
Erzurum’un gastronomi alanındaki potansiyeli, geçtiğimiz yıl önemli bir gelişmeyle de tescillenmişti. Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sayısı bakımından 61 ürünle üst sıralarda yer alan kent, 2025 yılı için yapılan başvurunun kabul edilmesiyle UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Ulusal Listesi’ne “Gastronomi Şehri Erzurum” unvanıyla dahil edilmişti. Böylece Erzurum, gastronomi alanında UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı Ulusal Listesi’ne girerek ulusal ölçekte önemli bir başarıya imza atmıştı.

Geçtiğimiz yıllarda Coğrafi işaretli ürünleri tanıtımı amacıyla ulusal ve uluslararası gastronomi fuarlarında Erzurum yer aldı, cağ kebabı, kadayıf dolması, ayran aşı gibi tescilli lezzetleri dünya sahnesine taşındı.
Gastronomi alanında büyük bir potansiyeli olan Erzurum’da Ziyaretçilerin büyük bölümünün tek bir lezzete yöneldiği gözlemleniyor. Erzurum Lokantacılar Odası Başkanı Zeki Pınar, “Gelen misafir Erzurum deyince sadece cağ kebabını biliyor ve doğrudan ona yöneliyor. Bu yüzden talep olmuyor, talep olmadığı zaman biz de diğer yöresel yemekleri çıkartamıyoruz. Oysa biz bunun tek lezzet olarak öne çıkmasına karşıyız” dedi.

Kentteki denetimsizliğe de dikkat çeken Pınar, cağ kebapçı sayısındaki kontrolsüz artışın sorunu derinleştirdiğini söyledi. Pınar, “Şehir merkezinde yaklaşık 120, ilçelerle birlikte 150’den fazla cağ kebap lokantası var. Restoran açarken bu işi yapabilir mi, kalite standardı var mı diye bakan yok. Denetim olmayınca önüne gelen cağ kebapçı açıyor” ifadelerini kullandı.
UNESCO yaratıcı Şehirler Ağı 2025 başvurusu başarıyla sonuçlanmıştı ‘Gastronomi şehri Erzurum’ olarak dahil edildi. Erzurum’un yüzlerce yıllık mutfak kültürü, damaklarda iz bırakan eşsiz lezzetleri ve köklü gastronomisi olmasına rağmen tek bir lezzet öne çıkıyor, gelenlerin tercihi sadece cağ kebap oluyor.
Konuya ilişkinse, Yöresel yemek sunan işletme sayısının yok denecek kadar az olduğunu vurgulayan Pınar, Erzurum’da gerçek anlamda yöresel mutfağı yaşatan yalnızca 2-3 restoran bulunduğunu belirtti. Kendi işletmesinde de benzer sorunlarla karşılaştığını anlatan Pınar, “Benim de restoranım var ama pestil çullaması, tut çullaması, Tamas tatlısı gibi yemeklere talep olmuyor. Çünkü tanıtım yok, insanlar bilmiyor. Markalaşmak isteyen herkes cağ kebapçı açıyor, diğer yöresel lezzetler üzerinde çalışılmıyor” diye konuştu.
Turizm hareketliliğinin büyük ölçüde Palandöken’le sınırlı kaldığını söyleyen Pınar, dağa gelen turistin şehir merkezine çekilemediğini de dile getirdi. Bu konuda yerel yönetimlerle defalarca görüşme yaptıklarını belirten Pınar, “Dağa gelen turisti şehir merkezine çekemedik. Güçlü olan dağdaki oteller. Oysa merkezde yöresel mutfak yaşatılmalı” dedi.
Geleneksel Erzurum yemeklerinin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Zeki Pınar, “1-2 yıl sonra belki de pestil çullaması, tut çullaması, Tamas tatlısı gibi yemekleri yapan kimse kalmayacak. Genç nesil bu isimleri bile bilmiyor. Erzurum gastronomi şehri olacaksa, bu sadece cağ kebapla değil, tüm yöresel mutfağıyla olmalı” ifadelerini kullandı.
Esra Arpa