
Erzurum’un Yakutiye ilçesine bağlı Mahallebaşı semtinde bulunan bir kahvehane, alışılmışın dışında bir kültürü yaşatıyor. Kahvehane işletmecisi 42 yaşındaki Melik Şahin, tam 16 yıldır işletmesinde satranç ve dama dışında hiçbir oyuna izin vermiyor. Bu durum, özellikle yaşlı vatandaşların kahvehaneye olan ilgisini her geçen gün artırıyor. İlçelerden, köylerden sabahın erken saatlerinde yola çıkan yaşlılar, bu kültürü yaşatmak için bir araya geliyor.

Oyun mesaisi sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor
Yıllardır aynı düzeni koruduğunu belirten Şahin, kahvehanesinde her zaman dama ve satranç takımlarının hazır olduğunu söyledi. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yaşıtlarıyla oyun oynamak için yola çıkan amca ve dedelerin bu oyunlara büyük bir tutkuyla bağlandığını ifade eden Şahin, “Bir gün bile masalarımdan dama veya satranç eksik olmadı.
Yıllardır kahvehanemde satranç ve dama haricinde başka oyun oynatmıyorum. Buraya gelen müşterilerimizin tek isteği de bu yönde. Özellikle yaşlı amca ve dedelerimiz sırf yaşıtlarıyla oyun oynamak için sabahın ilk ışıklarında yola koyuluyorlar. Büyük bir tutku ile bu işi yapıyorlar” ifadelerine yer verdi.

“Çay içmeyi bile unutuyorlar”
Başka kahvehanelerden de satranç oynamaya gelen pek çok müşterisi olduğunu ifade eden Şahin, “Burada sadece dama ve satranç var. Böyle olunca da ister istemez herkesin ilgisi bir noktada toplanıyor. Zaman geçtikçe de herkes oynaya oynaya ustalık kazanıyor. Bazen öyle hırslı ve rekabetçi bir ortam oluşuyor ki sadece taşların sesini duyuyoruz. Çay içmeyi dahi unutuyorlar. Başka kahvehanelerden de oyun oynamaya gelen pek çok müşterim oluyor. Sırf bu ortamı yaşamak ve bu tutkuyu sürdürmek isteyenler oluyor” dedi.

İlçelerden oyun oynamaya geliyorlar
Satranç ve dama oynamak için ilçelerden gelen vatandaşların olduğunu dile getiren Şahin, “Bu öyle bir tutku ki sabahın erken saatlerinde köylerden otobüse binip oyun oynamaya gelen müşterilerim var. Günün ilk ışıklarında ilçelerden otobüse binip buraya geliyorlar. Satrançlarını, damalarını oynayıp, arkadaşlarıyla vakit geçirip yine akşam otobüsle evlerine dönüyorlar. Sadece namaz aralarında mola veriyorlar. Özellikle Tekman’dan gelen bir grup müşterim var. Onlar aralarında turnuvada yapıyorlar. Muhakkak aralarından bir kişi her gün şampiyon oluyor. Sık sık rekabetçi bir ortam oluşuyor.
Yaşları itibariyle ve yılların getirdiği tecrübeyle hepsi çok iyi oynuyor. Bu kültürü burada yaşattığımız için çok mutluyum. Huzur içerisinde herkesin sohbetini edip oyununu oynaması müşteriler kadar beni de mutlu ediyor. Mesela ben dama ve satranç oynamayı buradaki usta amcalardan öğrendim. Hepsi profesyonel birer oyuncu oldukları için onlardan öğreneceğim çok şey var. Sabah dükkanı açtıktan sonra çok yoğun olmadığımız aralarda bende birkaç el satranç veya dama oynama fırsatı yakalıyorum” diye konuştu.

Kaybettiği oyun yok
75 yaşındaki Seyfettin Oğuz da satranç tutkunlarından sadece birisi. Yaptığı turnuvalarda hep galip gelen yaşlı usta satrancın bir numaralı isimlerinden. Sabah ilk işinin kahvaltı yapmadan kahvehaneye gelmek olduğunu dile getiren Oğuz bu tutkusunu şöyle anlatıyor: “Doğduğum günden beri satranç ve dama oynuyorum. Benim gibi babamda oynamayı çok severdi. Ondan görüp öğrendim. On tane çocuğum var ve hepsine öğrettim. Şimdi de torunlarımda sıra. On beş torunumun hepsine bu oyunları öğretmeye çalışıyorum. En az benim kadar iyi satranç oynasınlar isterim. Yıllardır pek çok oyun oynayıp, turnuva yaptık. Hepsinde galip geldim, kaybettiğim oyun olmadı.”

“Unutkanlığa iyi geliyor”
Bir gününün kahvehanede nasıl geçtiğini anlatan satrancın usta ismi Oğuz, oyun oynamanın bir tutku haline dönüştüğünü ifade ederek, “Sabah erkenden uyanıp buraya geliyorum. Kim varsa hemen masanın başına geçiyoruz. Çoğu zaman kıran kırana oyunlar oynuyoruz. Sadece namaz aralarında molalar verip camiye gidip geliyoruz. Onun dışında akşam saatlerine kadar buradayım.
Artık bir alışkanlık haline gelen bu durum benim için artık günlük rutinlerden oldu. Gelip oynamadığım tek bir gün dahi yok. Ayrıca burada hem sohbet ediyor hem de arkadaşlarla vakit geçiriyoruz. Bu tarz oyunlar hem zihnimizi diri tutuyor hem de unutkanlığa iyi geliyor” diye konuştu.
