
Erzurum doğumlu ressam ve görsel sanatlar öğreticisi Fesih Özyurt, 1984 yılında başladığı kamu görevinden 2014 yılında emekli olmasının ardından sanat çalışmalarını farklı bir boyuta taşıdı. Çocukluk yıllarında yatılı okulda yaşadığı aile hasretini tuvale yansıtarak resim yapmaya başlayan Özyurt, emeklilik sonrası bu tutkusundan kopmayıp oturduğu binanın bodrum katını resim atölyesine çevirerek sanatını burada icra etmeye başladı.

Yatılı okul yıllarından bodrum atölyesine
Köylerdeki imkansızlıklar nedeniyle eğitimine yatılı okullarda başladığını ifade eden Fesih Özyurt, sanata olan yöneliminin temelinde bu yıllardaki aile hasretinin yattığını dile getirdi. 11 yıl boyunca yatılı okullarda eğitim gördüğünü belirterek süreci şu sözlerle aktardı:

"Yetiştiğimiz coğrafyada büyük köylerde ilkokul vardı ama 20-30-40 hanelik köylerde ilkokul olmadığı için yatılı bölge okulları tercih edildi. Biz 5 yıl doğup büyüdüğümüz ilçede okuduk, ondan sonra devlet parasız sınavlarını kazandık. 6 yıl Erzurum merkezinde, 5 yıl da Hınıs Yatılı Bölge Okulu'nda olmak üzere 11 yıl yatılı okudum. Ailenden kopuksunuz, anne baba hasreti oluyor. O hasretlik inanın insanı düşünmeye, tefekküre, sanata yönlendiriyor. Benim sanatımın temellerinin atılmasında yatılı okulların çok faydası olduğuna inanıyorum" dedi.

Hattatoğlu tavsiye etti, bodrum katı atölye oldu
Emekli olduktan sonra 7 yıl boyunca çeşitli halk eğitim ve gençlik merkezi kurslarına devam ettiğini belirten Özyurt, pandemi sonrasında çalışmalarını sürdürmek için özel bir alana ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bu süreçte Erzurum’un tanınan minyatür maket sanatçısı Doğan Hattatoğlu’nun yönlendirmesinin etkili olduğunu vurgulayan Özyurt "Pandemi sürecinden sonra kurslar kapatıldı. Kendimize ait özel bir yer açmamız gerektiğine inandım. Orada Doğan Hattatoğlu hocamızla hayırla, saygıyla yad ediyorum; 'Fesih Bey, kendine bir özel yer aç' dedi. ondan sonraki süreç başladı. İkamet ettiğim binanın bodrum katı boşalınca yönetime müracaat ettim. 'Ev ortamında çalışamıyoruz, burayı değerlendirmek istiyorum' dedim. Onlar da destek verdiler. Yaklaşık 3,5 yıldır bu binanın bodrum katında sanatımızı icra ediyoruz. Çok mutluyuz, gelen misafirlerimize de kapımız açık" dedi.

"100 Yıl Yaşasam Fırçayı Elimden Bırakmam"
Resim hayatına 1984 yılında mesai arkadaşının yönlendirmesiyle profesyonelce adım attığını ve ilk sergisini 45 tabloyla açtığını belirten Özyurt, sanat üretimine bodrum katındaki atölyesinde kararlılıkla devam ettiğini şu sözlerle dile getirdi "100 yıl yaşım olsa herhalde 100 yıl fırçayı elimden bırakmamaya yeminliyim. O kadar sevdiğim bir sanat. Genelde tabiat ağırlıklı çalışırım. Bunun dışında Selçuklulardan Osmanlılara, Cumhuriyet'ten günümüze kadar tarihimize mal olmuş şahsiyetleri portre olarak yapıyorum. Geçmişimizin izlerini yeni nesle aktarabilmek bizim görevimizdir" dedi.

18. Sergiye Çifte Minareli Medrese’de yoğun katılım
Eserlerini atölyesinin yanı sıra sosyal medya platformları üzerinden de sanatseverlerin beğenisine ve satışına sunan Özyurt, bodrum katındaki atölyesinde hazırladığı eserlerini Erzurum'un simge yapılarından tarihi Çifte Minareli Medrese'de açtığı sergiyle vatandaşlarla buluşturdu. Sanatçının kapılarını açtığı 18. kişisel sergisi, Erzurumlu sanatseverlerin ve ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Sergide yer alan tablolar, 11 bin TL civarında değişen fiyat aralıklarıyla satışa sunuldu.
Sanatçı Fesih Özyurt, sanata gönül veren tüm hemşehrilerine çağrıda bulunarak, "Tüm Erzurumlu sanatseverleri hem sergimize hem de bodrum katındaki atölyemde bir fincan çay içmeye davet ediyorum" dedi.
Sibel Demirer