
Elli dört farzdan yirmi dokuzunca farz dili malayaniden[1] korumaktır.
Allah teâla buyurdu:
“Mâ yelfizu min kavlin illâ ledeyhi rakîbun atîd / İnsan hiçbir söz söylemez ki, o sözleri kaydetmek üzere yanında bir melek bulunmasın.” ( Kâf 18)
“…(O kullar) boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile geçip giderler.” (Furkan 72)
“Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve ‘bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz,’ derler.” (Kasas 55)
Resulullah (sav) ise şu ikazları yaptı:
“Allah teâla şu kimseye rahmet eylesin ki, konuştu ganimete erişti yahut sustu selâmete erişti.”
“Kişinin malayaniyi (yararsız şeyleri) terk etmesi, Müslümanlığının güzel oluşundandır.”
“Kişi dört şeyden hesaba çekilmedikçe Allah’ın huzurundan ayırılmaz: Ömrünü nerede tükettiği, malını nereden kazanıp nereye harcadığı, gençliğini nasıl geçirdiği, bedenini neyle eskittiği.”
İnsan lisanını malayaniden koruyarak insanlığını korumuş olur.
Yine Efendimiz (sav) uyardı:
“Sükûtu tercih et, çünkü sükût sebebiyle şeytana galip gelirsin.”
“Dikkat et ki; lisanın fitnesi kılıcın fitnesinden şiddetlidir.”
*
Hekimler binlerce yıl önceden bu konuya dikkat çekmişlerdir:
“Sükût kurtuluştur; çünkü çok konuşan çok hata yapar.”
“Cahil kişi az da konuşsa çok da konuşsa hatalı konuşur.”
“Söz ağızdan çıkıncaya kadar sahibine aittir; ağızdan çıkınca artık konuşanın mülkiyetinden çıkmıştır.”
“Söz şerrin anahtarıdır; sükût ise kilididir.”
“Susan başkalarını değerlendirir; konuşanı ise başkaları değerlendirir.”
“İnsanı hayvandan ayıran nitelik, konuşma yetisidir. Dolayısıyla insan olmaya en layık kişi, en etkili konuşan, içindekini en doğru biçimde ifade edebilen, maksadı ifade etmek için yerinde, en kısa ve en tatlı kelimeleri seçebilen kişidir.”
[1] Malayani: Gevezelik etmek, herze söylemek, boş laf etmek, fazla konuşmak, çocukça konuşmak, gevezelik, abuk sabuk şeyler konuşmak, boşboğazlık etmek, her işe burnunu sokmak, gâh öyle gâh böyle söylemek ve yapmak.
Allah teâla buyurdu:
“Mâ yelfizu min kavlin illâ ledeyhi rakîbun atîd / İnsan hiçbir söz söylemez ki, o sözleri kaydetmek üzere yanında bir melek bulunmasın.” ( Kâf 18)
“…(O kullar) boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile geçip giderler.” (Furkan 72)
“Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve ‘bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz,’ derler.” (Kasas 55)
Resulullah (sav) ise şu ikazları yaptı:
“Allah teâla şu kimseye rahmet eylesin ki, konuştu ganimete erişti yahut sustu selâmete erişti.”
“Kişinin malayaniyi (yararsız şeyleri) terk etmesi, Müslümanlığının güzel oluşundandır.”
“Kişi dört şeyden hesaba çekilmedikçe Allah’ın huzurundan ayırılmaz: Ömrünü nerede tükettiği, malını nereden kazanıp nereye harcadığı, gençliğini nasıl geçirdiği, bedenini neyle eskittiği.”
İnsan lisanını malayaniden koruyarak insanlığını korumuş olur.
Yine Efendimiz (sav) uyardı:
“Sükûtu tercih et, çünkü sükût sebebiyle şeytana galip gelirsin.”
“Dikkat et ki; lisanın fitnesi kılıcın fitnesinden şiddetlidir.”
*
Hekimler binlerce yıl önceden bu konuya dikkat çekmişlerdir:
“Sükût kurtuluştur; çünkü çok konuşan çok hata yapar.”
“Cahil kişi az da konuşsa çok da konuşsa hatalı konuşur.”
“Söz ağızdan çıkıncaya kadar sahibine aittir; ağızdan çıkınca artık konuşanın mülkiyetinden çıkmıştır.”
“Söz şerrin anahtarıdır; sükût ise kilididir.”
“Susan başkalarını değerlendirir; konuşanı ise başkaları değerlendirir.”
“İnsanı hayvandan ayıran nitelik, konuşma yetisidir. Dolayısıyla insan olmaya en layık kişi, en etkili konuşan, içindekini en doğru biçimde ifade edebilen, maksadı ifade etmek için yerinde, en kısa ve en tatlı kelimeleri seçebilen kişidir.”
[1] Malayani: Gevezelik etmek, herze söylemek, boş laf etmek, fazla konuşmak, çocukça konuşmak, gevezelik, abuk sabuk şeyler konuşmak, boşboğazlık etmek, her işe burnunu sokmak, gâh öyle gâh böyle söylemek ve yapmak.