
Hayatındaki ilk büyük acıyı genç yaşta yaşayan Olcay Özonur, eşini de bir trafik kazasında kaybettiğini anlattı. Üç çocuğunu tek başına büyütmenin mücadelesini verdiğini söyleyen anne Özonur, yaşadıklarını şu ifadelerle dile getirdi; “28 yaşındayken eşimi de trafik kazasında kaybettim. Üç çocukla kaldım. Hepsine tek başına baktım, meslek sahibi yaptım, yuva sahibi yaptım. Oğlum Onur da polis oldu.”

Göreve giderken kaza yaptılar
Oğlu Uğur Özonur’un 2004 yılında İzmir’de görev yaptığı sırada geçirdiği trafik kazasının hayatlarını tamamen değiştirdiğini söyleyen anne Özonur, o günü şu sözlerle anlattı; “2004 yılında İzmir’de görev yapıyordu. Göreve giderken araç yolda kayıyor, otobüsün altına giriyor. Kaza yapıyorlar. Yanındaki arkadaşı da şehit oluyor. Oğlum da ağır yaralanıyor. GATA’da tedavi oldu. Ama engelli kaldı. Konuşamıyor, yürüyemiyor, kendi işlerini kendi yapamıyor.”

“Eşi de bana bıraktı, 21 yıldır ben bakıyorum”
Kazanın ardından oğlunun hayatının tamamen değiştiğini söyleyen anne Özonur, bakım sorumluluğunun yıllar içinde tamamen kendisine kaldığını belirterek, “Oğlum evliydi, biraz eşi baktı. Sonra tamamen bende kaldı. Eşi bana bıraktı. O günden beri ben bakıyorum. İkimiz yalnız yaşıyoruz” dedi.
21 yıldır oğlunun tüm ihtiyaçlarını kendisinin karşıladığını anlatan anne Özonur, hayatının neredeyse tamamını oğluna adadığını söyleyerek, “Tıraşını ben yaptırırım, üstünü ben giydiririm, yüzünü ben yıkarım, yemeğini ben yediririm. Ben sürekli kaldırılıp oturtuyorum. Ama ben de yaşlandım. Zorlanıyorum ama gücüm yettiğince oğlumun yanındayım” diye konuştu.

“Uzun yıllardır dışarı çıktığımız yok”
Uzun yıllardır oğluyla birlikte neredeyse hiç dışarı çıkamadıklarını ifade eden Olcay Özonur, en büyük hayalinin oğlunu tekerlekli sandalye ile dışarı çıkarabilmek olduğunu kaydederek şunları söyledi; “21 yıldır dışarı çıktığımız yok. Tek istediğim oğlumu tekerlekli sandalye ile dışarı çıkarabilmek. Böyle düzayak bir ev olsaydı keşke. Yetkililerden tek istediğim bu…”
Ailesine ait evde yaşadığını ancak evin hisseli olduğunu söyleyen anne Özonur, gelecekle ilgili en büyük endişesinin barınma sorunu olduğunu da şu sözlerle dile getirdi; “Bu ev babamın ama 6 hisseli. Benim değil. Hisseler bölüşüldüğünde bana bir şey kalmayacak.”

“Ben ölürsem oğluma kim bakacak?”
Yıllardır oğlunun yanında olduğunu söyleyen anne Özonur’un en büyük korkusu ise kendisinden sonra oğluna kimin bakacağı. Anne Özonur bu endişesini şu sözlerle ifade etti; “Ben oğlumu bırakmadım. Allah can verdikçe de bakmaya devam edeceğim. Ama tek korkum ben ölürsem oğluma ne olacak, ona kim bakacak?”

Fedakarlığı ödülle taçlandırıldı
Olcay Özonur’un yıllardır süren bu mücadelesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen programda anlamlı bir ödülle taçlandırıldı.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkez KAÇEP tarafından düzenlenen ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımıyla gerçekleştirilen programda Olcay Özonur “Yılın Annesi” ödülüne layık görüldü.
Ancak gazi oğlunu bırakmak istemediği için törene katılamayan anne Özonur, ödülü almaya gidemediğini belirterek, “Oğlumu kimseye bırakamam. Ödül törenine gidemedim. Keşke gidebilseydim” dedi.
MHP’nin “Yılın Annesi” ödülünü fedakar anne Olcay Özonur’un adına Erzurum KAÇEP Birim Başkanı Songül Karaca aldı.
“Devlet Bahçeli ile konuşmayı çok istiyorum”
Ödül nedeniyle büyük gurur yaşadığını vurgulayan Olcay Özonur, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek onunla görüşmek istediğini de dile getirdi. Özonur,
“Sayın Devlet Bahçeli’ye çok teşekkür ederim. Yılın annesi seçilmişim. Devlet Bahçeli ile telefonda dahi olsa görüşmeyi çok istiyorum” diye kaydetti.
21 yıldır gazi oğlunun bakımını üstlenen Olcay Özonur’un hikayesi, bir annenin evladı için verdiği sabır, sevgi ve fedakarlık mücadelesinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak görülüyor. Yıllardır evladının yanında olan anne, tüm zorluklara rağmen tek bir cümleyle duygularını özetliyor; “Gücüm yettiğince oğlumun yanındayım.”
Manolya Bulut