
Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı Nihat Altay, düzenlemeye ilişkin yaptığı değerlendirmede uygulamanın hem kişisel verilerin korunması hem de çalışanların geleceği açısından kritik olduğunu belirtti. Altay, işten çıkış kodlarının bugüne kadar birçok çalışanın hayatını olumsuz etkilediğini vurgulayarak, işverenlerin tek taraflı beyanlarıyla girilen kodların kişilerin üzerinde kalıcı bir leke oluşturduğunu ifade etti.
Altay açıklamasında, bazı işverenlerin karara itiraz ettiğini ancak çalışanlardan da yıllardır ciddi şikayetler aldıklarını söyledi. “İşverenler çoğu zaman tazminat ödememek, çalışanı karalamak ya da kişisel husumet nedeniyle 29, 45, 46 gibi çıkış kodlarını keyfi girebiliyor. Bazen bir işçinin yaptığı hata başka bir çalışanın üzerine kalabiliyor ve bu kişiler yeni iş bulamıyor” dedi.
Haksız şekilde işten çıkarılan birçok kişinin dava açacak maddi gücünün olmadığını da dile getiren Altay, yargı süreçlerinin uzun sürmesi nedeniyle çalışanların yıllarca iş bulmakta zorlandığını belirtti. Altay, “İşverenin haklı olduğunu mahkeme kararıyla ispatlamadan girdiği bir kod, işçinin ömrü boyunca karşısına çıkıyor. Çalışma hayatı ve toplum içindeki itibarı işverenlerin iki parmağı arasında kalmamalı” ifadelerini kullandı.
Çözüm önerisini de paylaşan Altay, bir çalışanın gerçekten suç işlediğinin iddia edilmesi durumunda bunun yargı süreci sonunda kesinleşmesi gerektiğini vurguladı. “Eğer bir işçi iş yerinde hırsızlık yaptıysa, bu mahkeme kararıyla ortaya konmalı ve fesih nedeni buna göre sisteme işlenmeli. Aksi halde insanlar yargısız infazla meslek hayatından dışlanıyor” dedi.
Danıştay’ın kararı sonrası yapılan düzenleme ile, iş başvurularında istenen SGK hizmet dökümlerinde yer alan çıkış kodları artık görünmeyecek. Karar, çalışanların geçmiş iş ilişkilerine dair hassas bilgilerin kontrolsüz şekilde paylaşılmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.
Altay açıklamasında, bazı işverenlerin karara itiraz ettiğini ancak çalışanlardan da yıllardır ciddi şikayetler aldıklarını söyledi. “İşverenler çoğu zaman tazminat ödememek, çalışanı karalamak ya da kişisel husumet nedeniyle 29, 45, 46 gibi çıkış kodlarını keyfi girebiliyor. Bazen bir işçinin yaptığı hata başka bir çalışanın üzerine kalabiliyor ve bu kişiler yeni iş bulamıyor” dedi.
Haksız şekilde işten çıkarılan birçok kişinin dava açacak maddi gücünün olmadığını da dile getiren Altay, yargı süreçlerinin uzun sürmesi nedeniyle çalışanların yıllarca iş bulmakta zorlandığını belirtti. Altay, “İşverenin haklı olduğunu mahkeme kararıyla ispatlamadan girdiği bir kod, işçinin ömrü boyunca karşısına çıkıyor. Çalışma hayatı ve toplum içindeki itibarı işverenlerin iki parmağı arasında kalmamalı” ifadelerini kullandı.
Çözüm önerisini de paylaşan Altay, bir çalışanın gerçekten suç işlediğinin iddia edilmesi durumunda bunun yargı süreci sonunda kesinleşmesi gerektiğini vurguladı. “Eğer bir işçi iş yerinde hırsızlık yaptıysa, bu mahkeme kararıyla ortaya konmalı ve fesih nedeni buna göre sisteme işlenmeli. Aksi halde insanlar yargısız infazla meslek hayatından dışlanıyor” dedi.
Danıştay’ın kararı sonrası yapılan düzenleme ile, iş başvurularında istenen SGK hizmet dökümlerinde yer alan çıkış kodları artık görünmeyecek. Karar, çalışanların geçmiş iş ilişkilerine dair hassas bilgilerin kontrolsüz şekilde paylaşılmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.
Nesrin DEMİR