
Haline bak; el Muizz, el Muzill, hangi tecelliye muhatapsın?
Ey insan! Kendini ve sorumlu olduğun kimseleri daima kontrol etmelisin. Namaz kılıyor, zekat veriyor, oruç tutuyor, hacca gidiyor, helal ve harem dairesine dikkat ederek hayatlarınızı helal dairesinde yaşıyorsanız, size ne mutlu; çünkü siz el Muizz’in koruması altındasınız. Aksi durumdaysanız, el Muzıll dairesinde kalmış birer zavallı olduğunuzu bilmelisiniz. Fakat İslâm’da ümitsizlik yoktur; tövbe eden, niyetini ve amelini düzelten her kesi Allah, zillet çukurundan çıkartıp izzet semasına eşsiz bir yıldız yapar.
Allü Teâlâ’nın sıfatları olarak Muizz: Aziz, güçlü, galip kılan ve şereflendiren; Muzill ise zelil, hor, hakir kılan ve makamını aşağı indirendir. Bu iki ismin bütün varlıkta tecellisi var. Biz sadece insana bakan yönü üzerinde durmak istiyoruz:
EL-Muizz: Kulun niyet ve fiilinde Allah rızası varsa niyeti ve fiili, sahibi için şeref ve manevi bir makamdır ki, kişi niyeti ve ameliyle onu elde etmiştir. el Muzill: Kulun niyetinde ve fiilinde Allah’ın rızası yoksa; o niyeti ve fiili sahibi için alçaklık, şerefsizlik ortaya çıkaracaktır ki, kişi niyeti ve ameliyle bu aşağılık hâlleri elde etmiştir. Her iki hâli kişinin niyet ve ameline bağlı olarak yaratan ise el Muizz ve el Muzill olan Rabbimizdir.
İman yükseklik, inkâr alçaklıktır; müminler üstündür, kâfirler ise alçak kimselerdir. Müminler el Muizz tecellileri altındayken kâfirler el Muzill tecellileri altındadır. Bir kulundan Allah razı olmuş diğer kulundan razı olmamıştır. Razı olmadığını cehenneme koyacak, razı olduğunu ise cennetine koyacaktır.
Ekseri İnsan yüksekliği-alçaklığı, varlığı- yokluğu, iyiyi-kötüyü… dünya imkanlarıyla ilgili görürler. Çok paraya sahip olmak ya da siyasi veya idari makamlara seçilmek, terfi etmek, lüks giymek, pahalı yerlerde yeyip içmek, gezip tozmak, eğlenmek başarı; şan, şeref, şöhret sanılmaktadır. Kulların gözündeki bu değerlendirme, kulların sahibi katında aksi olabilir. Yukarıda ifade etttiğimiz gibi, Allah indinde bir şeyi değerli yahut değersiz kılan, o işte kişinin Allah’ın rızasını göztmiş olmasıdır; niyeti ve ameli hangi bağlamda gerçekleşmişse kişi ona göre değer kazanmaktadır. Niyetinden ve amelinden razı ise, sahibi bir toprak işçisi olsa, o kişi Allah katında üstündür; izzet bulmuştur! Niyeti ve ameli Allah’ın rızasında uzak ise, kişi devletin başı olsa, o kişi Allah katında alçalmıştır; zillete mahkum olmuştur.
O halde ey insan! Niyetini ve fiilini daima kontrol altına tutmalısın. İnsan ve mümin olarak yaratılman ve imanla şereflenmen sana öyle bir yükseklik vermiştir ki ebedi cennet bunun karşılığı olmuştur. İman da nedir? dersen ve nefsin arzuları peşinde başarı ve mutluluk ararsan cehennemin senin için hazırlandığını unutma!
Ey insan! Kendini ve sorumlu olduğun kimseleri daima kontrol etmelisin. Namaz kılıyor, zekat veriyor, oruç tutuyor, hacca gidiyor, helal ve harem dairesine dikkat ederek hayatlarınızı helal dairesinde yaşıyorsanız, size ne mutlu; çünkü siz el Muizz’in koruması altındasınız. Aksi durumdaysanız, el Muzıll dairesinde kalmış birer zavallı olduğunuzu bilmelisiniz. Fakat İslâm’da ümitsizlik yoktur; tövbe eden, niyetini ve amelini düzelten her kesi Allah, zillet çukurundan çıkartıp izzet semasına eşsiz bir yıldız yapar.
Ey insan! Kendini ve sorumlu olduğun kimseleri daima kontrol etmelisin. Namaz kılıyor, zekat veriyor, oruç tutuyor, hacca gidiyor, helal ve harem dairesine dikkat ederek hayatlarınızı helal dairesinde yaşıyorsanız, size ne mutlu; çünkü siz el Muizz’in koruması altındasınız. Aksi durumdaysanız, el Muzıll dairesinde kalmış birer zavallı olduğunuzu bilmelisiniz. Fakat İslâm’da ümitsizlik yoktur; tövbe eden, niyetini ve amelini düzelten her kesi Allah, zillet çukurundan çıkartıp izzet semasına eşsiz bir yıldız yapar.
Allü Teâlâ’nın sıfatları olarak Muizz: Aziz, güçlü, galip kılan ve şereflendiren; Muzill ise zelil, hor, hakir kılan ve makamını aşağı indirendir. Bu iki ismin bütün varlıkta tecellisi var. Biz sadece insana bakan yönü üzerinde durmak istiyoruz:
EL-Muizz: Kulun niyet ve fiilinde Allah rızası varsa niyeti ve fiili, sahibi için şeref ve manevi bir makamdır ki, kişi niyeti ve ameliyle onu elde etmiştir. el Muzill: Kulun niyetinde ve fiilinde Allah’ın rızası yoksa; o niyeti ve fiili sahibi için alçaklık, şerefsizlik ortaya çıkaracaktır ki, kişi niyeti ve ameliyle bu aşağılık hâlleri elde etmiştir. Her iki hâli kişinin niyet ve ameline bağlı olarak yaratan ise el Muizz ve el Muzill olan Rabbimizdir.
İman yükseklik, inkâr alçaklıktır; müminler üstündür, kâfirler ise alçak kimselerdir. Müminler el Muizz tecellileri altındayken kâfirler el Muzill tecellileri altındadır. Bir kulundan Allah razı olmuş diğer kulundan razı olmamıştır. Razı olmadığını cehenneme koyacak, razı olduğunu ise cennetine koyacaktır.
Ekseri İnsan yüksekliği-alçaklığı, varlığı- yokluğu, iyiyi-kötüyü… dünya imkanlarıyla ilgili görürler. Çok paraya sahip olmak ya da siyasi veya idari makamlara seçilmek, terfi etmek, lüks giymek, pahalı yerlerde yeyip içmek, gezip tozmak, eğlenmek başarı; şan, şeref, şöhret sanılmaktadır. Kulların gözündeki bu değerlendirme, kulların sahibi katında aksi olabilir. Yukarıda ifade etttiğimiz gibi, Allah indinde bir şeyi değerli yahut değersiz kılan, o işte kişinin Allah’ın rızasını göztmiş olmasıdır; niyeti ve ameli hangi bağlamda gerçekleşmişse kişi ona göre değer kazanmaktadır. Niyetinden ve amelinden razı ise, sahibi bir toprak işçisi olsa, o kişi Allah katında üstündür; izzet bulmuştur! Niyeti ve ameli Allah’ın rızasında uzak ise, kişi devletin başı olsa, o kişi Allah katında alçalmıştır; zillete mahkum olmuştur.
O halde ey insan! Niyetini ve fiilini daima kontrol altına tutmalısın. İnsan ve mümin olarak yaratılman ve imanla şereflenmen sana öyle bir yükseklik vermiştir ki ebedi cennet bunun karşılığı olmuştur. İman da nedir? dersen ve nefsin arzuları peşinde başarı ve mutluluk ararsan cehennemin senin için hazırlandığını unutma!
Ey insan! Kendini ve sorumlu olduğun kimseleri daima kontrol etmelisin. Namaz kılıyor, zekat veriyor, oruç tutuyor, hacca gidiyor, helal ve harem dairesine dikkat ederek hayatlarınızı helal dairesinde yaşıyorsanız, size ne mutlu; çünkü siz el Muizz’in koruması altındasınız. Aksi durumdaysanız, el Muzıll dairesinde kalmış birer zavallı olduğunuzu bilmelisiniz. Fakat İslâm’da ümitsizlik yoktur; tövbe eden, niyetini ve amelini düzelten her kesi Allah, zillet çukurundan çıkartıp izzet semasına eşsiz bir yıldız yapar.