
Geçtiğimiz hafta bir köy kahvesinde üreticilerle bir araya gelen Prof. Dr. Yağanoğlu, masalarda çoğunlukla orta yaş ve üzeri çiftçilerin bulunduğunu, gençlerin ise yok denecek kadar az olduğunu belirtti. Köydeki gençlerle yapılan sohbetlerde ortak kaygının gelecek belirsizliği ve gelir endişesi olduğunu vurgulayan Yağanoğlu, gençlerin tarımı sevmelerine rağmen bu alanda bir gelecek kurabileceklerine inanmadıklarını ifade etti.
Tarımın giderek yaşlı nüfusun omuzlarında kaldığına dikkat çeken Yağanoğlu, bu durumun yalnızca bugünü değil, Erzurum’un yarınını da tehdit ettiğini söyledi. Göçün önüne geçmenin yolunun köyleri boşaltmak değil, köyleri yaşanabilir ve kazançlı hale getirmekten geçtiğini dile getirdi.
Prof. Dr. Yağanoğlu, Erzurum özelinde uygulanabilir çözüm önerilerini de paylaştı. Gençlerin tek başına değil, birlikte üretime yönlendirilmesi gerektiğini belirten Yağanoğlu, özellikle koyunculukta ortak üretim modellerinin desteklenmesinin önemine değindi. Erzurum’un mera varlığı ve geleneğiyle koyunculuk için büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Yağanoğlu, gençlere teknik destek ve alım garantisi sunulan bir modelin bu alanda cazibe oluşturacağını kaydetti.
Seracılığın Erzurum’da doğru yöntemlerle mümkün olabileceğini vurgulayan Yağanoğlu, yeraltı ve tünel seralarla küçük ama sürekli gelir sağlayan modellerin gençler için önemli bir alternatif olabileceğini söyledi. Gençlerin ürettiklerini satamama korkusunun köyden göçün temel nedenlerinden biri olduğunu belirten Yağanoğlu, kooperatiflerin pazar garantisi noktasında daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Köylerde yalnızca çalışma değil, yaşama imkanlarının da güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Yağanoğlu, internet, ulaşım ve sosyal yaşam olanakları olmadan göçün durdurulamayacağını ifade etti.
Tarım eğitiminin kırsala taşınmasının önemine de değinen Prof. Dr. Yağanoğlu, Erzurum’daki güçlü ziraat ve tarım eğitimi altyapısının sahaya yeterince yansımadığını söyledi. Uygulamalı eğitimin artırılması, mezun gençlerin sosyal güvence ve gelir desteğiyle kırsalda üretime yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Köylü mutluysa toplum da mutludur” diyen Yağanoğlu, üreten köylerin güçlü Erzurum anlamına geldiğini belirterek, göç veren değil göç tutan bir Erzurum için vakit kaybedilmeden adım atılması gerektiğini ifade etti.
Nesrin DEMİR
Prof. Dr. Yağanoğlu, Erzurum özelinde uygulanabilir çözüm önerilerini de paylaştı. Gençlerin tek başına değil, birlikte üretime yönlendirilmesi gerektiğini belirten Yağanoğlu, özellikle koyunculukta ortak üretim modellerinin desteklenmesinin önemine değindi. Erzurum’un mera varlığı ve geleneğiyle koyunculuk için büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Yağanoğlu, gençlere teknik destek ve alım garantisi sunulan bir modelin bu alanda cazibe oluşturacağını kaydetti.
Seracılığın Erzurum’da doğru yöntemlerle mümkün olabileceğini vurgulayan Yağanoğlu, yeraltı ve tünel seralarla küçük ama sürekli gelir sağlayan modellerin gençler için önemli bir alternatif olabileceğini söyledi. Gençlerin ürettiklerini satamama korkusunun köyden göçün temel nedenlerinden biri olduğunu belirten Yağanoğlu, kooperatiflerin pazar garantisi noktasında daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Köylerde yalnızca çalışma değil, yaşama imkanlarının da güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Yağanoğlu, internet, ulaşım ve sosyal yaşam olanakları olmadan göçün durdurulamayacağını ifade etti.
Tarım eğitiminin kırsala taşınmasının önemine de değinen Prof. Dr. Yağanoğlu, Erzurum’daki güçlü ziraat ve tarım eğitimi altyapısının sahaya yeterince yansımadığını söyledi. Uygulamalı eğitimin artırılması, mezun gençlerin sosyal güvence ve gelir desteğiyle kırsalda üretime yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Köylü mutluysa toplum da mutludur” diyen Yağanoğlu, üreten köylerin güçlü Erzurum anlamına geldiğini belirterek, göç veren değil göç tutan bir Erzurum için vakit kaybedilmeden adım atılması gerektiğini ifade etti.
Nesrin DEMİR
KÖYLÜ ŞEHİRLİNİN EFENDİSİDİR DİYEN ATATÜRK FANTAZİ OLSUN DİYE DEMEMİŞ.SAYIN YAĞANOĞLUDA AYNI SÖZÜ BAŞKA ŞEKLİYLE SÖYLÜYOR.KÖYLÜ MUTLUYSA TOPLUMDA MUTLUDUR..HOCAM GÖÇ VEREN BİR İL OLDUK.MİLLETVEKİLİSAYIMIZ 6 DAN 5 E DÜŞTÜ..İŞDE İSPAT...6 MİLLETVEKİLİMİZ VAR OLARI BU TİP KONULAR İLGİLENDİRMİYOR...HOCAM BU İŞE SİZLER EL ATIN....SAYGILARIMLA