Doğu Anadolu’nun kadim şehirlerinden Erzurum’da Ramazan ayı, asırlardır süregelen geleneklerle yaşatılırken, kentin simgelerinden biri olan iftar topu yeniden gündeme geldi. Erzurum Kalkınma Vakfı (ERVAK) Başkanı Erdal Güzel, geçmiş yıllarda kadim geleneğin yaşatılması için 9. Kolordu Komutanlığı’na kaleden yeniden iftar topu atılması yönünde talepte bulunduklarını hatırlattı. Kalenin içindeki topların oldukça eski olduğunun belirtildiğini ve yenilerinin temin edileceğinin ifade edildiğini aktaran Güzel, ancak dönemin komutanının görev değişikliği sonrası sürecin yarım kaldığını söyledi.

İftar vaktinde atılan topların şehir için önemli bir simge olduğuna dikkat çeken Güzel, dijital ekranların hayatın merkezine yerleştiği günümüzde bu asırlık geleneğin unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, özellikle belediyelere sembolik de olsa iftar topunu yeniden yaşatma çağrısında bulundu.
Kadim gelenek unutulmasın
ERVAK Başkanı Erdal Güzel, iftar topu geleneğinin yeniden canlandırılması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Geçtiğimiz yıllarda kadim geleneğimizin yaşatılması için 9. Kolordu Komutanlığı’na iftar topunun tekrar atılması konusundaki talebimizi iletmiştik. Kalenin içinden atılan iftar toplarının çok eski olduğunu ifade etmişler ve yerine yeni toplar vereceklerini söylemişlerdi. Ancak dönemin komutanı görev değişikliği yapınca bu iş yarıda kaldı. Çağrımızı bir kez daha yineliyoruz.”

Belediyelere çağrıda bulundu
Ramazan ayının simgelerinden biri olan iftar topu geleneğinin yeniden canlandırılması için belediyelere de çağrıda bulunan Güzel, “Geçmişte kaleden atılan iftar toplarının şehir için önemli bir semboldü. Bu asırlık gelenek şimdilerde unutulmaya yüz tuttu.
Dijital ekranların hayatın merkezine yerleştiği bu dönemde kültürel mirasımız terk edilmemeli. İftar vaktinde atılan toplar birer simgeydi. Şehir de insanlar da değişti ama geleneklerimizi yaşatmak bizim elimizde. Belediyelerimiz öncülük etsin, sembolik de olsa iftar topu yeniden atılsın ve bu kadim gelenek gelecek nesillere aktarılsın” dedi.
Erzurum’da Ramazan
Şehrin kültürel hafızasına dair değerlendirmelerde de bulunan Güzel, Ramazan’ın Erzurum’daki yerini ve yaşatılan adetleri tek tek anlattı. Erzurum’da Ramazan’ın sadece bir ay değil, başlı başına bir manevi mevsim olduğunu dile getiren Erdal Güzel, “Bizde Ramazan’ın habercisi Recep ve Şaban aylarıdır. Erzurumlular bu aylara da hürmet eder. Ramazan’dan günler önce çarşıda bir hareketlilik başlar. Kadayıflar, hurmalar, pideler tezgahlara çıkar. Evlerde temizlik yapılır, erzaklar gözden geçirilir. O heyecan hala aynıdır” diye konuştu.

Hamam ve kalay geleneği
Geçmiş yıllardaki Ramazan hazırlıklarına da değinen Güzel, bazı geleneklerin zamanla değiştiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Eskiden Ramazan’dan önce hamama gitmek adetti. Bakır kaplar kalaya gönderilirdi. Cami önlerinde esans satan seyyar satıcılar olurdu. Küçük camlı kutular içinde kokular satarlardı. Şimdi bunların çoğu yok ama Ramazan’a hazırlık ruhu devam ediyor.”

Çocuklar için ‘Tekne Orucu’
Ramazan’ın çocuklar için de ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Güzel, “Tekne Orucu” geleneğini ise şöyle anlattı: “Çocuklarımıza ‘Tekne Orucu’ tutturulurdu. Günün belli saatlerinde yemez içmez, oruca alıştırılırlardı. Oruç tutan çocuk ödüllendirilirdi. Eskiden faytonla gezdirildiği bile olurdu. İftariyelik horoz şekerleri vardı. Çocuklar birbirine ‘Oruç musun, horoz musun?’ diye takılırdı. Bunlar Ramazan’ın tatlı hatıralarıdır.”
Ramazan’ın vazgeçilmezi: Çorba, kıyma, kadayıf
Erzurum’a özgü iftar sofralarına değinen Güzel, “Bizim Ramazan soframızın temelinde çorba, kıyma ve kadayıf vardır. Ayran aşı eksik olmaz. Kıyma bazen pastırmalı, bazen ıspanaklı olur. Köylerde ilk gün keşkek yapılır. İmkanı olan daha zengin sofralar kurar ama bu üçlü neredeyse her evde pişer. Her günün vazgeçilmezi olan bu lezzetler Ramazan’da daha lezzetli hale gelir” dedi.

“Teravih ve Hatim geleneği çok güçlüdür”
Ramazan gecelerinin Erzurum’da ayrı bir coşkuyla yaşandığını vurgulayan Güzel, teravih namazlarına yoğun katılım olduğunu dile getirdi. Manevi atmosferin güzelliğine de vurgu yapan Güzel, “Camilerimiz dolar taşar. Mukabele okunur, hatimler indirilir. Bazı camilerde hatimle teravih kılınır. Teravih sonrası müezzinlerin ‘İşfelena’ okuması Erzurum’a has bir uygulamadır. Ramazan’ın son on gününde itikâfa girenler de olur. Bu gelenek hala devam ediyor” diye konuştu.
“Sahura ‘Zöhör’ deriz”
Sahur geleneğine de değinen Güzel, şunları kaydetti: “Biz sahura ‘zöhör’ deriz. Eskiden davul ve zurna ile maniler okunarak mahalleler dolaşılırdı. Davulcular hem kültürü yaşatır hem de insanları sahura kaldırırdı. Şimdi teknoloji var ama o günlerin ayrı bir ruhu vardı.”
“Kaleden top atılırdı”
İftar vaktiyle ilgili eski uygulamaları da anlatan Güzel, Erzurum Kalesi’nden atılan topun şehir için simgesel bir anlam taşıdığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Eskiden iftar vakti işaretle bildirilir, kaleden top atılırdı. İftardan birkaç dakika önce şehirde müthiş bir sessizlik olur. İftar sonrası ise sokaklar dolar taşar. Bu manzara Erzurum’a has bir güzelliktir.”
“Ramazan birlik ve dayanışma ayıdır”
Ramazan ayında yardımlaşmanın arttığını vurgulayan Güzel, sözlerini şöyle tamamladı: “Zekât ve yardımlar gizli yapılır. İftar davetleriyle akrabalık ve komşuluk bağları güçlenir. Teravih sonrası sohbetler, geçmişte meddahların, âşıkların olduğu kahvehaneler Ramazan gecelerine ayrı bir renk katardı. Bugün bazı şeyler değişti ama Ramazan’ın bereketi ve huzuru Erzurum’da hiç değişmedi.”
Şeyma TAHİR