
Erzurum’un soğuk sabahlarından birinde dükkanın kepengi açıldığında, alışılmışın dışında bir görüntü karşılıyor müşterileri. Tezgahın arkasında, elinde bıçağı ve üzerinde kasap önlüğüyle 30 yaşındaki Sedanur Kaya duruyor. Onun için burası yalnızca et satılan bir dükkan değil; çocukluğunun, babasının emeğinin ve bugün kendi ayakları üzerinde durmasının hikayesini taşıyan bir yer. Yıllarca babasının çalıştığı dükkanda büyüyen Kaya, bugün aynı tezgahın başında kardeşiyle birlikte aile mesleğini devam ettiriyor.
Kaya’nın kasaplıkla tanışması aslında bir meslek seçimiyle değil, çocukluk yıllarıyla başladı. Babasının yanında dükkana gelip giden Kaya, önce babasını izledi, ardından yaptığı işi merak etmeye başladı. Zaman içerisinde etin nasıl hazırlanacağını, nasıl parçalanacağını ve müşterinin ne istediğini öğrenen Kaya, farkında olmadan babasının mesleğinin bir parçası haline geldi. Yıllar sonra babası emekli olduğunda ise kardeşi Muhammet Kaya ile birlikte bayrağı devraldılar.

İki kardeş sırt sırta verdi
Babasının emekliye ayrılmasının ardından kardeşiyle birlikte dükkanı devraldıklarını anlatan Kaya, mesleğin kendisi için taşıdığı anlamı, “Ben bu işin içinde büyüdüm. Babam çalışırken onu hep izlerdim. O zamanlar bunun bir gün benim mesleğim olacağını düşünmüyordum. Ama zamanla öğrendim, alıştım ve sevdim. Babam emekli olduğunda da kardeşimle ‘Bu işi devam ettirelim’ dedik. Şimdi onun yıllarca yaptığı bu iş kardeşimle beraber biz yürütüyoruz.” sözleriyle anlattı.

Erzurum’un tek kadın kasabı
Kasaplık gibi erkeklerin yoğunlukta olduğu bir meslekte kadın olarak çalışmanın çevresindekilerin dikkatini çektiğini belirten Kaya, özellikle ilk dönemlerde müşterilerin kendisini gördüğünde şaşırdığını söyledi. Kadın olduğu için mesleğin kendisine yakıştırılmadığı anlar da yaşadığını ifade eden Kaya, zamanla insanların bakışının değiştiğini belirterek, “İlk zamanlarda beni görenler şaşırıyordu. ‘Siz mi kasapsınız?’ diye soranlar oluyordu. Ama insan işini yaptıkça, elinden geldiğince düzgün yapmaya çalıştıkça insanların düşüncesi de değişiyor. Artık müşterilerimiz beni tanıyor. Kadın olmamdan önce işimi nasıl yaptığıma bakıyorlar. Bu da beni mutlu ediyor” diye konuştu.

“Babam ömrünü bu mesleğe verdi”
Kasaplığın kendisi için yalnızca para kazanılan bir iş olmadığını vurgulayan Kaya, babasından kalan mesleği sürdürmenin kendisine ayrı bir sorumluluk yüklediğini söyledi. “Babam yıllarını bu işe verdi. Babamın boyundan büyük masatın belinde asılı olduğu bir fotoğrafı var. Çok küçük yaşlarda bu işe gönül vermiş. Onun emeğini bir anda bırakıp gitmek istemedim. Çünkü burada sadece bizim değil, babamın da emeği var. Onun müşterileri, yıllardır tanıdığı insanlar var. Bazen babamın eski müşterileri geliyor” dedi.

“Her şeyi ondan öğrendim”
Kaya, babasının kendisine bıraktığı en önemli mirasın yalnızca meslek olmadığını belirterek, kasaplığın beraberinde sabır, emek ve insan ilişkilerini de öğrettiğini ifade etti. Babasının yıllar içerisinde kazandığı tecrübelerin kendisi için yol gösterici olduğunu anlatan Kaya, “Babam bana etin nasıl kesileceğinden daha fazlasını öğretti. Müşteriye nasıl davranacağımı, işimi nasıl temiz ve düzgün yapacağımı, verdiğim sözün arkasında durmam gerektiğini öğretti. Şimdi her gün çalışırken aslında onun öğrettiklerini devam ettiriyorum” ifadelerini kullandı.

“Kolay bir iş değil”
Kadın olduğu için zaman zaman fiziksel açıdan zorlandığı anlar olduğunu ancak bunun mesleği yapmasına engel olmadığını söyleyen Kaya, kasaplığın emek isteyen bir iş olduğunu belirtti. Gün boyunca ayakta kaldığını, yoğun tempoda çalıştığını ve işin dikkat gerektirdiğini anlatan Kaya, “Kolay bir iş değil. Yorulduğum zamanlar oluyor ama ben bu işi severek yapıyorum. İnsan sevdiği işi yapınca yorulsa bile ertesi gün yine dükkanın yolunu tutuyor. Benim için de böyle. Sabah gelip kepengi açtığımda kendimi işimin içinde hissediyorum. Kadın olduğum için yapamayacağımı hiç düşünmedim” diye konuştu.

Kadınlara ilham oldu
Kendisini gören kadınların verdiği tepkilerin de kendisini mutlu ettiğini dile getiren Kaya, özellikle genç kadınlara cesaret vermenin kendisi için önemli olduğunu söyledi. “Bazen kadın müşteriler geliyor, beni görünce şaşırıyor ve ‘Helal olsun’ diyor. Genç kızlar da merak edip bu işi nasıl yaptığımı soruyor. Ben de onlara, bir işi yapmak istiyorsanız kadın olduğunuz için kendinize sınır koymayın diyorum. Her işin zorluğu var ama insan isterse öğrenebilir. Ben babamdan öğrendim, şimdi kardeşimle birlikte sürdürüyorum” dedi.
“Bu mesleğe sahip çıkmak istiyorum”
Babasının emekliye ayrılmasıyla kardeşiyle birlikte devraldığı mesleği gelecekte de sürdürmek istediğini belirten Kaya, “Babamın yaptığı işi devam ettirmek benim için gurur. Onun bıraktığı mesleğe sahip çıkmak istiyorum. Belki yıllar sonra ben de emekli olduğumda arkama bakıp ‘Bu işi babam yaptı, sonrada ben ve kardeşim yaptık’ diyeceğim. Umarım bizden sonra da bu mesleği sürdüren biri olur. Çünkü bazı meslekler sadece para kazanmak için yapılmıyor; ailenizin emeğini, geçmişinizi ve hatıralarınızı da taşıyor” dedi.
Şeyma TAHİR