
Kurulduğu günden bu yana Erzurum Devlet Tiyatrosunun sahnesinde her oyun, izleyenlerde unutulmaz anlar yaşatarak hafızlara kazınıyor. Oyuncular performanslarıyla seyirciyi etkilerken,perde arkasında yılların deneyimi ve emeğiyle çalışan isimler, tiyatronun sessiz kahramanları olarak göze çarpıyor. Sahne arkasındaki ekip, dekorundan kostümüne, saç ve makyajdan en ufak detaya kadar her ayrıntıyı özenle hazırlayarak oyunlara sessizce hayat veriyor.
Alın teriyle imza atıyorlar
Erzurum Devlet Tiyatrosunun sahne arkasında dekorcudan peruk ve makyaj ustasına, terziden sahne makinistine kadar birçok görünmez kahraman, her oyunun kusursuz çıkması için yoğun bir emek harcıyor. 10 yıldır sahne makinisti olarak görev yapan Muhammet Yılmaz, dekor ve aksesuarları sahneye yerleştirirken oyunlara alın teriyle imza atıyor. 9 yıldır peruk ve makyaj çalışmalarını yürüten Mustafa Erçek ise karakterlerin saç ve makyaj tasarımını titizlikle yaparak sahnede hayat bulmasını sağlıyor. Tiyatronun açıldığı günden bu yana terzi olarak çalışan Serap Kurt da kostümleri hazırlayıp oyuncuların sahne arkasında rahatça performans sergilemesine destek oluyor. Sahnede görünmeyen bu ekip, oyunların sahneye taşınmasında kritik bir rol oynuyor ve tiyatronun gizli kahramanları olarak öne çıkıyor.

“Her oyunda aynı heyecan”
Oyunların dekorundan sorumlu olan Muhammet Yılmaz, işinin detaylarını şöyle anlatıyor: “Bir oyunda kullanılacak olan objeleri, dekoru bizler kurup sahneye yerleştiriyoruz. Her oyunda aynı heyecanı yaşıyoruz. En az sanatçılar kadar bizlerde sahnenin arkasında yerinde duramıyoruz. İşimizi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Sahneye koyulacak her oyuna gerekli aksesuarı, dekoru temin ediyoruz. Sahnenin arkasında olmak, ortaya çıkan her oyunda alın teri dökmek çok kıymetli.”

Saç makyaj ondan soruluyor
Mustafa Erçekise Erzurum Devlet Tiyatrosunun perukacısı olarak karakterlere can veren gizli kahramanlarından sadece biri. Mesleğe kuaför olarak başlayan Erçek, sanatını en ince ayrıntısına kadar icra ediyor.

Sahne arkasındaki heyecanlı süreci de aktaran başarılı perukacı Ertek, “Burada peruka olarak görev yapıyorum. 9 yıldır bu sahnede saça, makyaja dair her şeyi yapıyoruz. Örneğin bir oyundaki tiplemenin nasıl olduğunu, o karaktere nasıl bir makyaj yapılması gerektiğini düşünüp ona göre bir yol izliyoruz. Karaktere dönem makyajı yapılması gerekiyorsa o zamanın havasını yaratacak saç makyaj tasarımları yapıyoruz. Bir oyun için kratör gerekli tasarım ve çizimleri yapar sonrasında ise yapılan tasarımlar bize gelir. Bende ona göre saç, sakal, makyaj tasarımlarına başlarım.Sahne arkasındayız ve burada çok büyük emek var. İşimizde çok ince detaylar var. Her bir saç telini dahi özenle işlemeniz gerek.
Çünkü ortaya çıkacak olan saç, peruk, makyaj oyunun anlatılmasında, karakterin tanıtılmasında büyük rol oynuyor. Bir oyunun seyirciyle buluşması uzun ve meşakkatli bir yol. Ortalama bir oyun yaklaşık iki aylık bir çalışmanın sonucunda ortaya konuyor. Ezberler alındıktan ve sona yaklaşırken dekor çıkıyor. Daha sonra ise kostüm ve peruka çıkıyor. Oyunun özetine bakıp gerekli hazırlıkları yaparak işe koyuluyoruz” diye konuştu.
Kıyafetlere hayat veriyor
Erzurum Devlet Tiyatrosunun kurulduğu günden bu yana emektarı olan terzi Serap Kurt ise kıyafetlere hayat veren ellerden. 54 yaşındaki usta isim canla başla çalıştığı mesleğini ve sahnenin arkasında olmayı ise şöyle aktarıyor: “Burada 4 terzi olarak el birliğiyle çalışıyoruz. Oyun belli olduktan sonra gerekli kıyafetler ya hazır geliyor ya da bizler dikiyoruz. Kıyafetlerin oyunculara göre ayarlamasından tutun da yeniden dikilmesine kadar her şey elimizden geçiyor. Oyunlarda kullanılan kıyafetlerin dikimine ek olarak bazen oyun esnasında oyuncularınkostüm değişimine de yardım ediyoruz. Her oyun bizim için çok kıymetli. Yaptığımız her kostümün sahneye çıkması, bir oyuncunun üzerinde olması bizleri mutlu eden şeylerin başında geliyor. Seyirci bizi görmese bile ortaya konan işte katkımızın olması bizi tatmin ediyor.”
