
Kentin dağlık ve ormanlık alanlarında yaşayan yaban keçileri, Dünya Doğa Koruma Birliğinin (IUCN) yayımladığı Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi'nde bulunuyor.
Genellikle sürü halinde hareket eden yaban keçileri, kışın kar yağınca 3 bin rakımlı zirvelerden il merkezi ve ilçelerdeki sıcak vadilere iniyor.
Yırtıcılara karşı sarp yamaçlarda gezinen yaban keçileri, kuru otlarla ve ardıç ile meşe ağaçlarının dallarıyla beslenip hayatta kalmaya çalışıyor.
Fotoğrafçılar ve belgeselciler de yaban keçilerini görüntüleyebilmek amacıyla zorlu arazi şartlarında çalışma gerçekleştiriyor.
Munzur ve Pülümür vadilerinde keçilerin izini süren fotoğrafçılar ve belgeselciler, özellikle yaşından dolayı boynuzları uzun olan tekeleri kadraja alıyor.
Bu hayvanların kavgalarına da tanık olan fotoğrafçılar ve belgeselciler, teleobjektifler ve kameralarla çektikleri görüntüleri sosyal medya hesaplarından paylaşıyor.
"Birçok farklı yaban hayvanıyla aynı anda karşılaşma şansı var"
Yaban hayatı fotoğrafçısı ve avukat Onur Keskin, Türkiye'deki bütün memeli ve yırtıcı memeli türlerini görüntülediğini söyledi.
Tunceli'nin çok güzel doğaya sahip olduğunu ifade eden Keskin, "Bu güzel doğanın içerisinde birçok farklı yaban hayvanıyla aynı anda karşılaşma şansı var. Burada bir tane vadi, bir tane dağ silsilesi yok, bütün vadiler birbirleriyle kesişiyor ve hepsi sonsuzmuş gibi geliyor, yaban hayatıyla dolup taşıyor. Çok güzel korunmuş ve gelecek nesillere de aktarılabilmesi en olası noktalardan bir tanesi olarak Tunceli'yi görüyorum." dedi.
Keskin, yöre halkının yaban keçilerine zarar vermekten kaçındığını belirterek, "Bundan dolayı da yaban keçileri insanlara daha fazla yaklaşıyor. Bu bazı yerlerde kötü sonuçlara yol açarken, burada olumlu bir durum haline dönüşmüş. O yüzden daha fazla sayıda yaban keçisi gördüm ama kurtlar, ayılar birçok noktada varlıklarını hissettiriyor." ifadelerini kullandı.
Fotoğrafçı Ömer Tanış ise 9 yıldır Tunceli'de yaşadığını ve fırsat buldukça doğa gezilerine katıldığını dile getirdi.
Yaban hayvanlarının fotoğraflarını çektiğini anlatan Tanış, şöyle konuştu:
"Özellikle bu coğrafyada koruma altındaki birçok canlıya denk geldim. Bu anları ölümsüzleştirmek çok güzel bir duyguydu. Bence hayata, yaşama dair en güzel duygulardan birincisi doğaya sadece ayak izi bırakmak, ikincisi ise tetiğe değil, deklanşöre basmak."
"Tunceli sınırlarına adım atar atmaz yüzlerce yaban keçisi bizi karşıladı"
Yaban hayatı belgesel yapımcısı ve veteriner hekim Doğanay Vural ise dünyanın birçok noktasında gözlem yapma fırsatı bulduğunu belirtti.
Himalaya'da kar leoparı, Komodo'da Komodo ejderi ve Endonezya'da köpek balığı görüntülediğinden bahseden Vural, "Tunceli'ye adım attığım anda hem kendi ülkem olması hem de yaban hayatı zenginliğiyle beni çok büyüledi. Tunceli sınırlarına adım atar atmaz yüzlerce yaban keçisi bizi karşıladı. Ardından su samurlarının sudaki oyunlarını görmek ve fotokapandan çıkan o eşsiz görüntülere tanık olmak beni gerçekten çok mutlu etti." diye konuştu.
Yöre sakini Murat Akar da yaban keçilerinin genellikle sarp kayalıklarda gezdiğini, onlarla göz göze gelince büyük heyecan yaşadığını dile getirdi.
AA
"Birçok farklı yaban hayvanıyla aynı anda karşılaşma şansı var"
Yaban hayatı fotoğrafçısı ve avukat Onur Keskin, Türkiye'deki bütün memeli ve yırtıcı memeli türlerini görüntülediğini söyledi.
Tunceli'nin çok güzel doğaya sahip olduğunu ifade eden Keskin, "Bu güzel doğanın içerisinde birçok farklı yaban hayvanıyla aynı anda karşılaşma şansı var. Burada bir tane vadi, bir tane dağ silsilesi yok, bütün vadiler birbirleriyle kesişiyor ve hepsi sonsuzmuş gibi geliyor, yaban hayatıyla dolup taşıyor. Çok güzel korunmuş ve gelecek nesillere de aktarılabilmesi en olası noktalardan bir tanesi olarak Tunceli'yi görüyorum." dedi.
Keskin, yöre halkının yaban keçilerine zarar vermekten kaçındığını belirterek, "Bundan dolayı da yaban keçileri insanlara daha fazla yaklaşıyor. Bu bazı yerlerde kötü sonuçlara yol açarken, burada olumlu bir durum haline dönüşmüş. O yüzden daha fazla sayıda yaban keçisi gördüm ama kurtlar, ayılar birçok noktada varlıklarını hissettiriyor." ifadelerini kullandı.
Fotoğrafçı Ömer Tanış ise 9 yıldır Tunceli'de yaşadığını ve fırsat buldukça doğa gezilerine katıldığını dile getirdi.
Yaban hayvanlarının fotoğraflarını çektiğini anlatan Tanış, şöyle konuştu:
"Özellikle bu coğrafyada koruma altındaki birçok canlıya denk geldim. Bu anları ölümsüzleştirmek çok güzel bir duyguydu. Bence hayata, yaşama dair en güzel duygulardan birincisi doğaya sadece ayak izi bırakmak, ikincisi ise tetiğe değil, deklanşöre basmak."
"Tunceli sınırlarına adım atar atmaz yüzlerce yaban keçisi bizi karşıladı"
Yaban hayatı belgesel yapımcısı ve veteriner hekim Doğanay Vural ise dünyanın birçok noktasında gözlem yapma fırsatı bulduğunu belirtti.
Himalaya'da kar leoparı, Komodo'da Komodo ejderi ve Endonezya'da köpek balığı görüntülediğinden bahseden Vural, "Tunceli'ye adım attığım anda hem kendi ülkem olması hem de yaban hayatı zenginliğiyle beni çok büyüledi. Tunceli sınırlarına adım atar atmaz yüzlerce yaban keçisi bizi karşıladı. Ardından su samurlarının sudaki oyunlarını görmek ve fotokapandan çıkan o eşsiz görüntülere tanık olmak beni gerçekten çok mutlu etti." diye konuştu.
Yöre sakini Murat Akar da yaban keçilerinin genellikle sarp kayalıklarda gezdiğini, onlarla göz göze gelince büyük heyecan yaşadığını dile getirdi.
AA