
Atatürk Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Bayır ve ekibi balık ve bitkilerin birlikte yetiştirildiği sistem olarak bilinen 'Akuaponik' sistemi üzerine çalışmalar yürütüyor. Sibirya mersin balığı ile havuzlara konulan bitki yatakları üzerinde marul yetiştiren Bayır ve ekibi, bu sistemle birlikte topraksız tarım yaparak 45 günde hasat elde etti. Ayrıca yapay gübrenin kullanılmadığı bu sistem yıl boyunca üretimi mümkün kılarken güvenli ve temiz gıda imkanı da vadediyor.

Türkiye’de yeni bir sistem
Topraksız tarım sisteminde toprağın dahil olmadığı, genellikle temel yetiştiricilik elemanının su olduğu ve suyun çeşitli gübrelerle desteklendiği yetiştiricilik sistemi oluşturduğunu anlatan Bayır, “İki türlü topraksız tarımdan bahsetmek mümkün bunlardan birincisi hidroponik diğeri ise akuaponik sistemi. Bizim kullandığımız akuaponik sistem ise ülkemizde henüz çok yeni. Bu sistemde temelde balıklar, bitkiler ve bakteriler var. Sistem şöyle işliyor. Siz balıklara yem veriyorsunuz sonra balıkların dışkıları, yenilmeyen yem gibi atıklar oluşuyor. Ardından bu atıkları mekanik filtreler ile sistemden uzaklaştırıyoruz.

Daha sonra biyolojik filtre denilen bir sistem devreye giriyor. Bakteriler tam olarak burada sisteme dahil oluyorlar. Ortamda bulunan zararlı nitriti bitkiler için gübre özelliği olan nitrata çeviriyorlar. Ardından su filtrasyonunu tamamlayarak içinde bitkilerin olduğu sisteme giriyor. 'Akuaponik' sisteminde balık yetiştiriciliği ile bitki üretimi aynı döngü içerisinde buluşuyor.

Sistemde balıkların oluşturduğu atıklar, su içerisinde bulunan faydalı bakteriler tarafından bitkilerin kullanabileceği besin maddelerine dönüştürülüyor. Bitkiler bu besinleri alarak büyürken aynı zamanda suyu temizliyor ve su tekrar balık tankına geri gönderiliyor. Böylece kapalı bir ekosistem oluşuyor” diye konuştu.

Önemli bir alternatif
Küresel ısınmadan dolayı öngörülemeyen iklim hareketlerinin insanlığın başına dert olacağını da vurgulayan Bayır, “Bu sistemler kesinlikle iklim krizinden etkilenmeyecek bir sistem. Tamamen kapalı bir sistem oldukları için kendiniz her şeyi kontrol edebiliyorsunuz. Dolayısıyla istediğiniz hemen her ürünü üretebilirsiniz. Bu tür sistemler kontrollü alanlarda gerçekleştiriliyor. Geleneksel tarımsal yöntemlerine göre yüzde 90 daha az su tüketiyorlar. Bu yüzden önemli bir alternatif olarak görülüyor ve sürdürülebilir sistemler. Dünyanın geldiği yeni noktada tarımsal anlamda bir devrim yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Yıl boyunca üretim mümkün
Akuaponik sistemin her yere kurulabileceğini ifade eden Bayır, sözlerine şunları ekledi: “ Tarıma uygun olmayan herhangi bir kurak arazide bile bu sistemi kurabilirsiniz. Örneğin bu sistemi çöle kurabilirsiniz. Şu an üzerinde çalıştığımız bir proje ile Ürdün de biz bunu gerçekleştireceğiz. Ya da kutuplara da bu sistemi kurabilirsiniz. Kapalı bir ortamdan bahsettiğimiz için gerekli şartlar sağlandığı zaman on iki ay üretimden bahsetmek mümkün. İstediğiniz herhangi bir ürünü üretebilirsiniz.”
Güvenli gıda
Prof. Dr. Abdulkadir Bayır, akuaponik yetiştiricilikte kendilerinin marulu tercih ettiklerini belirterek, ıspanak, pazı, fesleğen gibi yapraklı bitkilerin yanı sıra domates, salata ve çilek de üretilebileceğini söyledi. Bu sistemde yapay gübre kullanılmadığını da ekleyen Bayır, “Tamamen balıkların artıklarından gelen gübreli bitkiler kullanarak büyüyorlar. Organik bir ürün elde ediyoruz. Kesinlikle bir ilaçlama mümkün değil. Bu sistem bize tamamen güvenli ve temiz bir gıda vadediyor” dedi.
“Gıda üretimi milli güvenlik meselesi”
Dünya nüfusunun artmaya devam etmesine rağmen küresel ısınma ve kuraklık gibi nedenlerle tatlı su kaynaklarının hızla azaldığını ve tarım için alternatif yöntemlerin önem kazandığına dikkat çeken Bayır, “Akuaponik sistemin optimize edilmesi için çalışıyoruz. Çünkü dünyamız çok farklı bir yere gidiyor. Biz bilim insanları olarak bu durum için alternatifler üretiyoruz. İlerleyen dönemlerde kendi gıdamızı, ürünümüzü üretebilmek zorundayız. Etrafımızdaki coğrafyaya baktığımız zaman ülkelerin gıda bakımından kendi kendilerine yeterli olmaları bir milli güvenlik meselesi. Dolayısıyla bu sistemler son derece kritik. Şu an 'akuaponik' sistemin ne kadar sürdürülebilir olduğunu, maliyetinin ne olduğunu ve maliyetlerinin nasıl düşürülebileceğini belirlemeye çalışıyoruz. Gelecek bu sistemde” dedi.
Amaç karbon ayak izini azaltmak
Prof. Bayır, geliştirdikleri sistemle gıda üretimindeki karbon ve su ayak izini azaltmayı hedeflediklerini belirterek, “Bu sistemde hem elektrik maliyetimizi hem de su tüketimimizi ayrıntılı şekilde hesaplıyoruz. Akuaponik sisteminde su sürekli döngü halinde olduğu için yalnızca buharlaşan ya da atık temizliği sırasında kaybolan kadar su ekleniyor. Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları hızla azalıyor. Bu proje de hem bu soruna dikkat çekmek hem de insanların beslenmesi için alternatif bir çözüm sunmak amacıyla ortaya çıktı.” dedi.
Şeyma TAHİR