
O gece yalnızca vatandaşlar değil, güvenlik güçleri ve komutanların kararlı duruşu da darbe girişiminin Doğu Anadolu'da başarısızlığa uğramasında kritik rol oynadı.
15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye, tarihinin en karanlık gecelerinden birini yaşadı. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) devletin anayasal düzenini hedef alan darbe girişimi, milyonlarca vatandaşın demokrasiye sahip çıkmasıyla bertaraf edildi. O gece milli iradenin en güçlü şekilde hissedildiği şehirlerden biri de Erzurum oldu.
Televizyon ekranlarında saatler 22.00'yi gösterirken İstanbul'daki köprülerin askerler tarafından kapatıldığı haberleri peş peşe gelmeye başladı. Kısa süre sonra dönemin Başbakanı Binali Yıldırım'ın yaptığı "Bir kalkışma var" açıklaması, Erzurum'da adeta bir alarm etkisi oluşturdu.
Çağrı beklenmeden meydanlara çıkıldı
Türkiye'nin birçok noktasında vatandaşlar gelişmeleri takip ederken, Erzurum'da binlerce kişi hiç tereddüt etmeden sokaklara çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın saat 00.26'da televizyon ekranlarından yaptığı "Meydanlara çıkın" çağrısından yaklaşık iki saat önce kentte büyük bir hareketlilik başlamıştı. Nene Hatun'un torunları olarak anılan Erzurumlular, demokrasiye sahip çıkmak için ellerinde Türk bayraklarıyla meydanları doldurdu. Cumhuriyet Caddesi kısa sürede binlerce insanın toplandığı bir demokrasi meydanına dönüştü.
9. kolordu önünde sabaha kadar nöbet
Kentte oluşan kalabalığın bir bölümü, 9. Kolordu Komutanlığı önüne yürümek istedi. Olası bir provokasyonun önüne geçmek isteyen emniyet güçleri, vatandaşlarla sağduyulu bir iletişim kurarak karargâha girişe izin vermedi. Ancak Erzurumlular geri dönmedi.
Vatandaşlar gece boyunca 9. Kolordu Komutanlığı önünde nöbet tutarak hem güvenlik güçlerine destek verdi hem de olası bir darbe girişimine karşı demokrasi nöbetini sürdürdü.
Emniyet alarma geçti
Darbe girişiminin ilk saatlerinde Erzurum Emniyet Müdürlüğü de tam anlamıyla alarma geçti.Dönemin İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk'ün telsizden yaptığı, "Cephaneliği açın. Mühimmat eksiği olan personel tamamlasın." anonsu, o gece güvenlik güçlerinin içinde bulunduğu yüksek teyakkuzun en önemli göstergelerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Emniyet teşkilatı, olası tüm senaryolara karşı tam donanımlı şekilde görev başına geçti.
Doğu’daki kritik isim: Şeref Önay
15 Temmuz gecesinde Erzurum'un kritik bir merkez haline gelmesinde en önemli isimlerden biri dönemin 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Şeref Öngay oldu.
Darbe girişiminin başladığı dakikalarda komutasındaki birlikleri hızla kontrol altına alan Öngay, tüm askeri birliklere kesin talimat vererek izni olmadan hiçbir personelin kışladan çıkmamasını istedi.
Bu kararlı tutum yalnızca Erzurum'u değil, 9. Kolordu Komutanlığı sorumluluk alanındaki birçok ili de etkiledi. Doğu Anadolu'da darbecilerin planları böylece daha ilk saatlerde boşa çıkarıldı.Şeref Öngay daha sonra yaptığı açıklamada Türk askerinin milletin emrinde olduğunu vurgulayarak, vatan uğruna can vermekten asla çekinmeyeceklerini ifade etmişti.
Jandarmada da kritik mücadele
O gece darbecilere karşı tavır alan isimlerden biri de dönemin Erzurum İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Mustafa Çelik oldu. Bölge komutanlığında yaşanan hareketliliği fark eden Çelik, darbe girişimine katılmak isteyen personeli ikna etmeye çalıştı. Kalkışmanın Türk Silahlı Kuvvetleri'nin değil, FETÖ mensuplarının girişimi olduğunu anlattı.
Valilikte toplantı yapılacağını söyleyerek personeli yönlendirmeye çalışan Çelik'e darbeci askerlerden birinin, "Valiyi zaten görevden aldık." şeklindeki sözleri, ihanetin boyutunu gözler önüne serdi.
Yaşanan gelişmeleri anında dönemin Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu'na bildiren Mustafa Çelik'in girişimleri sonrasında darbe girişiminde yer aldığı belirlenen rütbeli personel gözaltına alındı ve tutuklandı.
Demokrasi nöbetleri günlerce sürdü
Darbe girişiminin sabah saatlerinde bastırılmasının ardından Erzurum'da meydanlar boşalmadı. Vatandaşlar günler boyunca demokrasi nöbetlerinde bir araya geldi. Ellerinde Türk bayraklarıyla Cumhuriyet Meydanı'nı dolduran binlerce kişi, milli iradeye sahip çıkmaya devam etti.
Her geçen gece katılımın arttığı nöbetlerde birlik ve beraberlik mesajları verilirken, Erzurum 15 Temmuz ruhunu en güçlü şekilde yaşayan şehirlerden biri oldu.
Pusula gazetesi de gece boyunca görev başındaydı
15 Temmuz gecesi yalnızca güvenlik güçleri ve vatandaşlar değil, basın kuruluşları da büyük bir sorumluluk üstlendi.
15 Temmuz gecesi Erzurum'da yaşananlar, yalnızca bir şehrin refleksi değil; vatan söz konusu olduğunda milletin nasıl tek yürek olabildiğinin en güçlü örneklerinden biri olarak tarihteki yerini aldı. O gece gösterilen birlik, cesaret ve kararlılık, milli iradenin önünde hiçbir gücün duramayacağını bir kez daha ortaya koydu.
Esra Arpa
15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye, tarihinin en karanlık gecelerinden birini yaşadı. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) devletin anayasal düzenini hedef alan darbe girişimi, milyonlarca vatandaşın demokrasiye sahip çıkmasıyla bertaraf edildi. O gece milli iradenin en güçlü şekilde hissedildiği şehirlerden biri de Erzurum oldu.
Televizyon ekranlarında saatler 22.00'yi gösterirken İstanbul'daki köprülerin askerler tarafından kapatıldığı haberleri peş peşe gelmeye başladı. Kısa süre sonra dönemin Başbakanı Binali Yıldırım'ın yaptığı "Bir kalkışma var" açıklaması, Erzurum'da adeta bir alarm etkisi oluşturdu.
Çağrı beklenmeden meydanlara çıkıldı
Türkiye'nin birçok noktasında vatandaşlar gelişmeleri takip ederken, Erzurum'da binlerce kişi hiç tereddüt etmeden sokaklara çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın saat 00.26'da televizyon ekranlarından yaptığı "Meydanlara çıkın" çağrısından yaklaşık iki saat önce kentte büyük bir hareketlilik başlamıştı. Nene Hatun'un torunları olarak anılan Erzurumlular, demokrasiye sahip çıkmak için ellerinde Türk bayraklarıyla meydanları doldurdu. Cumhuriyet Caddesi kısa sürede binlerce insanın toplandığı bir demokrasi meydanına dönüştü.

9. kolordu önünde sabaha kadar nöbet
Kentte oluşan kalabalığın bir bölümü, 9. Kolordu Komutanlığı önüne yürümek istedi. Olası bir provokasyonun önüne geçmek isteyen emniyet güçleri, vatandaşlarla sağduyulu bir iletişim kurarak karargâha girişe izin vermedi. Ancak Erzurumlular geri dönmedi.
Vatandaşlar gece boyunca 9. Kolordu Komutanlığı önünde nöbet tutarak hem güvenlik güçlerine destek verdi hem de olası bir darbe girişimine karşı demokrasi nöbetini sürdürdü.

Emniyet alarma geçti
Darbe girişiminin ilk saatlerinde Erzurum Emniyet Müdürlüğü de tam anlamıyla alarma geçti.Dönemin İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk'ün telsizden yaptığı, "Cephaneliği açın. Mühimmat eksiği olan personel tamamlasın." anonsu, o gece güvenlik güçlerinin içinde bulunduğu yüksek teyakkuzun en önemli göstergelerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Emniyet teşkilatı, olası tüm senaryolara karşı tam donanımlı şekilde görev başına geçti.
Doğu’daki kritik isim: Şeref Önay
15 Temmuz gecesinde Erzurum'un kritik bir merkez haline gelmesinde en önemli isimlerden biri dönemin 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Şeref Öngay oldu.
Darbe girişiminin başladığı dakikalarda komutasındaki birlikleri hızla kontrol altına alan Öngay, tüm askeri birliklere kesin talimat vererek izni olmadan hiçbir personelin kışladan çıkmamasını istedi.
Bu kararlı tutum yalnızca Erzurum'u değil, 9. Kolordu Komutanlığı sorumluluk alanındaki birçok ili de etkiledi. Doğu Anadolu'da darbecilerin planları böylece daha ilk saatlerde boşa çıkarıldı.Şeref Öngay daha sonra yaptığı açıklamada Türk askerinin milletin emrinde olduğunu vurgulayarak, vatan uğruna can vermekten asla çekinmeyeceklerini ifade etmişti.

Jandarmada da kritik mücadele
O gece darbecilere karşı tavır alan isimlerden biri de dönemin Erzurum İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Mustafa Çelik oldu. Bölge komutanlığında yaşanan hareketliliği fark eden Çelik, darbe girişimine katılmak isteyen personeli ikna etmeye çalıştı. Kalkışmanın Türk Silahlı Kuvvetleri'nin değil, FETÖ mensuplarının girişimi olduğunu anlattı.
Valilikte toplantı yapılacağını söyleyerek personeli yönlendirmeye çalışan Çelik'e darbeci askerlerden birinin, "Valiyi zaten görevden aldık." şeklindeki sözleri, ihanetin boyutunu gözler önüne serdi.
Yaşanan gelişmeleri anında dönemin Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu'na bildiren Mustafa Çelik'in girişimleri sonrasında darbe girişiminde yer aldığı belirlenen rütbeli personel gözaltına alındı ve tutuklandı.

Demokrasi nöbetleri günlerce sürdü
Darbe girişiminin sabah saatlerinde bastırılmasının ardından Erzurum'da meydanlar boşalmadı. Vatandaşlar günler boyunca demokrasi nöbetlerinde bir araya geldi. Ellerinde Türk bayraklarıyla Cumhuriyet Meydanı'nı dolduran binlerce kişi, milli iradeye sahip çıkmaya devam etti.
Her geçen gece katılımın arttığı nöbetlerde birlik ve beraberlik mesajları verilirken, Erzurum 15 Temmuz ruhunu en güçlü şekilde yaşayan şehirlerden biri oldu.
Pusula gazetesi de gece boyunca görev başındaydı
15 Temmuz gecesi yalnızca güvenlik güçleri ve vatandaşlar değil, basın kuruluşları da büyük bir sorumluluk üstlendi.

Bölgenin yerel gazetelerinden Pusula Gazetesi, darbe girişiminin başlamasıyla birlikte normal baskı planını iptal ederek tüm ekibini yeniden görevlendirdi. Haber merkezi, Erzurum ve bölge illerindeki gelişmeleri gece boyunca takip etti.
Hazırlanan özel baskı "Kara Cuma" manşetiyle okuyucuyla buluşurken, demokrasi nöbetlerinin sürdüğü günlerde gazete baskıları her gece geç saatlerde hazırlanarak kamuoyunun doğru bilgiye ulaşması sağlandı.
15 Temmuz gecesi Erzurum'da yaşananlar, yalnızca bir şehrin refleksi değil; vatan söz konusu olduğunda milletin nasıl tek yürek olabildiğinin en güçlü örneklerinden biri olarak tarihteki yerini aldı. O gece gösterilen birlik, cesaret ve kararlılık, milli iradenin önünde hiçbir gücün duramayacağını bir kez daha ortaya koydu.
Esra Arpa