
Erzurum’da sabahın erken saatlerinde dükkanların önünde toplanan güvercinler, iş yerlerini açan esnafın buğday serpmesiyle karınlarını doyuruyor.
Türkiye’nin en soğuk illerinden biri olan Erzurum’da, kış aylarında kentin karla kaplanması ve hava sıcaklığının zaman zaman sıfırın altında 20 dereceye kadar düşmesi, yalnızca vatandaşları değil yaban hayatını da olumsuz etkiliyor. Kar yağışının ardından yiyecek bulmakta zorlanan ve donma tehlikesi geçiren güvercinlerin imdadına ise esnaf yetişiyor.
Yakutiye ilçesi Lalapaşa Mahallesi’ndeki Terminal Caddesi Fuar Yolu Sokak’ta bulunan esnaf, her yıl yaz aylarında kendi aralarında topladıkları parayla arpa ve buğday temin ediyor. Soğuk nedeniyle çeşmelerin buz tuttuğu, ağaçların kırağıyla kaplandığı kentte, birçok esnaf güvercinleri her sabah kilolarca buğday ve arpayla besliyor.

‘Bizim için artık bir gelenek haline geldi’
Esnaf Ömer Faruk Tavlaşoğlu, bu uygulamanın yıllardır sürdüğünü belirterek, “Erzurum’da kış çok sert geçiyor. Kuşlar bu soğukları daha rahat atlatabilsin, hayatta kalabilsin diye kış boyunca kapımızın önüne buğday serpiyoruz. Yaz aylarında biriktirdiğimiz buğdayları, kış geldiğinde her gün sabah ve akşam olmak üzere iki kez kullanıyoruz. Kuşlar artık alıştı. Sabah dükkanı açmaya geldiğimde karşı binanın camlarına konup bizi bekliyorlar. Dükkanı açtıktan sonra ilk işim, kapının önüne yem serpmek oluyor. Yemleri bitince gelip cama vuruyorlar; sanki ‘yemimiz bitti’ der gibi tekrar istiyorlar. Biz esnaf olarak kendi işlerimizi yaparken onların karnının doyduğunu görmek bizi de mutlu ediyor. Bu durum bizim için artık bir gelenek haline geldi. Her yaz yeniden buğday biriktiriyoruz, kışın kullanmak üzere dükkanlarımızda saklıyoruz. Kar her yeri kapladığında, yiyecek bulabilsinler diye her sabah ve akşam kapılarının önüne yem serpiyoruz” dedi.

Sadece kuşlar değil, sokak hayvanları da unutulmuyor
Lokanta işletmecisi Mustafa Karabağ ise yalnızca güvercinlere değil, diğer sokak hayvanlarına da yardım ettiklerini belirtti. Karabağ, “Yaklaşık 5-6 yıldır bunu düzenli olarak yapıyoruz. Önce kedilerin mamalarını veriyoruz, daha sonra kuşlara geçiyoruz. Sabah olunca kuşların yemini veriyor, karınlarını doyurup uğurluyoruz. Hayvanlar artık alıştı. Yem verdiğimiz zaman binanın her tarafından koşarak geliyorlar. Bazen dükkanın camına vuruyorlar. Vermesek bile gelip hatırlatıyorlar. Bu artık örnek bir gelenek oldu. Bizim için zor değil, aksine güzel bir alışkanlık,” ifadelerini kullandı.
‘Büyüklerimiz öncülük etti, biz de eşlik ettik’
Terzi esnafı Fatih Karıksız ise bu dayanışmanın geçmişten gelen bir alışkanlık olduğuna dikkat çekerek, “Ortalama 600-700 kilo yem stoğumuz oluyor. Stoğumuz bittiğinde yeniden temin ediyoruz. Duyarlı vatandaşlarımız ve müşterilerimiz de destek oluyor, yem getirip bırakabiliyorlar. Aldığımız yemleri dükkânlarımızda saklıyoruz. Ben yaklaşık beş yıldır buradayım ama bizden önce de yapılıyordu. Büyüklerimiz buna öncülük etti, biz de onlara eşlik ettik. Artık bu bizim için bir alışkanlık ve zevk haline geldi. Kuşlar gelmediğinde rahatsız oluyoruz. Kar yağdığında dükkâna daha hızlı geliyoruz, ilk işimiz kuşlara yem vermek oluyor” dedi.

Kuş türleri arttı, farklı türler de geliyor
Karıksız, kuş sayısındaki artışa da dikkat çekerek, “Yemleri yazın köylerden ve bu işle uğraşan tanıdıklarımızdan temin edip stok yapıyoruz. Ancak kuşların sayısı arttı. Önceden sadece güvercinler vardı, şimdi serçeler ve farklı türler de geliyor. Bu nedenle stoklar bazen yetmeyebiliyor, bitince yeniden alıyoruz,” diye konuştu.

Diğer esnaflara çağrı
Esnaflar, diğer vatandaşlara da çağrıda bulunarak şunları söylediler; “Erzurum’un misafirperverliğini düşünerek tüm vatandaşlara sesleniyoruz. Sokak hayvanlarına ve kapınıza gelen kuşlara imkanınız ölçüsünde yardımcı olun. Bu hem bizi motive ediyor hem de yardımlaşma duygusunu güçlendiriyor. Çevreye ve doğaya olan borcumuzun bir parçası bu. Erzurum, Kars, Erzincan gibi kışın karın yoğun olduğu her yerde hayvanlar yiyecek bulmakta zorlanıyor. Herkes kapısının önüne az da olsa bir yem koyarsa, onların hayatta kalmasına büyük katkı sağlar.”
Esra Arpa