
Konuşmasına milli birlik ve bağımsızlık vurgusuyla başlayan Devlet Bahçeli, şunları söyledi: “Çevremizde yaşanan vahim gelişmeler, istiklalimizin manzum çehresi Mehmet Akif Ersoy’a feyiz veren günlerle maalesef benzerlikler göstermektedir. Bu nedenle İstiklal Marşı’mızın gerçek anlamı ve kalıcı değeri çok daha iyi özümsenmeli, temelinde yer alan düşünce sistematiği isabetle yorumlanmalıdır. Bugün gene etrafımızı bir habis ur gibi saran emperyalizme karşı direniş ve dik duruş gösteren milletimizin, bundan 105 yıl önce muhtaç olduğu mesajlar bir şiirden ötesine nüfuz edebilen herkes için de İstiklal Marşı’mızın zamanlar üstü çağrısında saklıdır.
Ezelden beridir hür yaşamış ve hür yaşayacak bir milletin, komşu coğrafyalardaki çoklu mahiyetteki haksızlık, hayasızlık ve hukuksuzluk karşısında suskun kalması ise kimsenin hatırına gelmemelidir. Hürriyet ve bağımsızlık Türk milletinin karakteridir. Kemale ermiş bu karakterin çevresine de aynı duyarlılığı göstermesi son derece doğru, doğal ve tutarlı bir tavrın müşahhas sonucudur. İstiklal Marşı’mızın ilk sözcüğü ‘Korkma’ diye başlamaktadır. Biz korkmadıkça şafaklarımızda yüzen al sancak sönemez. Sönmedikten sonra yurdumuzun üstündeki en son ocak karşımızda hiçbir muhasım şarlatanlık duramaz.”
“Bölgede savaşın bilançosu ağırlaşıyor”
Orta Doğu’daki çatışmalara değinen Bahçeli konuşmasını şöyle sürdürdü: “ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik başlattığı kirli savaşın 11’inci gününde bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım günbegün artış kaydetmektedir.Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin, dijital harbin, elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine benzerine çok nadir rastlanacak örnekleri de kademe kademe ilerletilmektedir. Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmıştır.
Karşılıklı fırlatılan füzeler, katledilen masum insanlar, tahrip edilen kaynaklar, hedef alınan altyapılar, tıkanan deniz yolları ve daralan ticaret kanalları insanlığın nefesini tutarak izlediği bir savaş tablosunun satır başlarıdır.” “175 çocuğun ölmesi katliamdır” İran’da sivillerin hedef alınmasına da değinen Bahçeli şu ifadeleri kullandı: “28 Şubat 2026 tarihinde İran’ın Minab kentinde bir okulun bombalanması sonucunda 175 çocuğun ölmesi tahammül edilemeyecek bir katliamdır. Hakikaten felaket kol gezmektedir.” “Türkiye yolgeçen hanı değildir” İran’dan ateşlenen bazı mühimmatların Türkiye hava sahasına yöneldiğini hatırlatan Bahçeli şunları söyledi: “4 Mart 2026 tarihinde İran’dan Türkiye istikametine doğru gelen balistik mühimmat Türk hava sahasına girmeden NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilmiştir. 9 Mart 2026 tarihinde İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı parçalarının Gaziantep’te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Türkiye üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti’dir.
Türkiye’nin yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz.” “Zalime karşı bitaraf olmayacağız” Konuşmasının sonunda Türkiye’nin adalet ve hak vurgusunu yineleyen Bahçeli şunları söyledi: “Biz hem sınır güvenliğimizi hem de hava sahası güvenliğimizi korumakla mükellefiz. Devletimizin egemenlik haklarına, milletimizin birliğine ve bekasına uzanacak her eli kırmaya muktediriz. Türkiye’nin İran’la sınır uzunluğu 530 kilometredir. Biz aynı coğrafyayı paylaşan, tarihi ilişkileri yoğun olan iki dost ülkeyiz.Komşu bir ülkeye yapılan her vandal saldırıya tepkimiz ve itirazımız vardır. Biz haklının yanında, haksızlık yapan kim olursa olsun karşısındayız. Şayet söz konusu zalimlerse asla bitaraf olmayacağız.” HABER MERKEZİ
Karşılıklı fırlatılan füzeler, katledilen masum insanlar, tahrip edilen kaynaklar, hedef alınan altyapılar, tıkanan deniz yolları ve daralan ticaret kanalları insanlığın nefesini tutarak izlediği bir savaş tablosunun satır başlarıdır.” “175 çocuğun ölmesi katliamdır” İran’da sivillerin hedef alınmasına da değinen Bahçeli şu ifadeleri kullandı: “28 Şubat 2026 tarihinde İran’ın Minab kentinde bir okulun bombalanması sonucunda 175 çocuğun ölmesi tahammül edilemeyecek bir katliamdır. Hakikaten felaket kol gezmektedir.” “Türkiye yolgeçen hanı değildir” İran’dan ateşlenen bazı mühimmatların Türkiye hava sahasına yöneldiğini hatırlatan Bahçeli şunları söyledi: “4 Mart 2026 tarihinde İran’dan Türkiye istikametine doğru gelen balistik mühimmat Türk hava sahasına girmeden NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilmiştir. 9 Mart 2026 tarihinde İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı parçalarının Gaziantep’te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Türkiye üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti’dir.
Türkiye’nin yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz.” “Zalime karşı bitaraf olmayacağız” Konuşmasının sonunda Türkiye’nin adalet ve hak vurgusunu yineleyen Bahçeli şunları söyledi: “Biz hem sınır güvenliğimizi hem de hava sahası güvenliğimizi korumakla mükellefiz. Devletimizin egemenlik haklarına, milletimizin birliğine ve bekasına uzanacak her eli kırmaya muktediriz. Türkiye’nin İran’la sınır uzunluğu 530 kilometredir. Biz aynı coğrafyayı paylaşan, tarihi ilişkileri yoğun olan iki dost ülkeyiz.Komşu bir ülkeye yapılan her vandal saldırıya tepkimiz ve itirazımız vardır. Biz haklının yanında, haksızlık yapan kim olursa olsun karşısındayız. Şayet söz konusu zalimlerse asla bitaraf olmayacağız.” HABER MERKEZİ
TÜRKİYE ÜZERİNDE KUMAR OYNANACAK BİR ÜLKE DEĞİLDİR YOL GECEN HANI DEĞİLDİR... DİYEN GENEL BAŞKANIM SAYIN DEVLET BAHÇELİ NİN BU CÜMLESİNİN HER HARFİNE KEFİLİM...İRAN AMERİKA İSRAİL..BU HABERİ OKUYUN BELKİ OSMANLIYI BİR KEZ DAHA ANLARSINIZ...ANLAMAZSANIZ GEÇMİŞDE AĞABABALARINZA SORUN