
“Muhterem Müslümanlar” hitabıyla başlayan hutbede, duyarlılığın mutlu bir insan ve huzurlu bir toplum için temel erdemlerden biri olduğu vurgulandı. Duyarlılık; kişinin kendisi için istediği iyilikleri başkaları için de istemesi, sorumluluklarını fark ederek yerine getirmesi ve insan onurunu gözetmesi olarak tanımlandı.
“Nemelazımcılık ve vurdumduymazlık eleştirisi”
Hutbede, nemelazımcı ve vurdumduymaz yaklaşımın İslam ahlakıyla bağdaşmadığı belirtilerek, “O, sorumluluklarını bihakkın yerine getirmenin gayretinde olandır” ifadelerine yer verildi.
Aile ilişkilerinden toplumsal yaşama kadar geniş bir çerçevede sorumluluk bilincine dikkat çekilen hutbede, Müslümanların anne-babaya saygılı, eş ve çocuklarına karşı hoşgörülü olması gerektiği vurgulandı.
Çevre ve doğa hassasiyeti vurgusu
Hutbede ayrıca çevre duyarlılığına özel bir başlık açıldı. Orman, su ve toprak gibi doğal kaynakların korunmasının dini bir sorumluluk olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Yarın, ‘Ciğerlerimiz yanıyor’ haberleriyle uyanmamak için; ‘Barajlarımız kurudu’ endişesiyle yaşamamak için bugünden gerekli tedbirleri almak gerekir.”
Zamanın verimli kullanılması çağrısı
Hutbede zaman yönetimi ve çalışmanın önemi de vurgulandı. Müslümanların zamanı boşa harcamaması gerektiği ifade edilerek çalışmanın bir yaşam tarzı olduğu belirtildi. Ayrıca, “Mümin bal arısına benzer” hadisi hatırlatılarak, Müslümanın üretken, faydalı ve topluma zarar vermeyen bir hayat sürmesi gerektiği aktarıldı.
Hutbe, “kendimiz ve çocuklarımız için yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yolu duyarlılıktan geçer” mesajıyla sona erdi. Peygamber Efendimizin (s.a.s) sorumluluk bilinci ve güzel ahlakı vurgulayan hadislerine de yer verildi.
Esra Arpa