
Erzurum'un Çeperli köyünde doğup vatan savunmasında "Bebem anasız büyür ama vatansız büyüyemez" diyerek tarihe adını altın harflerle yazdıran kahraman Türk annesi, 22 Mayıs 1955'te aramızdan ayrılmıştı.
KAHRAMANLIK SİMGESİ AZİZİYE DESTANI
Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sırasında, 8 Kasım 1877'yi 9 Kasım'a bağlayan gece Rusların Aziziye Tabyası'nı ele geçirdiği haberi Erzurum'da duyuldu. Henüz 22 yaşında genç bir anne olan Nene Hatun, "Bu bebeği bana Allah verdi, O'na emanet ediyorum" diyerek kucağındaki üç aylık yavrusunu beşikte bıraktı. Elinde baltası ve tırpanıyla Aziziye'ye koşan şehir halkının en ön safında yer aldı. Gösterdiği olağanüstü cesaret ve direnişle düşmanın püskürtülmesinde simge isimlerden biri oldu.
"YILIN İLK ANNESİ" UNVANI
Hayatının ilerleyen yıllarında, 1952 yılındaki 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında kendisine "3. Ordu'nun Nenesi" unvanı verildi. Cumhuriyet döneminde basının ve devletin büyük vefasıyla karşılaşan Nene Hatun, Türkiye'de kutlanan ilk Anneler Günü'nde (1955) "Yılın Annesi" seçildi.
AZİZ HATIRASI ERZURUM'DA YAŞIYOR
İlerleyen yaşına rağmen unutulmaz bir fedakarlık örneği sergileyen Nene Hatun, 98 yaşında zatürre teşhisiyle tedavi gördüğü Erzurum Numune Hastanesi'nde 22 Mayıs 1955 günü Hakk'a yürüdü. Cenazesi, destan yazdığı Aziziye Tabyaları'nda yer alan Aziziye Şehitliği'ne defnedildi.Vatan uğruna gösterdiği fedakarlıkla Türk kadınının ve anaların sembolü olan Nene Hatun, aradan geçen yıllara rağmen Erzurum'un ve tüm Türkiye'nin kalbindeki yerini koruyor. Kabrinin ve anıtının bulunduğu Aziziye'de her yıl olduğu gibi bugün de minnet duyguları tazeleniyor.
Manolya Bulut