
Hutbede, Allah Resulü Hz. Muhammed’in (s.a.s.) Medinelilerin kendilerine İslam’ı öğretecek birini istemesi üzerine Mus‘ab bin Umeyr’i görevlendirmesi ve Mus‘ab’ın insanlara İslam’ı anlatma gayreti örnek olarak aktarıldı.
Tebliğde güzel ahlak vurgusu
Hz. Mus‘ab’ın başarısında Peygamber Efendimizin güzel ahlakını kendisine rehber edinmesinin önemli olduğu belirtilen hutbede, İslam’ın anlatılmasında yumuşak söz, güler yüz ve güzel davranışın önemine dikkat çekildi.
Hutbede, “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et…” ayetine yer verilerek İslam’ın güzelliklerini anlatmanın toplumun belirli bir kesimiyle sınırlı olmadığı ifade edildi.
Anne ve babaların çocuklarının iyiliği için gösterdiği çaba, öğretmenlerin öğrencilerine olumlu örnek olma gayreti, esnafın müşterisine güven vermesi ve insanların komşuluk ilişkilerindeki güzel davranışlarının da tebliğ sorumluluğu kapsamında değerlendirildiği belirtildi.
“Tebliğin özünde bir gönle girmek vardır”
Tebliğin yalnızca sözle gerçekleşmediği vurgulanan hutbede, bir tebessümün veya selamın dahi insanların gönlüne dokunabileceği ifade edildi.
Hz. Ali’ye hitaben aktarılan, “Allah’a yemin olsun ki Rabbimizin senin vesilenle bir kişiyi hidayete erdirmesi, senin için dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır” hadisine de yer verildi.
Sosyal medya kullanımı için uyarı
Hutbede teknolojinin gelişmesiyle birlikte tebliğ için yeni iletişim imkânlarının ortaya çıktığı belirtilirken, sosyal medya kullanımına ilişkin de uyarılarda bulunuldu.
Sosyal medyada paylaşım yapanların sözlerinin doğruluğuna ve başkalarının mahremiyetine dikkat etmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca ilim meclislerinde konuşulması gereken konuların sosyal medyada ölçüsüz şekilde tartışılmaması gerektiği vurgulandı.
Hutbenin sonunda ise Müslümanların davranışlarıyla İslam’ın güzelliklerini göstermeleri ve insanların kendilerini güvende hissedeceği bir yaklaşım sergilemeleri gerektiği mesajı verildi.
Esra Arpa