
Bakan Tekin, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti Erzurum milletvekilleri Selami Altınok, Abdurrahim Fırat, Mehmet Emin Öz ve Fatma Öncü, belediye başkanları ile AK Parti Erzurum İl Başkanlığını ziyaret etti.
Bakan Tekin, burada yaptığı konuşmada, bu yıl Türkiye'de ramazanla ilgili çeşitli etkinlikler düzenlediklerini söyledi.
Bakanlık görevine başladıktan itibaren geçen süre içerisinde çocukların ve gençlerin milli birlik, vatanseverlik, dayanışma ve yardımlaşma duygularını artıracak ve pekiştirecek etkinlikler içerisinde olmaya çaba sarf ettiklerini ifade eden Tekin, "Bir şey daha yapmamız lazım dedik ve kapitalist ve küreselleşen dünyada artık yerel ve milli değerlerin biraz aşındığı, törpülendiği ve çocukların, gençlerin yerel bağlılıklarını, vatanseverliklerinin azaldığına dair genel bir kanaat var. Bizde de bu eleştiriler yükselmeye başlayınca biz de çocukların milli ve manevi değerlere bağlı olarak yetişmesi bizim açımızdan önemli dedik." diye konuştu.
- "Emanete aynı sorumlulukla sahip çıkacak bir kuşak yetiştirmek durumundayız"
Dünyadaki gelişmelere işaret eden Tekin, şöyle konuştu:
"Etrafımız ateş çemberi. Bu coğrafyada ve ortamda çocuklarımızın üzerinde yaşadıkları coğrafyayı vatan kabul edip, bize kanlarıyla emanet edilen bu coğrafyayı biz de gözümüz gibi bakacak bir kuşak yetiştirmek zorundayız. Biz de aynı emanete aynı sorumlulukla sahip çıkacak bir kuşak yetiştirmek durumundayız. Aksi durumda etrafımız haberlere konu olan ülkeler gibi vatanseverlik bağlarının zayıfladığı ülkeler gibi oluruz, Allah korusun. O yüzden biz çocuklarımıza bunu öğretelim istedik. Bu anlamda çocuklarımızın bu duyguları en iyi görebilecekleri en iyi dönem bizim toplumumuzda ramazan ayı."
Tekin, ramazan etkinlikleri konusunda Anayasa'dan hareketle genelge yayınladıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:
"Genelgeyi yayınladıktan sonra kıyamet koptu. Önce hala 28 Şubat özlemcisi olarak tanımladığım ve hala Anadolu insanlarına göbeğini kaşıyan bidon kafalı muamelesi çeken bir grup kişi tuttu bizim genelgemizle ilgili asla hak etmediğimiz ifadeler kullanan bildiri yayınladılar, 'toplumu Talibanlaştırıyorsunuz' dediler. Bilhassa CHP'nin geliştirdiği 'Ben yaparım sen de hesap soramazsın çünkü senin hesap sorma yetkin yok çünkü sen demokratik usullerle seçildin ama seni seçen insanlar, Anadolu'daki göbeğini kaşıyan bidon kafalı insanlar. Dolayısıyla senin bu demokratik hakları kullanmaya, yargı erkinin bu anlamda yaptığı işleri ben geçersiz kabul ediyorum. Bu mahkemeyi kabul etmiyorum' diyorlar. Silivri'deki davaları seyrediyorsunuz. Mahkeme heyeti soruyor, asrın yolsuzluğu diye tanımlanan yolsuzlukları soruyor, adam 'ben sizi yargılayacağım' diyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir hukuk devleti yok."
- "Koskaca Cumhuriyet Halk Partisini bir film setine çevirdiler"
Devlet yönetmenin ciddi bir iş olduğunu söyleyen Tekin, şöyle devam etti:
"Koskaca Cumhuriyet Halk Partisi'ni bir film setine çevirdiler. İnanın ben şu anda CHP içerisinde olanları izlerken, Kartal Tibet'in ilk yönetmen olarak yaptığı Tosun Paşa fimi var. Şimdi orada iki aile vardı, kavga eden. Seferoğulları ve Tellioğulları. Tellioğlulları ailesinde Şener Şen, Kemal Sunal başrolde oynuyorlar. Şener Şen rolünde Lütfü bey vardı. Lütfü Bey ailenin patronu, ağası. Daver Bey'in kızı Leyla'ya aşık ve almak istiyor ama alamıyor. Bir oyun kuruyor ve diyor ki kimse Tosun Paşa'yı nasıl olsa tanımıyor. Kemal Sunal'a yani evin hizmetini gören Şaban'a bir rol veriyor. 'Sen Tosun Paşa ol, Leyla'yı ve Yeşil Vadi'yi ben alayım.' Şimdi şu an CHP'de aynen böyle bir şey var. Entrikacı bir Lütfü var, entrikacı Lütfü birisine Tosun Paşa rolü verdi. Şimdi Tosun Paşa role kendisini çok kaptırdı, Leyla'yı ben alacağım diyor.
Şimdi aralarındaki kavga 'Leyla'yı ve Yeşil Vadi'yi kim alacak' kavgası ama uyarıyorum, siz böyle kavga ederseniz, vatandaşta sizin film çevirdiğinizi görürse, ne aşık olduğunuz şeye ulaşırsınız, ne de Yeşil Vadi'ye kavuşursunuz. Ben ikisini de uyarıyorum. İkisi de birbirine böyle film setindeki gibi rol yapıyor. Biz de keyifle seyrediyoruz. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi çekirdek alıp CHP'nin içerisindeki gelişmeleri uzaktan seyredeceğimiz bir dünya. Keyif alıyorum CHP'de olanları seyretmekten ama ülkem adına utanıyorum. Çünkü demokratik ülkelerde ana muhalefet diye bildiğimiz partiler ya da muhalefet partileri ister iktidarda olsun ister muhalefette olsun, demokratik siyasal yaşamın bel kemiğidirler, vazgeçilmez unsurudurlar. Maalesef Türkiye'de böyle bir muhalefet var. Allah'tan bizi böyle hayatı film setine dönüştürmek isteyen insanların eline, onların iktidarına teslim etmediği için şükrediyorum. Sizin gayret ve çabalarıyla o arkadaşlar kendi evlerinde film çevirmeye devam etsinler."
AA
Bakanlık görevine başladıktan itibaren geçen süre içerisinde çocukların ve gençlerin milli birlik, vatanseverlik, dayanışma ve yardımlaşma duygularını artıracak ve pekiştirecek etkinlikler içerisinde olmaya çaba sarf ettiklerini ifade eden Tekin, "Bir şey daha yapmamız lazım dedik ve kapitalist ve küreselleşen dünyada artık yerel ve milli değerlerin biraz aşındığı, törpülendiği ve çocukların, gençlerin yerel bağlılıklarını, vatanseverliklerinin azaldığına dair genel bir kanaat var. Bizde de bu eleştiriler yükselmeye başlayınca biz de çocukların milli ve manevi değerlere bağlı olarak yetişmesi bizim açımızdan önemli dedik." diye konuştu.
- "Emanete aynı sorumlulukla sahip çıkacak bir kuşak yetiştirmek durumundayız"
Dünyadaki gelişmelere işaret eden Tekin, şöyle konuştu:
"Etrafımız ateş çemberi. Bu coğrafyada ve ortamda çocuklarımızın üzerinde yaşadıkları coğrafyayı vatan kabul edip, bize kanlarıyla emanet edilen bu coğrafyayı biz de gözümüz gibi bakacak bir kuşak yetiştirmek zorundayız. Biz de aynı emanete aynı sorumlulukla sahip çıkacak bir kuşak yetiştirmek durumundayız. Aksi durumda etrafımız haberlere konu olan ülkeler gibi vatanseverlik bağlarının zayıfladığı ülkeler gibi oluruz, Allah korusun. O yüzden biz çocuklarımıza bunu öğretelim istedik. Bu anlamda çocuklarımızın bu duyguları en iyi görebilecekleri en iyi dönem bizim toplumumuzda ramazan ayı."
Tekin, ramazan etkinlikleri konusunda Anayasa'dan hareketle genelge yayınladıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:
"Genelgeyi yayınladıktan sonra kıyamet koptu. Önce hala 28 Şubat özlemcisi olarak tanımladığım ve hala Anadolu insanlarına göbeğini kaşıyan bidon kafalı muamelesi çeken bir grup kişi tuttu bizim genelgemizle ilgili asla hak etmediğimiz ifadeler kullanan bildiri yayınladılar, 'toplumu Talibanlaştırıyorsunuz' dediler. Bilhassa CHP'nin geliştirdiği 'Ben yaparım sen de hesap soramazsın çünkü senin hesap sorma yetkin yok çünkü sen demokratik usullerle seçildin ama seni seçen insanlar, Anadolu'daki göbeğini kaşıyan bidon kafalı insanlar. Dolayısıyla senin bu demokratik hakları kullanmaya, yargı erkinin bu anlamda yaptığı işleri ben geçersiz kabul ediyorum. Bu mahkemeyi kabul etmiyorum' diyorlar. Silivri'deki davaları seyrediyorsunuz. Mahkeme heyeti soruyor, asrın yolsuzluğu diye tanımlanan yolsuzlukları soruyor, adam 'ben sizi yargılayacağım' diyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir hukuk devleti yok."
- "Koskaca Cumhuriyet Halk Partisini bir film setine çevirdiler"
Devlet yönetmenin ciddi bir iş olduğunu söyleyen Tekin, şöyle devam etti:
"Koskaca Cumhuriyet Halk Partisi'ni bir film setine çevirdiler. İnanın ben şu anda CHP içerisinde olanları izlerken, Kartal Tibet'in ilk yönetmen olarak yaptığı Tosun Paşa fimi var. Şimdi orada iki aile vardı, kavga eden. Seferoğulları ve Tellioğulları. Tellioğlulları ailesinde Şener Şen, Kemal Sunal başrolde oynuyorlar. Şener Şen rolünde Lütfü bey vardı. Lütfü Bey ailenin patronu, ağası. Daver Bey'in kızı Leyla'ya aşık ve almak istiyor ama alamıyor. Bir oyun kuruyor ve diyor ki kimse Tosun Paşa'yı nasıl olsa tanımıyor. Kemal Sunal'a yani evin hizmetini gören Şaban'a bir rol veriyor. 'Sen Tosun Paşa ol, Leyla'yı ve Yeşil Vadi'yi ben alayım.' Şimdi şu an CHP'de aynen böyle bir şey var. Entrikacı bir Lütfü var, entrikacı Lütfü birisine Tosun Paşa rolü verdi. Şimdi Tosun Paşa role kendisini çok kaptırdı, Leyla'yı ben alacağım diyor.
Şimdi aralarındaki kavga 'Leyla'yı ve Yeşil Vadi'yi kim alacak' kavgası ama uyarıyorum, siz böyle kavga ederseniz, vatandaşta sizin film çevirdiğinizi görürse, ne aşık olduğunuz şeye ulaşırsınız, ne de Yeşil Vadi'ye kavuşursunuz. Ben ikisini de uyarıyorum. İkisi de birbirine böyle film setindeki gibi rol yapıyor. Biz de keyifle seyrediyoruz. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi çekirdek alıp CHP'nin içerisindeki gelişmeleri uzaktan seyredeceğimiz bir dünya. Keyif alıyorum CHP'de olanları seyretmekten ama ülkem adına utanıyorum. Çünkü demokratik ülkelerde ana muhalefet diye bildiğimiz partiler ya da muhalefet partileri ister iktidarda olsun ister muhalefette olsun, demokratik siyasal yaşamın bel kemiğidirler, vazgeçilmez unsurudurlar. Maalesef Türkiye'de böyle bir muhalefet var. Allah'tan bizi böyle hayatı film setine dönüştürmek isteyen insanların eline, onların iktidarına teslim etmediği için şükrediyorum. Sizin gayret ve çabalarıyla o arkadaşlar kendi evlerinde film çevirmeye devam etsinler."
AA