
Mersin balığının yumurtasından elde edilen ve dünyanın en pahalı deniz ürünleri arasında gösterilen havyarın, Doğu Anadolu’da yetiştirilmesi için önemli bir adım atıldı. Atatürk Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Telat Yanık, Erzurum’da hem Mersin balığı yetiştiriciliğini başlatmak hem de havyar üretimini gerçekleştirmek amacıyla kolları sıvadı.

Bu kapsamda Sibirya Mersin’i (Acipenser baerii) yetiştiricilik çalışmalarını başlatan Prof. Dr. Telat Yanık, bölgenin özellikle alabalık yetiştiriciliğinde güçlü bir teknik altyapıya ve önemli bir üretim tecrübesine sahip olduğunu ifade ederek bu durumun değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Mersin balığını Erzurum’da üretmek için işe koyulan Yanık, daha şimdiden 20 Mersin Balığını fakülteye getirdi bile.

“Ülkemiz için gelecek vadeden bir tür”
Mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması ve üretim deseninin çeşitlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Yanık, “Sibirya mersini, mevcut altyapıya uyum sağlayabilecek, yüksek katma değerli ürün potansiyeline sahip ve ülkemiz için gelecek vadeden bir türdür. Fakülte olarak temel amacımız yalnızca akademik bilgi üretmek değil, aynı zamanda bölgesel kalkınmaya doğrudan katkı sağlayacak uygulamalı ve sürdürülebilir yetiştiricilik modelleri geliştirmek. Başlatılan bu çalışma hem bilimsel araştırma altyapısını güçlendirecek hem de yetiştiricilere alternatif ve ekonomik açıdan güçlü üretim seçenekleri sunacak” diye konuştu.

“20 mersin balığı getirildi”
Tatlı su koşullarına yüksek adaptasyon yeteneği ile bilinen Sibirya mersini (Acipenser baerii) üzerine yetiştiricilik çalışmalarının Erzurum’da başlattıklarını kaydeden Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mersin balıkları kuzey yarımkürenin ılıman sularında doğal olarak yaşayan, uzun ömürlü ve ekonomik değeri yüksek türlerdir. Özellikle kemiksiz eti ve yüksek piyasa değerine sahip havyarı nedeniyle dünya genelinde yoğun ilgi görmektedir. Günümüzde 50’den fazla ülkede mersin balığı yetiştiriciliği yapılmakta olup, ticari üretimde Sibirya mersini kültüre en başarılı şekilde adapte edilen türlerden biri olarak öne çıkmakta.
Mersin balıkları genellikle monokültür sistemlerde, kontrollü sıcaklık koşullarında veya resirkülasyon sistemlerinde yetiştirilmekte. Ancak alabalıkla benzer su karakterlerinde yaşayabilmeleri, mevcut balık çiftliklerinde büyük ölçekli ek yatırım gerektirmeden alternatif ve katma değeri yüksek bir üretim modeline geçiş imkanı sunmakta. Bu doğrultuda fakültede başlangıç aşamasında 20 adet mersin balığı uygulama birimine getirilerek adaptasyon ve büyüme performanslarının izlenmesine başlandı.”

Altyapı çalışmaları tamamlandı
Mersin balığının Erzurum’da yetiştirilmesi için uygun ortamın sağlandığını aktaran Yanık, “Kampüs alanımızda şu an için 20 adet balığımız var. Ebat olarak çok büyük boyutlara ulaştılar. Onlar için ekstra tanklar kurduk ve altyapı çalışmalarımızı tamamladık. İlerleyen günlerde balıkları oraya aktaracağız. Bu balıklar hem ağırlıkları hem de havyarları açısından çok kıymetli. Başarılı olursak hem şehir açısından hem de üreticiler açısından kıymetli bie sonuca ulaşacağız” diye konuştu.

Temel amaç üreticiye destek
Proje kapsamında temel amaçlarının bölge üreticilerine destek sağlamak olduğunu söyleyen Yanık, üretimin başarılı olduğu takdirde hem Erzurum halkı hem de üreticilerin rahat bir nefes alacağını dile getirdi. Erzurum merkezli bölgede 59’dan fazla aktif balık üretim çiftliğinin bulunduğunu ve yıllık 2 bin tonun üzerinde gökkuşağı alabalığı üretimi gerçekleştirildiğini aktaran Yanık, “Mersin balığı yetiştiriciliği ülkemizde henüz gelişme aşamasında olup toplam üretim miktarı bin tonun altında rapor edilmektedir. Buna karşılık Erzurum merkezli bölgede 59’dan fazla aktif balık üretim çiftliği bulunmakta. Bu güçlü altyapı ve üretim tecrübesi dikkate alındığında, Sibirya mersini üretiminin bölge için önemli ve gelecek vadeden bir ekonomik faaliyet olacaktır” dedi.

Yeni dünya trendi: Kültür balıkçılığı
Kültür balıkçılığının artan dünya nüfusu ve yükselen hayvansal protein ihtiyacı nedeniyle hem ülkemizde hem de küresel ölçekte stratejik öneme sahip bir sektör haline geldiğini ifade etti. Yaptıkları çalışma ile mevcut alabalık altyapısına sahip balık çiftliklerinin üretim çeşitliliğini artırıp, insanları yeni bir alternatif türle tanıştırmak istediklerini de aktaran Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü: “2024 yılı itibarıyla Türkiye’de toplam su ürünleri üretimi 933 bin 194 ton olarak gerçekleşmiş, bunun 577 bin 124 tonu yetiştiricilik faaliyetlerinden elde edilmiştir. Bu tablo, yetiştiriciliğin artık avcılıktan bağımsız, güçlü ve stratejik bir üretim kolu haline geldiğini gözler önüne sermekte.”

Şeyma TAHİR