
İftar sonrası dolup taşan camilerde cemaat, yüzyıllardır süregelen bu geleneği yaşatmanın huzurunu paylaşıyor. Osmanlı’dan günümüze uzanan İşfe’ Lenâ duası, teravih namazının ardından, vitir namazından önce getirilen salât ü selamların peşinden okunuyor. Müezzin ya da sesi güzel bir cemaat mensubu, duayı makamlı bir şekilde seslendirirken, cemaat de ellerini semaya açarak kısa bir niyazda bulunuyor.
Ramazan’ın manevi iklimi Erzurum’da yalnızca bir ibadet zamanı değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültür mirası olarak yaşanıyor. Mahalle camilerinde yankılanan İşfe’ Lenâ duası, özellikle gençler ve çocuklar için Ramazan gecelerinin unutulmaz bir parçası haline geliyor. Kentte yaşayanlar, bu geleneğin Ramazan’ın ruhunu diri tuttuğunu ve cemaat bağlarını güçlendirdiğini ifade ediyor.

Erzurum’un türkü ve gazel geleneğinde önemli bir yere sahip olan, “Dadaş Necati” lakabıyla tanınan merhum Necati Tutaş, İşfe’ Lenâ duasını makamlı okuyuşuyla hafızalara kazınan isimlerden biri olarak anılıyor. Onun seslendirdiği kayıtlar, Ramazan gecelerinde hâlâ kulaktan kulağa dolaşıyor.
Asırlık geleneğin yaşatıldığı Erzurum’da, Ramazan geceleri İşfe’ Lenâ duasıyla ayrı bir anlam kazanırken, kent sakinleri bu manevi mirası gelecek nesillere aktarmakta kararlı olduklarını vurguluyor.
İşfe’ Lenâ Duası (okunuşu):
İşfe’ lenâ yevmel-arasâtî vel-mîzân
İrham bi fadlike yâ rabbel-âlemîn
Li-men kâle min abîdike: “Âmin!”
Anlamı:
Mahşer meydanında ve mîzanın kurulduğu günde bize şefaat eyle.
Fazlınla merhamet et, ey âlemlerin Rabbi;
“Âmin” diyen kullarına…
Şeyma TAHİR