kâinat Kuran’ına bakıp düşündün mü, Rabbinin esmasını varlıkta görüp bildin mi, Yaratıcıya karşı yakınlığın artı mı? Aksi mi oldu! O zaman neden helal olmayan şeylere baktın? İşitme organı gibi, görme organını da her gün hesaba çekmelidir.
Her kula kalpten sorulur: Nazargahi ilahi olan kalbi neyle meşgul ettin? İlahi sevgiyle, saygıyla, korkuyla mı doluydu kalbin; yoksa fani dünyanın fani suretleri, olayları kalbini ele mi geçirmişti? Sık sık kalbi de yoklamalıdır.
‘Söz, göz, kulak... Hep ruhun ışığıdır. Suda coşan pırıldayan, ateşin parıltısıdır.’ Kalp düzelmeyince hiçbir organın düzelmeyeceği ve insanın ‘melahi’den kurtulamayacağı bilinmelidir.
[1] Melahi: Oyun, eğlence, cümbüş
Allahü teâla buyurdu:
“…innes sem'a vel basara vel fuade kullu ulaike kane anhu mes'ula. / …çünkü kulak, göz ve gönül; bütün bunlar (hesap günü) sorguya çekilecektir.” (İsra 36)
“İnsanlardan öyleleri vardır ki, halkı fark ettirmeden ve hiçbir bilgiye dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve dini alaya almak için boş söz ve eğlendirici sözler (lehve'l-hadîs) satın alırlar. İşte onlar için hor ve hakir edici bir azap vardır." (Lokman 6)
Müzik ya da benzer bir sesi, mesela bir konuşmayı, kişi fitne feset için, Allah’a isyan için dinlendiğinde bu durum o kişiyi fasık biri yapmaya yetecektir.
Her kula işitmekten sorulur: Allah’ın rızasına seni götüren Kuran’ı mı okuyup anlamaya çalıştın, ahlakını düzeltecek nasihatleri mi dinledin; işitme organın neyle vakit geçirdi, neden işitilmesi helal olmayan şeyleri işittin? Dünyadayken işitme organını her zaman hesaba çekmelidir.
Her kula görmekten sorulur: İmanın, irfanın, ahlakın kaynağı olan Kuran’a ve kâinat Kuran’ına bakıp düşündün mü, Rabbinin esmasını varlıkta görüp bildin mi, Yaratıcıya karşı yakınlığın artı mı? Aksi mi oldu! O zaman neden helal olmayan şeylere baktın? İşitme organı gibi, görme organını da her gün hesaba çekmelidir.
Her kula kalpten sorulur: Nazargahi ilahi olan kalbi neyle meşgul ettin? İlahi sevgiyle, saygıyla, korkuyla mı doluydu kalbin; yoksa fani dünyanın fani suretleri, olayları kalbini ele mi geçirmişti? Sık sık kalbi de yoklamalıdır.
‘Söz, göz, kulak... Hep ruhun ışığıdır. Suda coşan pırıldayan, ateşin parıltısıdır.’ Kalp düzelmeyince hiçbir organın düzelmeyeceği ve insanın ‘melahi’den kurtulamayacağı bilinmelidir.
[1] Melahi: Oyun, eğlence, cümbüş