
Hutbede, Gazze’de yaşananların yalnızca Filistinlilerin maruz kaldığı bir felaket olmadığı, tüm insanlığın vicdanını, ahlakını ve onurunu ilgilendiren tarihi bir sınav olduğu vurgulandı.
Gazze’de camilerin, evlerin, okulların ve hastanelerin hedef alındığına dikkat çekilen hutbede, çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engellilerin de yaşanan acılardan etkilendiği ifade edildi. Dünyanın farklı bölgelerinde katliamın sona ermesi, sivillerin korunması ve insani yardımların ulaştırılması için yükselen tepkilerin, insanlığın vicdanını koruduğunun göstergesi olduğu belirtildi.
“Gazze’yi unutmamak bizim imtihanımız”
Hutbede, tarihte zulmün kalıcı olmadığına işaret edilerek sabır ve direniş mesajı verildi. Gazzeli bir çocuğun, “Evimizi yıkarsanız yenisini yaparız, okulumuzu yıkarsanız yenisini kurarız. Biz hiçbir yere gitmiyoruz!” sözlerine yer verilerek Filistinlilerin topraklarına bağlılığına dikkat çekildi.
Gazze’de yaşananların Müslümanlar için de bir sorumluluk sınavı olduğu belirtilen hutbede, “Gazzeli kardeşlerimizin imtihanı sabretmekse bizim imtihanımız unutmamak, onların imtihanı direnmekse bizim imtihanımız duyarlı olmak, onların imtihanı yoklukla mücadeleyse bizim imtihanımız imkânlarımızı onlarla paylaşmaktır” ifadeleri kullanıldı.
Boykot ve dayanışma çağrısı
Hutbede, tüketim gücünün önemine değinilerek boykotun geçici bir tepki değil, zulme karşı bilinçli ve ahlaki bir tavır olarak görülmesi gerektiği vurgulandı. Müslümanların birbirlerine destek olmalarının önemine işaret edilirken, başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere dünyanın farklı bölgelerindeki mazlumların yaşadığı sıkıntılara dikkat çekildi.
Hutbe, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s.) Müslümanların dayanışmasını ve birbirlerini korumasını öğütleyen hadisiyle sona erdi.
Esra Arpa