
Tam yerine rast gelen fıkra veya hikâyeler vardır ya.
İşte tam onlardan bir tanesi!
Asgari ücretin mânâ ve ehemmiyetini anlatan hikâye.
"Ölme eşeğim ölme"...
Nasreddin Hocanın bir hikâyesi var. Memlekette bir sene kıtlık olmuş; arpa, buğday kalmamış. Kış da gelip çatmış. Nasreddin Hoca, eşeğinin her gün arpasını azaltmaya ve hayvanın günlük payından kesmeye mecbur kalmış. Her gün birer parmak eksilen arpa, son zamanlarda iyice azalmış. Hoca hayvana yem verirken onunla konuşur gibi yaparmış; “Aman benim emektar eşeğim, sakın açlıktan ölme. Senin için on dönüm yonca ektirdim. Hele bir bahar gelsin, hepsi de senin olacak, bol bol yonca yiyeceksin. Yalnız şimdi biraz tasarruf etmemiz lazım.” deyip, arpayı günden güne azaltırmış.
Buna alışamayan eşek günden güne zayıflamış, iskeleti çıkmış ve bir sabah Hoca, ahıra girince eşeğin ölüsüyle karşılaşmış, “Vah zavallı eşeğim vah… Tam tasarrufa alışmıştın ama ecel sana zaman tanımadı. Yemyeşil yoncalara hasret gittin.” demiş.
Bilindiği üzere asgari ücret 2.943 lira Bürüt, 2.324 lira net olarak açıklanmıştı.
Asgari ücretin açıklanmasından birkaç gün sonra Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, asgari ücrete ilişkin, "söz verdiler, gelecek yıl her iki tarafın anlaştığı rakamlar üzerinden konuşacağız", şeklinde bir açıklama yaptı.
Allah aşkına böyle açıklamaya güler misiniz? Ağlar mısınız?
Gelecek yılı beklemekte nedir? Ekonomik verilerin olumsuz seyrettiği günümüz şartlarında, işçinin en çok ihtiyacı olduğu bir dönemde acaba neden anlaşmaya gidilmedi?
Sizlerde yakından takip ediyordunuz. Asgari ücrete DİSK bu yıl 3.200 lira teklif etti. Ancak üç konfederasyon ortak hareket kararı alınca Türk-İş, Hak–İş ve DİSK desteğiyle kasım ayı geçinme tutarı olan net 2 bin 578 liranın altındaki rakamın kabul edilmeyeceği açıkladı. Dördüncü toplantı sonrası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kararlarını bize getirsinler işçiye jestimizi biz de yaparız”, dedi.
Ancak ortada ne jest var, nede beklenilen rakam.
Burada Sayın Bakan'ın atladığı bir konu var. İşçi ve işverenler asgari ücretin vergi dışı bırakılması konusunda anlaşmışlardı. Anlaşma ortadayken vergileri kaldırmak yerine top, 2020'nin sonuna atılıyor. Asgari ücretten alınan vergilerde indirim veya iyileştirme yapılsaydı ortada hiç bir sorun zaten kalmayacaktı.
Her şeyden önemlisi asgari ücret pazarlık yapılacak bir konu değildir. Asgari ücret, işçi ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak, insanlık onuruyla bağdaşacak bir ücret olmalıydı. Asgari ücrete verilen zammın neden düşük olduğuna dair her vatandaşın olmazsa olmazı sadece iki örnek vereceğim. Geçen yıl 1 kğ beyaz peynirin kilosu 10 lira iken bugün 800 gr beyaz peynir 20 lira. Geçen yıl 1 kğ çay 15 liraydı bugün 28 lira. Gelecek yıl ne kadar zam gelecek onu da bekleyip göreceğiz.
2020'nin sonu mu? Bu günden farklı olacağını düşünmüyorum. Yüksek enflasyondan dolayı asgari ücretlileri teselli etmek amacıyla söylendiğini düşünüyorum. Hikayede anlatıldığı gibi asgari ücretliye, "2020'nin sonuna kadar sakın açlıktan ölme, hastalanma, kıyafet alma, elektrik harcama, doğalgazı az yak" gibi sözler söyleniyor.
İşte tam onlardan bir tanesi!
Asgari ücretin mânâ ve ehemmiyetini anlatan hikâye.
"Ölme eşeğim ölme"...
Nasreddin Hocanın bir hikâyesi var. Memlekette bir sene kıtlık olmuş; arpa, buğday kalmamış. Kış da gelip çatmış. Nasreddin Hoca, eşeğinin her gün arpasını azaltmaya ve hayvanın günlük payından kesmeye mecbur kalmış. Her gün birer parmak eksilen arpa, son zamanlarda iyice azalmış. Hoca hayvana yem verirken onunla konuşur gibi yaparmış; “Aman benim emektar eşeğim, sakın açlıktan ölme. Senin için on dönüm yonca ektirdim. Hele bir bahar gelsin, hepsi de senin olacak, bol bol yonca yiyeceksin. Yalnız şimdi biraz tasarruf etmemiz lazım.” deyip, arpayı günden güne azaltırmış.
Buna alışamayan eşek günden güne zayıflamış, iskeleti çıkmış ve bir sabah Hoca, ahıra girince eşeğin ölüsüyle karşılaşmış, “Vah zavallı eşeğim vah… Tam tasarrufa alışmıştın ama ecel sana zaman tanımadı. Yemyeşil yoncalara hasret gittin.” demiş.
Bilindiği üzere asgari ücret 2.943 lira Bürüt, 2.324 lira net olarak açıklanmıştı.
Asgari ücretin açıklanmasından birkaç gün sonra Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, asgari ücrete ilişkin, "söz verdiler, gelecek yıl her iki tarafın anlaştığı rakamlar üzerinden konuşacağız", şeklinde bir açıklama yaptı.
Allah aşkına böyle açıklamaya güler misiniz? Ağlar mısınız?
Gelecek yılı beklemekte nedir? Ekonomik verilerin olumsuz seyrettiği günümüz şartlarında, işçinin en çok ihtiyacı olduğu bir dönemde acaba neden anlaşmaya gidilmedi?
Sizlerde yakından takip ediyordunuz. Asgari ücrete DİSK bu yıl 3.200 lira teklif etti. Ancak üç konfederasyon ortak hareket kararı alınca Türk-İş, Hak–İş ve DİSK desteğiyle kasım ayı geçinme tutarı olan net 2 bin 578 liranın altındaki rakamın kabul edilmeyeceği açıkladı. Dördüncü toplantı sonrası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kararlarını bize getirsinler işçiye jestimizi biz de yaparız”, dedi.
Ancak ortada ne jest var, nede beklenilen rakam.
Burada Sayın Bakan'ın atladığı bir konu var. İşçi ve işverenler asgari ücretin vergi dışı bırakılması konusunda anlaşmışlardı. Anlaşma ortadayken vergileri kaldırmak yerine top, 2020'nin sonuna atılıyor. Asgari ücretten alınan vergilerde indirim veya iyileştirme yapılsaydı ortada hiç bir sorun zaten kalmayacaktı.
Her şeyden önemlisi asgari ücret pazarlık yapılacak bir konu değildir. Asgari ücret, işçi ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak, insanlık onuruyla bağdaşacak bir ücret olmalıydı. Asgari ücrete verilen zammın neden düşük olduğuna dair her vatandaşın olmazsa olmazı sadece iki örnek vereceğim. Geçen yıl 1 kğ beyaz peynirin kilosu 10 lira iken bugün 800 gr beyaz peynir 20 lira. Geçen yıl 1 kğ çay 15 liraydı bugün 28 lira. Gelecek yıl ne kadar zam gelecek onu da bekleyip göreceğiz.
2020'nin sonu mu? Bu günden farklı olacağını düşünmüyorum. Yüksek enflasyondan dolayı asgari ücretlileri teselli etmek amacıyla söylendiğini düşünüyorum. Hikayede anlatıldığı gibi asgari ücretliye, "2020'nin sonuna kadar sakın açlıktan ölme, hastalanma, kıyafet alma, elektrik harcama, doğalgazı az yak" gibi sözler söyleniyor.