
Pusula Gazetesi Koordinatörü Sevda Güneş İncesu, Haber Müdürü İrfan Tarakçıoğlu, Yazı İşleri Müdürü Cihat İncesu, Haber Editörü İhsan Senir ve gazetepusula.net Yazı İşleri Müdürü Nesrin Demir’in sorularını yanıtlayan AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde kamudaki işleyişin değiştiğini kaydederek, “Artık sahada olmayanın devri bitti.” dedi.
Toplantıda, Sevda Güneş İncesu’nun, “Erzurum, AK Parti hükümetleri döneminde hak ettiği yere gelebildi mi, istediğini alabildi mi?” şeklindeki sorusunu cevaplandıran Milletvekili Öz, mevcut potansiyeliyle geçmişte bölgenin merkezi durumunda olan Erzurum’un sosyoekonomik yönden gelişip kalkınmasına, AK Parti iktidarı döneminde yapılan yatırımların büyük katkı sağladığını söyledi.

Turgut Özal döneminde Türkiye’de ticari anlayışın değiştiğini ve yeni bir ekonomik zihniyetin ortaya çıktığını ifade eden Öz, bu değimin Erzurum’a da yansıdığını belirterek, şunları söyledi; “Hayvancılık ve ticaret alanında bir canlılık yaşandı. Şehir, bir dönem eski ‘abi şehir’ kimliğini yeniden hatırladı ve ticari anlamda çevre illere hitap etmeye başladı. Ancak AK Parti döneminde ulaşımın kolaylaşması, hemen her ile havaalanı ve üniversite açılmasıyla birlikte Erzurum’un bu merkezi konumu kısmen zayıfladı. Buna rağmen AK Parti, şehirde farklı alanlarda önemli yatırımlar yaptı. Kış turizmi geliştirildi, hayvancılıkla ilgili yeni atılımlar gerçekleştirildi, ikinci üniversite açıldı. Şehrin sahip olduğu özellikleri kaybetmemesi i
çin ciddi destekler sağlandı.”
“Sermaye, ticaretin yoğun olduğu merkezlere yöneliyor”
Dünyada çok hızlı bir dönüşüm yaşandığını kaydeden Öz, “Sermaye, ticaretin yoğun olduğu merkezlere yöneliyor. AK Parti, bunu dengelemek için organize sanayi bölgelerine ve tarıma büyük destekler verdi. Mesela; Devlet Su İşleri’nin Erzurum’da yaptığı yatırımlar adeta destansı boyuttadır. Neredeyse her dereye, her havzaya yönelik projeler hayata geçirildi; bir kısmı tamamlandı, bir kısmı halen sürüyor. Erzurum’a yapılan en önemli yatırımlardan biri de Söylemez Barajı’dır. Rusya’ya giden sular üzerine baraj yapmak son derece hassas ve zor bir iştir. Buna rağmen AK Parti, Erzurum’u ayağa kaldırmak ve güçlü bir konuma getirmek için bu projeyi gündeme aldı. Teknik süreci kadar siyasi aklı da zaman alan bir yatırımdır bu…” diye konuştu.

“Yapılabilecek en büyük işler yapıldı”
“Bölgemiz, tarih boyunca büyük güçlerin ilgi alanında olmuş, stratejik bir coğrafyadır. Bugün yaşanan küresel gelişmeler, Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve Türkiye’nin jeopolitik konumu, bölge ekonomisini doğrudan etkilemektedir” diyen Öz şöyle devam etti; “Bu durum sadece Erzurum’a özgü değildir. Tüm bu şartlara rağmen AK Parti hükümetleri döneminde Erzurum’da yapılabilecek en büyük işler yapılmıştır. Tarım, hayvancılık ve altyapı yatırımlarının geri dönüşü zaman alır. Bir barajın, bir sulama projesinin etkisi yıllar içinde görülür. Ancak sahaya çıkıp bu yatırımları yerinde gezdiğinizde, ne kadar büyük işler yapıldığını açıkça görürsünüz.”

“Sahada olmayanın devri bitti”
Toplantıda, bir soru üzerine kentteki kamu bürokrasisinin performansı ve bürokratların merkezi yönetimin temposuna uyum süreci hakkında çarpıcı açıklamalarda bulunan Mehmet Emin Öz, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle birlikte kamunun işleyiş yapısı değişti. Ancak bu dönüşüm kamu kurumlarında istenen hızda ilerlemiyor. Çünkü yıllardır oturmuş, köklü ve güçlü bir bürokratik geleneğimiz var. Türk bürokrasisini değiştirmek kolay değil ama değişim kaçınılmaz. Artık sahada olmayanın devri bitti” dedi.
“Konfor alanından çıkmayan işleri aksatıyor”
Bürokratik performansın kişisel gayret ve saha hakimiyetiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Öz, “Şehre gelen bürokratın artı özellikleri varsa yaptığı işlerle fark oluşturuyor, fırtınalar estiriyor. Devletin imkanlarını vatandaşa hızlı ve kolay ulaştırabiliyor. Ama konfor alanından çıkmak istemeyen bir bürokrat geldiğinde işler aksıyor, sorunlar büyüyor” ifadelerini kullandı.
“Tempoya ayak uyduramayan eleniyor”
Yeni sistemin kendi bürokratını ve kamu yöneticisini yetiştirdiğini belirten ve dönüşümün önümüzdeki 10 yıl içinde tamamen oturacağını öngörüldüğünü belirten Öz, “Cumhurbaşkanımızın temposuna ulaşamayan siyasilerin zamanla sistemin dışında kaldığını görüyoruz. Aynı şekilde bu hıza uyum sağlayamayan bürokratların da çok hızlı elendiğine şahit oluyoruz” dedi.
Kentteki kamu yöneticilerinin yerinde oturan değil, sahada olan bir anlayışla çalışması gerektiğinin altını çizen Öz, şunları kaydetti:
“Tarım İl Müdürü, Milli Eğitim Müdürü, ESKİ Genel Müdürü… Bu isimlerin makamda oturmasını istemeyen bir yapıya sahibiz. Şehri gezmeleri, sorunları yerinde tespit etmeleri gerekiyor. Yerinde oturan bürokrat devri bitti. Artık, sahaya inen, alanına hakim, vatandaşın sorununu birebir gören ve çözüm üreten bürokratların devri başladı.”
DSİ Bölge Müdürü’ne fahri hemşerilik önerisi
Erzurum’da kamu kurumları arasında örnek gösterilecek isimlerin de olduğunu vurgulayan Milletvekili Öz, özellikle DSİ Bölge Müdürü’nün çalışma tarzına dikkati çekerek, “Erzurum’dan kendisine fahri hemşerilik verilmesi lazım. Sürekli sahada, üstü başı çamur içinde. Daha kendisini takım elbiseyle görmedim. İşte yeni bürokrat profili bu olmalı” değerlendirmesinde bulundu.
Uyum ve performansa övgü
Bazı kurumların uyum ve performans açısından öne çıktığını da anlatan Öz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Erzurum’da çok tecrübeli ve başarılı bürokratlarımız var. İŞKUR ve SGK İl Müdürlerimiz son derece iyi. Levent Çakmur ile birlikte şehirde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü diye bir kurumun varlığını gerçekten fark ettim. Güzel işler yapılıyor ama bunu maalesef tüm kurumlar için söyleyemeyiz.”
Performans takibinin düzenli yapıldığını ve uyum sağlayamayan kamu yöneticileri için raporlar tutulduğunu dile getiren Öz, “Uyum sağlayamayanlar için gerekenler yapılıyor. Bu konuda taviz vermiyoruz. Tavrımız net ve sert. Çünkü bu şehir artık sahada çalışan bürokrat istiyor” dedi.
Spor yatırımları ve askeri projeler
Toplantıda kentte planlanan spor yatırımlarının sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, yeni projelerin beklemeye alınmayacağını, bürokratik süreçlerin tamamlanmasının hemen ardından ihaleye çıkılacağını vurguladı.
Erzurum’a 5 bin kişi kapasiteli yeni spor salonu projesiyle ilgili Öz, şöyle konuştu; “Bu proje için hemen ihale yapılacak, beklemeyeceğiz. Stadyumla ilgili resmi evrak süreçleri de tamamlanıyor, ihale aşamasına gelmek üzere. Daha önce müjdesini vermiştik ve süreci kararlılıkla takip ediyoruz. Bu projelerde herhangi bir para sorunu, resmi evrak gecikmesi, gevşeme ya da farklı bir engel söz konusu değildir.”
Bedelli Askerlik Merkezi’nde geri sayım
Kent gündemiyle ilgili bir diğer soruyu da yanıtlayan Milletvekili Öz, bedelli askerlik uygulamasına ilişkin sürecin de tamamlanmak üzere olduğunu belirtti. Öz, “Bedelli askerliğin takvimi henüz resmen açıklanmadı ama çok yakın. Ulusal ölçekte altyapı ve hazırlık çalışmaları bitmek üzere. Yakında açıklanacak ve asker alımları başlayacak,” ifadelerini kullandı.
Öz, açıklamalarında yatırım temposu ve icraat hızının, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin öngördüğü yönetişim anlayışıyla uyumlu şekilde ilerlediğini söyleyerek, “Erzurum’da sahada ne söz verdiysek, aynı hızla yerine getirmek için çalışıyoruz,” mesajını verdi.
Şehir hastanesiyle ilgili eleştiriler
AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, Erzurum Şehir Hastanesi’nin yönetimine ilişkin kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “iyi yönetilmediği” yönündeki iddialar ve MHP İl Başkanı Adem Yurdagül’ün bu konudaki serzenişleri hakkında da net konuştu.
Erzurum’un sağlık hizmetlerinde Türkiye’nin birçok iliyle kıyaslandığında ileri bir noktada olduğunu belirten Öz şöyle devam etti; “Şehir hastanemiz ekonomik ve hizmet kapasitesi açısından 10 fabrikaya bedel bir yatırım. Şehre ekonomik bir getirisi var ve bölgede 6–7 vilayete hitap eden bir sağlık merkezi olma görevini sürdürüyor. Günlük 12 bin hasta kabulü, Erzurum’un sağlıkta bölgesel çekim merkezi olduğunu tartışmasız şekilde ortaya koyuyor” dedi.
5 hastane tek çatı altında toplandı
Hastanelerin şehir hastanesine taşınma ve birleşme sürecine de değinen Öz, dönüşümün kolay olmadığının altını çizerek; “Erzurum’da geçmişte 5 büyük hastane dağınık şekilde hizmet veriyordu; farklı alım süreçleri, farklı imkanlar ve ayrı yönetim yapıları vardı. Bu kurumlar tek çatı altında birleşince, farklı kültürlerden ve alışkanlıklardan gelen büyük bir insan kaynağını aynı yapıya entegre ettik. Bir nevi Nuh’un gemisi gibi… Bu da ister istemez bir uyum testiydi” dedi.
İhaleler EKAP üzerinden yapılıyor
Şehir hastanesi ihalelerinde yerel ticaret çevrelerinden gelen eleştirilere de yanıt veren Öz, sürecin artık tamamen ulusal sistem üzerinden yürüdüğünü kaydederek, “Ticaret erbabımız sık sık ‘Erzurumlu müteahhitler ihaleyi neden almıyor?’ diye soruyor. Eskiden her hastane kendi alımını yaparken, bugün EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformu) üzerinden, kim en uygun teklifi verirse, kimin şartları tutarsa o kazanıyor. Bu sistem Türkiye’nin her yerindeki kamu ihaleleri için geçerli. Karayolları, DSİ, hastaneler… Hepsi aynı ilke ile ihale yapıyor. Bu da yerelde bir gerilim ve eleştiri alanı oluşturdu ama biz bu eleştirilerin spekülasyonla değil, sistemin doğru anlatılmasıyla aşılacağına inanıyoruz” diye konuştu.
Hukuk gereğini yapar
Sağlık kurumlarının yıpratılmaması gerektiğini söyleyen Öz, “Eleştiriler olabilir; ama çözüm, spekülasyonda değil, çözüm odaklı yaklaşım ve denetimdedir. Tabi ki varsa sistemdeki aksaklıklar konuşulmalıdır. Bizim çizgimiz nettir: AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak akçeli işlere girmeyiz; liyakati ve hukuku esas alırız. Çalışmayan kim olursa olsun, gereğini denetim ve hukuk makamları yapar. Her zaman ifade ettiğimiz gibi biz ‘kutsal adam’ değil, ‘kutsal sistemi’ savunuyoruz. Bir yolsuzluk, bir kötülük, bir sıkıntı varsa ilgili makamlara iletilir ve devletimizin kurumları onun üstesinden gelir” şeklinde konuştu.
Terörsüz Türkiye, tavizsiz mücadele
AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz toplantıda, Terörsüz Türkiye hedefi ve bu doğrultuda yürütülen saha çalışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Öz, Türkiye’nin terörle mücadelede kritik bir eşiği geride bıraktığını, sahadaki temasların ise bu kararlılığın topluma doğru aktarılmasında en temel araç olduğunu söyledi.
Öz, “AK Parti teşkilatlarımız, terörle mücadele konusunda milletimizin hassasiyetini çok iyi biliyor. Bu yüzden biz sahada, ilçelerde, köylerde ve mahallelerde sürekli vatandaşla temas halindeyiz. Bu temaslarda verdiğimiz mesaj nettir: Türkiye artık terörün gölgesinde bir ülke değil, terörsüz bir geleceğe yürüyen güçlü bir devlettir” dedi.
Seçimden seçime değil, her gün sahadayız
Saha çalışmalarının yalnızca seçim dönemlerine sıkıştırılmadığını vurgulayan Öz, “Bizim siyaset ve hizmet anlayışımız seçimden seçime değil, her gün sahada olmayı esas alır. Mahalle başkanlarımızdan il ve ilçe yöneticilerimize kadar herkes, vatandaşın kapısını çalar, esnafı dinler, hanelerde buluşur. Çünkü terörle mücadele yalnızca güvenlik politikası değil, toplumsal mutabakatı güçlendirme mücadelesidir” ifadelerini kullandı.
“Erzurum’un teröre geçit vermedi”
Erzurum’un terör örgütleri açısından düşük riskli iller arasında yer almasını, şehrin güçlü sosyal yapısına ve köklü dayanışma kültürüne bağlayan Öz şöyle dedi; “Erzurum’da aile bağları, mahalle kültürü ve esnaf dayanışması güçlüdür. Radikal akımlara ve terör örgütlerinin algı operasyonlarına karşı gelişmiş bir kolektif direnç ve sağduyu var. Bu şehir, teröre ve ayrıştırma siyasetlerine geçit vermemiştir, bundan sonra da vermeyecektir.”
“Terörsüz Türkiye için sahada olacağız”
Türkiye’nin özellikle iç güvenlik sahasında ve sınırlarında PKK’nın eylem kabiliyetini ortadan kaldırdığını belirten Mehmet Emin Öz, konuşmasında “Bugün ‘terörle mücadelede taviz var’ gibi iddialar gerçeklerle örtüşmüyor. PKK’nın Türkiye içinde eylem yapamaz hale gelmesi, güvenlik politikalarımızın ve devletimizin kararlı mücadelesinin en belirgin sonucudur. Bu başarıyı gölgelemeye çalışan algılar değil, sahadaki gerçekler konuşulmalıdır” şeklinde ifadeler kullandı.
Açıklamalarını geleceğe dönük kararlılık mesajıyla tamamlayan Öz, sözlerini şöyle noktaladı; “Türkiye’nin hedefi açık: Terörsüz bir ülke, huzurlu bir toplum ve güçlü bir devlet… Biz de teşkilatlarımızla birlikte bu hedefi anlatmak, milletimizin güvenini diri tutmak ve sahadaki teması kesintisiz sürdürmek için her gün çalışmaya devam edeceğiz.”
İhsan Senir