
İlçeye bağlı kırsal Kurbanlı Mahallesi'nde dünyaya gelen ve evlendikten sonra da yaşamını burada sürdüren Sakine (68) ve Mustafa Değdaş (70), yıllarca hayvanların bakımından otlatılmasına, sağımından süt ürünlerinin hazırlanmasına kadar işlerini birlikte yaptı.
Hayvancılığın zorlu şartlarında kimi zaman dağlarda hayvanlarının peşinden yürüyen, kimi zaman evlerindeki hayvanların bakımını üstlenen çift, yıllar içinde karşılaştıkları güçlükleri dayanışma içerisinde aştı.
Evliliklerinin ilk yıllarında ekonomik imkanları kısıtlı olan Değdaş çifti, birlikte çalışarak hem hayvan varlıklarını artırdı hem de 6 çocuğunu büyüttü.
Birbirine destek olan çift, hayatlarını doğayla ve hayvanlarıyla iç içe sürdürüyor.
Bugün de günün büyük bölümünü 200'e yakın koyununu dağlarda otlatarak geçiren çift, günün ilk ışıklarıyla başlayan işlerini birlikte yapıyor.
Kimi zaman dağ yollarında koyun sürülerinin önünde yürüyen, kimi zaman ahırda hayvanların bakımını yapan Değdaş çifti için çobanlık ve hayvancılık, yarım asırlık evliliklerinin de ortak mesaisi oldu.
Mustafa Değdaş, yaklaşık 50 yıldır koyunlarını eşiyle dağlarda otlattığını ve birlikte çalıştıklarını söyledi.
Eşinin her zaman kendisine destek olduğunu anlatan Değdaş, "İşlerimizin hepsini kendimiz yapıyoruz. O olmazsa ben yalnız ve onun desteği olmadan yapamam. Dağlara da birlikte gidiyoruz evde de birlikte çalışıyoruz." dedi.
6 çocukları olduğunu dile getiren Değdaş, şöyle devam etti:
"50 yıldır birlikte hayvanlara bakıyoruz. Bana destek oluyor. Koyunların sağımını, sütün yağını, peynirini eşim yapar. Yıllardır birlikte böyle yaşıyoruz. Birlikte olmasaydık ne ben ne o yapabilirdik. Evlilik dediğin zaman, karı koca birbirine sahip çıkacak, iyi günde kötü günde beraber yaşayacak, zorluklara beraber göğüs gerecek. Zor işlerin üstesinden birlikte gelinmezse o evlilik olmaz. Bizim evliliğimiz ölene kadar böyle gidecek."
- "Kötü günde hep beraber olduk"
Eşiyle mutlu bir hayat yaşadığını anlatan Sakine Değdaş ise "Ben bu köyün kızıyım. Eşim de buranın çocuğu. Evlendik. Fakirdik. Beraber çalıştık. Kötü günde hep beraber olduk. O bazen gurbette çalışırdı. Malımızı topladık. Kimseye muhtaç olmadık. 6 çocuk büyüttük. Bir çocuğum da üniversite kazandı. Bu sene o da üniversiteye gidecek. Beraber 50 yıldır çalışıyoruz. Ben hayvanları sağıyorum, yağı, peyniri kışın satıyorum. Çocuklar küçükken işlerimi erkenden hallederdim, yine ona yardım etmek için dağlara giderdim." dedi.
Birlikte yapılan işlerin daha kolay olduğunu söyleyen Değdaş, eşiyle mutlu olduklarını belirtti.
Geçmişte zor günler geçirdiklerini anlatan Değdaş, "Biz neler çektik. Üstünde yatacak yatağımız yoktu. Birlikte çalıştık bu hale geldik. 50 yıldır böyleyiz. Hiçbir gün eşime küsmedim de darılmadım da. Dağlarda olmak beni mutlu ediyor. Allah kimseyi içeri tıkamasın. Gezmek daha güzel." diye konuştu.
Kaynak: AA
Hayvancılığın zorlu şartlarında kimi zaman dağlarda hayvanlarının peşinden yürüyen, kimi zaman evlerindeki hayvanların bakımını üstlenen çift, yıllar içinde karşılaştıkları güçlükleri dayanışma içerisinde aştı.
Evliliklerinin ilk yıllarında ekonomik imkanları kısıtlı olan Değdaş çifti, birlikte çalışarak hem hayvan varlıklarını artırdı hem de 6 çocuğunu büyüttü.
Birbirine destek olan çift, hayatlarını doğayla ve hayvanlarıyla iç içe sürdürüyor.
Bugün de günün büyük bölümünü 200'e yakın koyununu dağlarda otlatarak geçiren çift, günün ilk ışıklarıyla başlayan işlerini birlikte yapıyor.
Kimi zaman dağ yollarında koyun sürülerinin önünde yürüyen, kimi zaman ahırda hayvanların bakımını yapan Değdaş çifti için çobanlık ve hayvancılık, yarım asırlık evliliklerinin de ortak mesaisi oldu.
Mustafa Değdaş, yaklaşık 50 yıldır koyunlarını eşiyle dağlarda otlattığını ve birlikte çalıştıklarını söyledi.
Eşinin her zaman kendisine destek olduğunu anlatan Değdaş, "İşlerimizin hepsini kendimiz yapıyoruz. O olmazsa ben yalnız ve onun desteği olmadan yapamam. Dağlara da birlikte gidiyoruz evde de birlikte çalışıyoruz." dedi.
6 çocukları olduğunu dile getiren Değdaş, şöyle devam etti:
"50 yıldır birlikte hayvanlara bakıyoruz. Bana destek oluyor. Koyunların sağımını, sütün yağını, peynirini eşim yapar. Yıllardır birlikte böyle yaşıyoruz. Birlikte olmasaydık ne ben ne o yapabilirdik. Evlilik dediğin zaman, karı koca birbirine sahip çıkacak, iyi günde kötü günde beraber yaşayacak, zorluklara beraber göğüs gerecek. Zor işlerin üstesinden birlikte gelinmezse o evlilik olmaz. Bizim evliliğimiz ölene kadar böyle gidecek."
- "Kötü günde hep beraber olduk"
Eşiyle mutlu bir hayat yaşadığını anlatan Sakine Değdaş ise "Ben bu köyün kızıyım. Eşim de buranın çocuğu. Evlendik. Fakirdik. Beraber çalıştık. Kötü günde hep beraber olduk. O bazen gurbette çalışırdı. Malımızı topladık. Kimseye muhtaç olmadık. 6 çocuk büyüttük. Bir çocuğum da üniversite kazandı. Bu sene o da üniversiteye gidecek. Beraber 50 yıldır çalışıyoruz. Ben hayvanları sağıyorum, yağı, peyniri kışın satıyorum. Çocuklar küçükken işlerimi erkenden hallederdim, yine ona yardım etmek için dağlara giderdim." dedi.
Birlikte yapılan işlerin daha kolay olduğunu söyleyen Değdaş, eşiyle mutlu olduklarını belirtti.
Geçmişte zor günler geçirdiklerini anlatan Değdaş, "Biz neler çektik. Üstünde yatacak yatağımız yoktu. Birlikte çalıştık bu hale geldik. 50 yıldır böyleyiz. Hiçbir gün eşime küsmedim de darılmadım da. Dağlarda olmak beni mutlu ediyor. Allah kimseyi içeri tıkamasın. Gezmek daha güzel." diye konuştu.
Kaynak: AA