
“Erzurum basın tarihi açısından müstesna bir yere sahip”
Konuşmasına Erzurum’un basın tarihindeki yerine değinerek başlayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, şunları söyledi: “Erzurum yalnızca siyasi ve askeri tarihi açısından değil, aynı zamanda ülkemizin basın tarihi bakımından da bence müstesna bir yere sahiptir. Doğu Anadolu’nun ilim, irfan ve fikir merkezi olan bu kadim şehir, özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren matbuat faaliyetleriyle bölgesel sınırlarını aşan bir etki alanı oluşturmuştur. Erzurum’da yayımlanan gazeteler yalnızca yerel haberleri aktarmakla kalmamış; milli bilinç, toplumsal dayanışma ve kamuoyu oluşturma açısından da önemli işlevler üstlenmiştir. Atatürk Üniversitesi olarak bizler basını yalnızca bir haber kaynağı değil, aynı zamanda toplumsal gelişimin ve akademik bilginin paydaşı olarak görüyoruz.”
Araştırma üniversiteleri liginde 16’ncı sıra
Atatürk Üniversitesi’nin akademik performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacımüftüoğlu, 2025 Araştırma Üniversiteleri Değerlendirme Raporu’na dikkat çekti. “Bu yıl açıklanan 2025 araştırma üniversitesi değerlendirme raporu bizim için çok önemli. Atatürk Üniversitesi, 2024 faaliyetlerine göre 17’nci sıradan bir basamak yükselerek 16’ncı sıraya geldi. Ankara, İstanbul ve İzmir üniversiteleri önümüzde. Erciyes ve Sakarya üniversiteleri de önümüzde yer alıyor. Ancak Marmara, Çukurova, Fırat, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Bursa Üniversitesi artık bizim gerimizde. İlk 23’te yer alan bu üniversiteleri süper lig olarak düşünürsek, biz şu anda bu ligde 16’ncı sıradayız” dedi
Tam akreditasyon ve nitelikli öğrenci vurgusu
Tam akreditasyonun önemine de değinen Rektör Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi’nin tüm birimleriyle tam akreditasyon aldığını vurguladı. “Üniversitemize kaliteli öğrenci gelmesi gerekiyor. Özel öğrenciler yetiştirip öğretim üyesi yaparak bu üniversitelerle yarışmamız lazım. Erzurum’un değerli iş insanları her ay 30 bin TL destek sağlıyor. Şu anda ilk 1500’e girerek üniversitemize gelen 7 öğrencimiz burs alıyor. Bu sayıyı artırmak istiyoruz. En iyi öğrencilerin Erzurum’u tercih etmesini hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Uluslararası iş birlikleri genişliyor
Uluslararası ilişkilerin üniversitenin yükselişinde kritik rol oynadığını belirten Hacımüftüoğlu, Arap ülkeleri, Orta Asya, Suriye, Irak ve Balkanlar ile ilişkiler kurduklarını ifade etti. “Bizi yukarıya çekecek üniversitelere de ihtiyacımız var. Bunlar Amerika, Çin, Güney Kore ve Avrupa’daki bazı üniversiteler. Göreve gelir gelmez Amerika’daki 15 üniversite ile anlaşma yaptık. Bunların 10’u dünyanın ilk 30 üniversitesi arasında. Çin üniversiteleriyle de bağlantılarımız var” dedi.
İlaç hammadde sorunu için stratejik adım
Türkiye’nin ilaç hammaddesinde dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Rektör Hacımüftüoğlu, bu alanda önemli bir proje yürüttüklerini söyledi. “Hammadde yok, ilaç şirketlerimiz Hindistan ve Çin’den getiriyor. Savaş, afet ve salgın dönemlerinde bunun ne kadar hayati olduğu ortaya çıktı. Bu ülkeler sınırlarını kapattığında ortada kalırsınız. Biz stratejik 100 ürün belirledik; ağrı kesici, ateş düşürücü, morfin gibi. Üniversite olarak bunları üretmek istiyoruz. Sağlık Bakanlığı alım garantisi verdi, devletimiz tüm desteği sağlıyor. Şu anda 44 öğretim üyesi ve 44 asistan bu projede çalışıyor” diye konuştu. Projede EvYap’ın yaklaşık 8 milyon avro, Sağlık Bakanlığı’nın ise 10 milyon avro destek sağladığını belirten Hacımüftüoğlu, binanın Nisan ayında yapılmaya başlanacağını, binayı EvYap’ın, iç donanımı ise Bakanlığın üstleneceğini söyledi.
İstanbul’da bulunan Eczacıbaşı’nın binasını da devralmak için çalışma başlattıklarını söyleyen Rektör Hacımüftoğlu, “Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen başkanın çok büyük desteği var. İstanbul’da Eczacıbaşı’nın terk ettiği ve bir lojistik şirketinin aldığı ve yıkmak istediği bir Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük hammadde üretim merkezi var. Onun bize devrini istiyoruz. Talep ettik. O bölgeyi de Atatürk Üniversitesi’nin alma durumu var. Bu konuda da Mehmet Sekmen bey, Sağlık Bakanımız, Çevre ve Şehircilik Bakanımız hatta Yusuf Tekin Bakanımız yoğun bir gayret içerisinde. İnşallah tamamlayacağız. Ana merkez Erzurum’da ama bazı satış işlemlerinin bir kısmı Sabiha Gökçen Havalimanı’na 10 dakika mesafede olan bir alanda olacak.
DAYTAM ile 40 milyon dolarlık altyapı Araştırma altyapısına da değinen Hacımüftüoğlu, Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (DAYTAM) önemini vurgulayarak, “Her hocanın kendi laboratuvarı var ama küçük ölçekli. DAYTAM ise merkezi bir laboratuvar. Burada 1 milyon doların üzerinde değere sahip cihazlar var. Altyapının toplam değeri yaklaşık 40 milyon dolar. Benzer altyapılar Türkiye’de sadece 3-4 üniversitede bulunuyor. Bizim cihazlarımız daha yeni. Bugüne kadar 12 bin 500 numune analizi yapıldı ve merkez kendi kendini geliştirebilen bir sermaye yapısına sahip” dedi. Araştırma hastanesi bölgenin yükünü taşıyor Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nin kendileri için “gözbebeği” olduğunu belirten Hacımüftüoğlu, hastanenin 40’ın üzerinde branşta hizmet verdiğini söyleyerek, “Mümkün olduğu kadar yapılan işlemleri ücretsiz hale getirmeye çalışıyoruz. Gerekirse üniversite kendi bütçesinden karşılıyor. Biz halkın mağdur olmaması için çalışıyoruz. 17 branşta hocamız yoktu, bunu 4’e düşürdük. Bize gelen hiçbir hastayı sevk etmek istemiyoruz. Burası bir bölge hastanesi ve Ankara, İstanbul, İzmir’de uygulanan her metodu burada da uygulamaya çalışıyoruz. Tıp doktorlarının aldığı ücretler biraz düşük kalmıştı. Onu biraz yükseltmeye çalıştık. Yoksa giden doktorlar olabiliyor” ifadelerini kullandı. Son dönemin en büyük yatırımı Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, konuşmasının en önemli bölümünü yeni anjiyografi cihazına ayırdı ve bu yatırımı “son dönemin en büyük haberi” olarak nitelendirerek, “Türkiye’de bu cihazı sadece üç merkez aldı. Ancak bunların ikisi bu hizmeti ücretsiz sunmuyor. İşlem başına neredeyse 1 milyon TL talep ediliyor. Biz hastalarımızdan ücret almıyoruz. Cihaza 52 milyon TL ödedik. Bizim derdimiz para değil, insan hayatı” dedi.Cihaz sayesinde felçli hastalarda ciddi iyileşme beklendiğini vurgulayan Hacımüftüoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Diyelim ki hasta felçli geldi, tamamen felç olmuş. Burada embolisini alıyoruz ve iki gün sonra sapasağlam taburcu olabiliyor. Bu cihaz Avusturya’daydı, orada nasıl kullanıldığını yerinde gördüm. Eskiden benzer cihazlar vardı ama yeterince hassas değildi, risk taşıyordu. Bu yeni cihazla felçli hastalarda yüzde 50’ye varan azalma bekliyoruz. En kritik süre 6 saat. Felç geçiren kişi bu süre içinde bize ulaşırsa toparlama şansı çok yüksek.” Bölge ve çevre ülkelere hizmet verecek Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi bünyesinde ilk kez hizmete alınan yeni nesil nöroanjiyografi cihazının, Doğu Anadolu’daki 22 il başta olmak üzere çevre ülkelere de hizmet vereceği belirtildi. Düşük radyasyon dozu, yüksek görüntü kalitesi, hızlı işlem süresi ve kompleks serebrovasküler girişimlere olanak tanıyan teknik donanımıyla dikkat çeken cihazın, akut inme, serebral anevrizmalar ve arteriyovenöz malformasyonların tanı ve tedavisinde ileri düzey imkânlar sunduğu ifade edildi. Manolya Bulut