
Çanakkale Muharebesi, Birinci Dünya Savaşı’nın kaderini etkileyen en önemli cephelerden biri olarak tarihe geçti. İtilaf Devletleri’nin üstün ateş gücüne karşı, Anadolu’nun dört bir yanından gelen Mehmetçikler destansı bir direniş sergiledi. Erzurum da bu cephede 113 evladını şehit verdi. Bu şehitlerden biri olan Erzurumlu Nuri Çavuş’un hikayesi ise, yıllar sonra bir subay günlüğü sayesinde ayrıntılarıyla ortaya çıktı.
Günlüklerde saklı bir kahramanlık
Nuri Çavuş gibi Çanakkale’de zabit vekili ve daha sonra teğmen olarak görev yapan Mersinli Mehmet Fasih Bey’in (Kayabalı) savaş esnasında tuttuğu günlüğünde yer alan bilgiler ışığında Erzurumlu şehidin mezarı yıllar sonra bulundu. Mehmet Fasih Bey’in 1915 yılının temmuz ayından Ekim ayına kadar olan zaman dilimini kapsayan ‘Kanlısırt Günlüğü’ bu süreçte verilen siper savaşlarını en ince ayrıntısına kadar günümüze aktarıyor.
Kanlısırt’ta şehit düştü
47’nci Alay’da görev yapan Mehmet Fasih Bey’in Çanakkale’de tuttuğu günlük, Erzurumlu Nuri Çavuş’un fedakarlığını bütün çıplaklığıyla gözler önüne sererken Kanlısırt’ta yaşananları ise araştırmacı yazar Alpaslan Kotan şöyle aktarıyor: “Mehmet Fasih Bey ve Erzurumlu Nuri Çavuş Çanakkale kara savaşlarında büyük fedakarlıklar göstermiş olan kahraman 47’nci Alay’a mensuplardı. Alay, 2 Mayıs 1915 tarihinde Çanakkale Cephesi’ne gelmiş; ilk olarak 19 Mayıs 1915’te Arıburnu’nda yapılan genel taarruza katılmış ve ağır kayıplara uğrayan birlikler arasında yer almıştı. Kanlısırt mevkisinin savunmasını üstlenen 47’nci Alay, 6 Ağustos 1915’te İtilaf kuvvetlerinin Arıburnu ve Anafartalar’da başlattığı büyük harekatın bir parçası olarak Kanlısırt’a düzenlediği saldırılar karşısında mevcudunun önemli bir kısmını kaybetmek pahasına kahramanca mücadele etmişti. 5 Eylül 1915’te Kanlısırt’ta, aslında siper görevi olmadığı halde cephe hattına yardım etmek için bulunan Nuri Çavuş, şarapnel bombardımanında ağır yaralanarak şehit oldu.”
Defne dalları kefeni oldu
Erzurumlu şehidin defin işlemleriyle Mehmet Fasih Bey’in bizzat ilgilendiğini ifade eden Kotan, günlükte yer alan diğer detayları ise şöyle aktarıyor: “Mehmet Fasih Bey Nuri Çavuş’un ölümünü “Bu kadar ölüm ve fecayi gördüm, bu kadar müteessir olmamıştım” sözleriyle ifade ediyor. Şehidin defin işlemleriyle bizzat ilgilenen Fasih Bey, özel izin alarak Nuri Çavuş’u Karaburun Deresi içindeki zeytinliklerde yer alan subay mezarlığına defnettirmiş. Zeytin ve defne dalları ile de kefen yapılmış. Mezarı ise bir zeytin ağacının dibine kazılmış.”
Kayıp mezarın izinde
5 Eylül 1915’te Kanlısırt’ta şehit düşen Nuri Çavuş’un mezarının bulunuşunun Mehmet Fasih Bey’in günlüğünden hareketle yapılan değerlendirmelere göre ortaya çıktığını söyleyen Kotan, “Türkiye’nin tek resmi Çanakkale Savaşları koleksiyoncusu olan Seyit Ahmet Sılay’ın çalışmaları sayesinde bu mezar tespit edildi. Günlükten hareketle yapılan değerlendirmelere göre, Erzurumlu Nuri Çavuş’un kabri bugün Kanlısırt kitabesinin batısında, yer alan Karaburun deresi içindeki şehitlikte yer alan zeytin ağaçlarının dibindedir” diye konuştu.
“Çanakkale’ye bir Darülfünun gömüldü”
Erzurumlu şehidin bir mezar taşı dahi olmadığını dile getiren Kotan, içler acısı durumu şöyle özetliyor: “Vatan savunması için Çanakkale’de can veren kahraman Mehmetçiğin hatırasını yaşatmak için ne yapılsa azdır. Unutmamak gerekir ki Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesi ile Türk milleti Çanakkale’ye bir Darülfünun(üniversite) gömmüştür. Çanakkale, memleketin her köşesinden koşup gelen Mehmetçiklerin kanlarını vatan toprağına akıttıkları bir er meydanı olmuştur. Bu anlamda Çanakkale, Çanakkale’de şehit vermiş bütün vilayetlerimizin kan kardeşidir. Erzurum da Çanakkale’de toprağa verdiği 113 şehidi ile Çanakkale’nin kan kardeşidir. Bu kan kardeşliğinden bugünkü nesillere kalan en büyük vasiyet ve bu vasiyetin omuzlarımıza yüklediği vazife ise namus ve fazilet için can veren şühedanın kan borcunu ödemektir”
“Emanete sahip çıkalım”
113 Erzurumlu Çanakkale şehidinin hatırasını yaşatmak için Erzurum’da ‘Çanakkale Şehitleri Abidesi’ yapılması gerektiğini dile getiren araştırmacı yazar Kotan, “Ayrıca Erzurumlu Nuri Çavuş’un Çanakkale’deki kabrinin anıt mezar haline getirilmesi hatırası açısından önem taşımakta. Şehidimizin kan borcunu bir nebze olsa bile böyle ödeyebiliriz. Erzurum Valiliği’nin Çanakkale Valiliği nezdinde yapacağı bir girişimin sürece ivme kazandıracaktır. Ayrıca şehirde yer alan kurum ve STK’ların da katkıda bulunacağını düşünüyorum.111 yıl önce vatan savunması için Çanakkale’de şehit düşen Erzurumlu Mehmetçiklerin emanet ettiği tarihi sorumluluğa sahip çıkalım” dedi.
Şeyma TAHİR