
Sanırım Erzurum’da yaşayan herkes için de öyledir. ‘‘Ankara’dan bu yana yok’’ cümlesi öteden beri kulağa hoş gelir, gizem ve heyecan uyandırır. Bir zamanların ‘Doğu’nun Paris’i’ olarak adlandırılan Erzurum, bazı sektörel yatırımlarda eskisi kadar olmasa da bugün dahi ihtişamını koruyor. Zeki ve Recep Adil kardeşlerin ortağı olduğu Adil Cam, işte bu farkındalığa imza atmasını becermiş, başarmış, gözünü kırpmadan kıydığı para ile kurduğu tesisi ile göz kamaştıran, göğsümüzü kabartan şirket olarak karşımızdadır. Bölgenin cam ihtiyacını karşılayan, teknolojisini de her daim yenileyen, ISICAM gibi bir dünya devinin yıllardır bayiliğini yapan firma, istihdama katkısı yanında fiziki şartları ile de öne çıkmış, parmakla gösterilir bir kurumsal kimlik de kazanmış durumda. Hele de müşterisine güven veren anlayışı var ki, onu ister istemez tek kalem kılmış. İşleri hep cam olmuş ama haberleri var mı bilmiyorum, Erzurum ekonomisine ve kalkınmasına can olmuşlar, kan olmuşlar..
***
Güzel de bir hikayesi olan bu firmanın bir süredir Kuzey Çevre Yolu’nda, Soğukçermik Mahallesinin girişinde faaliyet gösteren 7500 metre karelik alanda ki tesisleri ilk defa gezerken, Adil Cam ile özleşmiş yönetim kurulu Başkanı Zeki Adil, bana ‘ilk ekmek tahtam’ dediği 70’li yıllarda çalıştığı, üzerinde cam kestiği masayı gösterdi ki, onun gibi ben de nasıl heyecanlandım anlatamam. Bir zamanların küçük derme-çatma işyerinden böylesi mükemmel bir tesisin içinde kendisini bulması, sadece Zeki Adil’in değil, kol kanat olan kardeşi Recep Adil ve nefer gibi çalışan, yemek arasında bile kuyruğa girme tevazüsünde ki oğullarının, yeğenlerinin eseri aslında. Tabelada ‘Adil Cam’ yazıyor ama ben onu ‘Alın Teri’ diye okuyorum.. Onca ekonomik sıkıntıya rağmen kendini kasmayan, üretim ve istihdam diyen firma, şehri mübarekenin moral deposudur. Adil ailesini bu özgün yatırımından dolayı kutluyorum, bu benim son kararım.
Vedat Refayeli