
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Erzurum’da gerçekleştirilen “İletişim Buluşmaları Programı”, akademisyenler, öğrenciler ve yerel basın temsilcilerinin yoğun katılımıyla tamamlandı. Program boyunca sosyal medyada bilgi kirliliği, kamu kurumlarının iletişim stratejileri ve CİMER’in vatandaş-devlet ilişkilerindeki işlevi ele alındı.
Gençlerle dezenformasyon söyleşisi
Günün ilk oturumu, Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. “Gençler İçin İletişim, Sosyal Medya ve Dezenformasyonla Mücadele” başlıklı söyleşinin moderatörlüğünü İletişim Uzman Yardımcısı Zeki Sezer Güngör üstlendi.
Söyleşide CİMER Genel Koordinatörü ve İletişim Uzmanı Mertcan Uzun, sosyal medyada hızla yayılan yanlış bilgilerin toplumsal algı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Uzun, vatandaşların doğru bilgiye ulaşmasında resmi kaynakların önemine vurgu yaparak, CİMER’in şeffaflık ve geri bildirim mekanizması açısından kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.
İletişim Uzmanları Doğukan Yağız ve Enes Varlık ise özellikle gençlerin dijital mecralarda karşılaştıkları manipülatif içeriklere karşı bilinçli olması gerektiğini belirtti. Sosyal medya algoritmalarının çalışma mantığı, teyit mekanizmaları ve dijital okuryazarlığın temel prensipleri örneklerle anlatıldı. Uzman Gamze S. Karakaya da dezenformasyonla mücadelenin yalnızca teknik değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.
Program, öğrencilerin sorularının yanıtlanması ve interaktif değerlendirmelerle sona erdi.
Yerel basına yönelik ikinci oturum
Öğleden sonra Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Kamusal İletişimde ve Yerel Basında Sosyal Medya ve Dezenformasyonla Mücadele” başlıklı oturumda yerel medya temsilcileriyle bir araya gelindi.
Doğukan Yağız, yerel basının kamuoyunun doğru bilgilendirilmesindeki sorumluluğuna dikkat çekerek, özellikle kriz dönemlerinde doğrulama süreçlerinin titizlikle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Gamze Karakaya ise sosyal medyada üretilen içeriklerin hukuki boyutuna değinerek, yanlış bilginin hem kurumsal hem bireysel sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Oturumda, yerel gazetecilerle karşılıklı görüş alışverişinde bulunularak sahada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirildi.
CİMER’in kamusal iletişimdeki yeri anlatıldı
Aynı saatlerde Atatürk Üniversitesi 15 Temmuz Milli İrade Salonu’nda gerçekleştirilen “Kamusal İletişimde CİMER’in Yeri ve Önemi” başlıklı programda ise kamu- vatandaş iletişiminin dijital boyutu ele alındı.
İletişim Uzmanı ve Koordinatör Mertcan Uzun, CİMER’in vatandaş taleplerinin doğrudan ilgili kurumlara iletilmesi ve çözüm süreçlerinin takip edilmesi açısından önemli bir platform olduğunu belirtti. İletişim Uzman Yardımcısı ve Koordinatör Gülce Yüksel Aktuna, başvuruların değerlendirme süreçleri hakkında bilgi verirken; Benginur Bozoğlu ve Hatice Demirci de uygulamadaki işleyişe dair teknik detayları paylaştı.
Programda CİMER’in sadece şikâyet mekanizması değil, aynı zamanda öneri ve bilgi edinme platformu olduğuna dikkat çekildi.
Gün boyu süren etkinliklerde katılımcılar, sosyal medya kullanım alışkanlıkları, dezenformasyon örnekleri ve kamu iletişimi konusunda sorular yöneltti.
Esra Arpa
Gençlerle dezenformasyon söyleşisi
Günün ilk oturumu, Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. “Gençler İçin İletişim, Sosyal Medya ve Dezenformasyonla Mücadele” başlıklı söyleşinin moderatörlüğünü İletişim Uzman Yardımcısı Zeki Sezer Güngör üstlendi.
Söyleşide CİMER Genel Koordinatörü ve İletişim Uzmanı Mertcan Uzun, sosyal medyada hızla yayılan yanlış bilgilerin toplumsal algı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Uzun, vatandaşların doğru bilgiye ulaşmasında resmi kaynakların önemine vurgu yaparak, CİMER’in şeffaflık ve geri bildirim mekanizması açısından kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.
İletişim Uzmanları Doğukan Yağız ve Enes Varlık ise özellikle gençlerin dijital mecralarda karşılaştıkları manipülatif içeriklere karşı bilinçli olması gerektiğini belirtti. Sosyal medya algoritmalarının çalışma mantığı, teyit mekanizmaları ve dijital okuryazarlığın temel prensipleri örneklerle anlatıldı. Uzman Gamze S. Karakaya da dezenformasyonla mücadelenin yalnızca teknik değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.
Program, öğrencilerin sorularının yanıtlanması ve interaktif değerlendirmelerle sona erdi.
Yerel basına yönelik ikinci oturum
Öğleden sonra Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Kamusal İletişimde ve Yerel Basında Sosyal Medya ve Dezenformasyonla Mücadele” başlıklı oturumda yerel medya temsilcileriyle bir araya gelindi.
Doğukan Yağız, yerel basının kamuoyunun doğru bilgilendirilmesindeki sorumluluğuna dikkat çekerek, özellikle kriz dönemlerinde doğrulama süreçlerinin titizlikle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Gamze Karakaya ise sosyal medyada üretilen içeriklerin hukuki boyutuna değinerek, yanlış bilginin hem kurumsal hem bireysel sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Oturumda, yerel gazetecilerle karşılıklı görüş alışverişinde bulunularak sahada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirildi.
CİMER’in kamusal iletişimdeki yeri anlatıldı
Aynı saatlerde Atatürk Üniversitesi 15 Temmuz Milli İrade Salonu’nda gerçekleştirilen “Kamusal İletişimde CİMER’in Yeri ve Önemi” başlıklı programda ise kamu- vatandaş iletişiminin dijital boyutu ele alındı.
İletişim Uzmanı ve Koordinatör Mertcan Uzun, CİMER’in vatandaş taleplerinin doğrudan ilgili kurumlara iletilmesi ve çözüm süreçlerinin takip edilmesi açısından önemli bir platform olduğunu belirtti. İletişim Uzman Yardımcısı ve Koordinatör Gülce Yüksel Aktuna, başvuruların değerlendirme süreçleri hakkında bilgi verirken; Benginur Bozoğlu ve Hatice Demirci de uygulamadaki işleyişe dair teknik detayları paylaştı.
Programda CİMER’in sadece şikâyet mekanizması değil, aynı zamanda öneri ve bilgi edinme platformu olduğuna dikkat çekildi.
Gün boyu süren etkinliklerde katılımcılar, sosyal medya kullanım alışkanlıkları, dezenformasyon örnekleri ve kamu iletişimi konusunda sorular yöneltti.
Esra Arpa
projeler güzel başarılar.