
Gümüşhane Valiliği’nden Erzurum Valiliği’ne atanan Aydın Baruş için Valilik binasında tören düzenlendi. Törene kamu kurumlarının müdürleri ve amirleri katıldı. Polis töreninin ardından makama geçen Vali Baruş, imza atarak görevine resmen başladı.
“Bu görevin büyük bir mesuliyet yüklediğinin bilincindeyim”
Vali Baruş, konuşmasının ilk bölümünde atama kararına ve göreve başlama sürecine değinerek teşekkürlerini iletti: “19 Şubat 2026 tarihli ve 2026/62 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile atanmış olduğum Erzurum Valiliği görevine bugün itibarıyla başlamış bulunmaktayım. Dadaşlar Diyarı Erzurum’da görev yapma imkânını nasip eden, Celal ve İkram sahibi Yüce Allah’a, sonsuz hamd-ü senalar olsun.
Türk İslam Medeniyetinin sarsılmaz kalesi, Mülk-i İslam’ın Anadolu’daki Kilidi, İstiklal Savaşımızın meşalesinin yakıldığı ocak, köklü bir tarihe ve engin bir kültür mirasına sahip Erzurum’da Vali olarak görev yapma onurunu bana lütfeden Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’ye şükranlarımı sunuyorum.
“Mevki ve makamlar halka hizmet için emanet”
Bundan evvel, Erzurum için gecesini gündüzüne katarak mesai sarf eden ve bizlere kıymetli bir emanet ve miras bırakan, İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi başta olmak üzere, tüm valilerimize minnet ve teşekkürlerimi ifade etmeyi üzerime borç biliyorum.
Muhterem Cumhurbaşkanımızın şahsıma tevdi ettiği bu görevin, omuzlarıma ne kadar büyük bir mesuliyet yüklediğinin bilincindeyim. Valilik görevine başlamamdan itibaren, bu sorumluluğun gereğini layıkıyla yerine getirme şuuruyla hareket edeceğimi ifade etmek isterim.”
“Bu görevin büyük bir mesuliyet yüklediğinin bilincindeyim”
Konuşmasının devamında görev anlayışına ve sorumluluk bilincine dikkat çeken Baruş, makamların bir emanet olduğunu ifade etti:
“Mülkün yegâne sahibi Cenab-ı Rabbü-l Âlemindir. Mevki ve makamlar halka hizmet için idarecilere geçici olarak teslim edilen emanetlerdir. Bu emanetler bizlere sefa sürelim, rahat edelim diye tevdi edilmemiştir. Bu emanetlerin gereklerini layıkıyla yerine getirmek ve teslim aldığımızdan daha iyi ve güzel bir duruma sonrakilere devretmek emanet sahipleri olarak biz idarecilerin kaçınılmaz yükü ve sorumluluğudur.
Valilik gibi sorumluluğu büyük ve yükü ağır olan bu şerefli görevi yerine getirme gayretimizde, Yüce Mevla’dan yar ve yardımcımız olmasını gönülden niyaz ediyorum.
“Adaleti gözeten, ayrıştırmayan bir yönetim”
Adaletin mülkün temeli olduğunu asla unutmadan, insanı merkez kabul eden yönetim anlayışıyla sorumluluklarımızı yerine getirmeye gayret edeceğiz. Hakkın rızasına erişmenin halka hizmetle mümkün olduğunu öğütleyen büyük bir medeniyet mirasına sahibiz. Bu mirasın gereği olarak, yönetimde adaleti ve iyiliği tesis etmek için çalışmak üzerimize düşen en önemli sorumluluklardandır. Erzurum şehrinin ve hemşehrilerimizin sorunlarını çözmek için yapacağımız çalışmalarda daima hikmeti arayan, hakikati ve gerçek bilgiyi esas alan bir çaba içerisinde olacağız.”
Baruş, Erzurum’daki görev süresince izleyeceği temel ilkeleri şu sözlerle sıraladı:
“Kıymetli Kardeşlerim, Sevgili Dadaşlar, Aziz Milletimizin ve Erzurum’un medeniyet değerleri yönetim anlayışımızın ruhunu ve bilincini oluşturacaktır. Valilik görevim süresince; adaleti gözetmek, insanlar arasında asla ayrım yapmamak, talep ve dert sahiplerine hoşgörü göstermek, zayıfları ve kimsesizleri korumak, mütevazı ve gönül alıcı olmak, vefakârlığa ve kadirşinaslığa önem vermek, ayrıştırıcı değil birleştirici olmak, vatandaşlarımıza iyilik yolunda cesaret vermek ve onları teşvik etmek hususlarına riayet etmeye titizlikle dikkat edeceğimi özellikle ifade etmek istiyorum.”
“Gönüller kırmaya değil, gönüller yapmaya geldik”
Konuşmasının bu bölümünde gönül kazanmanın önemine dikkat çeken Baruş şunları söyledi: “Şeyh Edebali Osman Gazi’ye nasihatinde; ‘Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı..’ der. Bir idareci için en faziletli davranışın gönülleri kazanmak olduğuna, bıraktığı en değerli eserin ise gönüllerde tesis ettiği makam olduğuna, inanıyorum. Gönüller kırmaya değil, gönüller yapmaya geldik. Gönüller yapmanın yegâne yolunun ise sevgiden geçtiğini biliyorum. Vatandaşlarımızın, aramızda bu sevgi bağını kurmak için her türlü gayreti sarf edeceğimi bilmelerini istirham ediyorum.”
“Devletin kudreti sahada hissedilecek” Baruş, kamu hizmetinde sorumluluk ve sahada etkinlik mesajı verdi: “Erzurum’daki görevim süresince, Devletin kudret ve gücünün sahada ve her alanda hissedilmesini sağlamak temel hedefimiz olacaktır. Devletin şefkat ve merhamet elinin en ücra köşelerde yaşayan vatandaşlarımıza ulaşmasını sağlamak için gece gündüz çalışacağız. Milletimizin kaynaklarını israf etmeden, tasarruflu bir şekilde kullanmaya hassasiyet göstereceğiz. İdarede üslubumuz; Vatandaşlarımızla ‘Hemhal Olmak, Hemdem Olmak, Hemdert Olmak’ ilkeleri doğrultusunda olacaktır. Vatandaşlarımızın derdi bizim derdimiz, sevinci bizim sevincimizdir. Vatandaşlarımızın sorunlarına ve taleplerine vakıf olabilmek için onların idari makamlara müracaatlarını beklemeden, ihtiyaç ve dert sahiplerini bulmaya, gariplerin, fukaranın, çaresizlerin, öksüz ve yetimlerin elinden tutmaya gayret edeceğiz. Devletimizin ve onun emrinde çalışan görevlilerin varlık sebebi vatandaşlarımıza hizmetkâr olmaktır. Kamu kurumları ve kamu görevlilerinin, vatandaşın sorunlarını çözme odaklı çalışmalarını temin etmek öncelikli amacımızdır. Vatandaşa eziyet eden, nemelazımcı bir kamu hizmeti anlayışını asla kabul edemeyiz. Yetkili konumda olan yöneticilerimizin, üzerlerine sorumluluk almayı ve risk üstlenmeyi bilmesi gerekir. Sorumluluk kabul etmeyen, risk almayan ve vatandaşlara yönelik hizmetlerin kalitesini dünden daha iyi duruma getirmek için gayret göstermeyen yönetici nezdimizde başarısız kabul edilecektir.” Şehit aileleri ve gazilere vurgu Şehit aileleri ve gazilere ilişkin mesajında Baruş şu ifadeleri kullandı: “Şehit Aileleri ve Gazilerimiz hepimizin velinimetidir. Onların onur ve şerefi Devletimizin itibarıdır. Onları üzen ve gerekli saygıyı göstermeyen kişi vatanını, bayrağını ve milletini sevmeyendir. Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizin saygınlığını korumak, onları ailemizin birer ferdi olarak kabul ederek daima yanlarında olmak temel vazifemiz olacaktır.” Kalkınma ve huzur hedefi Konuşmasının son bölümünde Erzurum’un geleceğine dair hedeflerini paylaşan Baruş şunları söyledi: “Erzurum olarak; Devletimizi yüceltmek ve ilelebet yaşatmak, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda ilimizin her bir köşesinde barış, kardeşlik ve huzur iklimini hâkim kılmak, Türkiye’nin ekonomik bakımdan kalkınmasına katkıda bulunmak ve ilimizi her bakımdan daha müreffeh bir hale getirmek için hep birlikte gayret göstereceğimize ve muvaffak olacağımıza yürekten inanıyorum. Şehrimizin sahip olduğu imkânların zenginleştirilmesi, istihdam olanaklarının artırılması, ilimize yeni yatırımlar kazandırılmasını temin etmek maksadıyla; Milletvekillerimizle, Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanlıklarımızla, Muhtarlıklarımızla, kamu kurum ve kuruluşlarımızla, üniversitelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, basın ve medya kuruluşlarımızla ve Erzurumlu hemşehrilerimizle, uyum ve iş birliği halinde çalışmaya özen göstereceğimizi hassaten belirtmek istiyorum.
Sizlerden biri olarak, sizlerle birlikte, bu güzide şehirde ikamet eden insanların huzur içerisinde yaşayabileceği güvenli bir ortamın sağlanması öncelikli hedeflerimizden olacaktır. Bu huzuru temin etmek amacıyla güvenlik güçlerimizle gece gündüz demeden çalışacağız. İlimizin, ekonomi, sağlık, eğitim, sosyal hizmetler ve diğer konularda sahip olduğu imkânların azami şekilde değerlendirilmesi, çocuklarımıza ve gençlerimize daha yaşanabilir bir Erzurum bırakmak için her türlü gayreti sarf edeceğimizi bilhassa vurgulamak istiyorum.
Erzurum topraklarındaki ebedi istirahatgâhlarında huzurla yatan atalarımızın; Abdurrahman Gazi, Emir Saltuk, Nene Hatun ve dahi nice şehitlerimiz ve gazilerimizin ruhaniyeti hedeflerimize ulaşma gayretinde bizlere manevi güç verecektir.
Gayret bizden, tevfik Yüce Allah’tandır. Cenab-ı Hak’tan, bizlere yükümüzü taşıyabilecek kuvvet, ayağımızı sürçmeyecek akıl ve iman kuvvetiyle dolu kalp ihsan etmesini niyaz ediyorum. Valilik görevimin Erzurum için hayırlara vesile olmasını diliyor, en kalbi sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum.”
Manolya Bulut
“Bu görevin büyük bir mesuliyet yüklediğinin bilincindeyim”
Vali Baruş, konuşmasının ilk bölümünde atama kararına ve göreve başlama sürecine değinerek teşekkürlerini iletti: “19 Şubat 2026 tarihli ve 2026/62 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile atanmış olduğum Erzurum Valiliği görevine bugün itibarıyla başlamış bulunmaktayım. Dadaşlar Diyarı Erzurum’da görev yapma imkânını nasip eden, Celal ve İkram sahibi Yüce Allah’a, sonsuz hamd-ü senalar olsun.
Türk İslam Medeniyetinin sarsılmaz kalesi, Mülk-i İslam’ın Anadolu’daki Kilidi, İstiklal Savaşımızın meşalesinin yakıldığı ocak, köklü bir tarihe ve engin bir kültür mirasına sahip Erzurum’da Vali olarak görev yapma onurunu bana lütfeden Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’ye şükranlarımı sunuyorum.
“Mevki ve makamlar halka hizmet için emanet”
Bundan evvel, Erzurum için gecesini gündüzüne katarak mesai sarf eden ve bizlere kıymetli bir emanet ve miras bırakan, İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi başta olmak üzere, tüm valilerimize minnet ve teşekkürlerimi ifade etmeyi üzerime borç biliyorum.
Muhterem Cumhurbaşkanımızın şahsıma tevdi ettiği bu görevin, omuzlarıma ne kadar büyük bir mesuliyet yüklediğinin bilincindeyim. Valilik görevine başlamamdan itibaren, bu sorumluluğun gereğini layıkıyla yerine getirme şuuruyla hareket edeceğimi ifade etmek isterim.”
“Bu görevin büyük bir mesuliyet yüklediğinin bilincindeyim”
Konuşmasının devamında görev anlayışına ve sorumluluk bilincine dikkat çeken Baruş, makamların bir emanet olduğunu ifade etti:
“Mülkün yegâne sahibi Cenab-ı Rabbü-l Âlemindir. Mevki ve makamlar halka hizmet için idarecilere geçici olarak teslim edilen emanetlerdir. Bu emanetler bizlere sefa sürelim, rahat edelim diye tevdi edilmemiştir. Bu emanetlerin gereklerini layıkıyla yerine getirmek ve teslim aldığımızdan daha iyi ve güzel bir duruma sonrakilere devretmek emanet sahipleri olarak biz idarecilerin kaçınılmaz yükü ve sorumluluğudur.
Valilik gibi sorumluluğu büyük ve yükü ağır olan bu şerefli görevi yerine getirme gayretimizde, Yüce Mevla’dan yar ve yardımcımız olmasını gönülden niyaz ediyorum.
“Adaleti gözeten, ayrıştırmayan bir yönetim”
Adaletin mülkün temeli olduğunu asla unutmadan, insanı merkez kabul eden yönetim anlayışıyla sorumluluklarımızı yerine getirmeye gayret edeceğiz. Hakkın rızasına erişmenin halka hizmetle mümkün olduğunu öğütleyen büyük bir medeniyet mirasına sahibiz. Bu mirasın gereği olarak, yönetimde adaleti ve iyiliği tesis etmek için çalışmak üzerimize düşen en önemli sorumluluklardandır. Erzurum şehrinin ve hemşehrilerimizin sorunlarını çözmek için yapacağımız çalışmalarda daima hikmeti arayan, hakikati ve gerçek bilgiyi esas alan bir çaba içerisinde olacağız.”
Baruş, Erzurum’daki görev süresince izleyeceği temel ilkeleri şu sözlerle sıraladı:
“Kıymetli Kardeşlerim, Sevgili Dadaşlar, Aziz Milletimizin ve Erzurum’un medeniyet değerleri yönetim anlayışımızın ruhunu ve bilincini oluşturacaktır. Valilik görevim süresince; adaleti gözetmek, insanlar arasında asla ayrım yapmamak, talep ve dert sahiplerine hoşgörü göstermek, zayıfları ve kimsesizleri korumak, mütevazı ve gönül alıcı olmak, vefakârlığa ve kadirşinaslığa önem vermek, ayrıştırıcı değil birleştirici olmak, vatandaşlarımıza iyilik yolunda cesaret vermek ve onları teşvik etmek hususlarına riayet etmeye titizlikle dikkat edeceğimi özellikle ifade etmek istiyorum.”
“Gönüller kırmaya değil, gönüller yapmaya geldik”
Konuşmasının bu bölümünde gönül kazanmanın önemine dikkat çeken Baruş şunları söyledi: “Şeyh Edebali Osman Gazi’ye nasihatinde; ‘Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı..’ der. Bir idareci için en faziletli davranışın gönülleri kazanmak olduğuna, bıraktığı en değerli eserin ise gönüllerde tesis ettiği makam olduğuna, inanıyorum. Gönüller kırmaya değil, gönüller yapmaya geldik. Gönüller yapmanın yegâne yolunun ise sevgiden geçtiğini biliyorum. Vatandaşlarımızın, aramızda bu sevgi bağını kurmak için her türlü gayreti sarf edeceğimi bilmelerini istirham ediyorum.”
“Devletin kudreti sahada hissedilecek” Baruş, kamu hizmetinde sorumluluk ve sahada etkinlik mesajı verdi: “Erzurum’daki görevim süresince, Devletin kudret ve gücünün sahada ve her alanda hissedilmesini sağlamak temel hedefimiz olacaktır. Devletin şefkat ve merhamet elinin en ücra köşelerde yaşayan vatandaşlarımıza ulaşmasını sağlamak için gece gündüz çalışacağız. Milletimizin kaynaklarını israf etmeden, tasarruflu bir şekilde kullanmaya hassasiyet göstereceğiz. İdarede üslubumuz; Vatandaşlarımızla ‘Hemhal Olmak, Hemdem Olmak, Hemdert Olmak’ ilkeleri doğrultusunda olacaktır. Vatandaşlarımızın derdi bizim derdimiz, sevinci bizim sevincimizdir. Vatandaşlarımızın sorunlarına ve taleplerine vakıf olabilmek için onların idari makamlara müracaatlarını beklemeden, ihtiyaç ve dert sahiplerini bulmaya, gariplerin, fukaranın, çaresizlerin, öksüz ve yetimlerin elinden tutmaya gayret edeceğiz. Devletimizin ve onun emrinde çalışan görevlilerin varlık sebebi vatandaşlarımıza hizmetkâr olmaktır. Kamu kurumları ve kamu görevlilerinin, vatandaşın sorunlarını çözme odaklı çalışmalarını temin etmek öncelikli amacımızdır. Vatandaşa eziyet eden, nemelazımcı bir kamu hizmeti anlayışını asla kabul edemeyiz. Yetkili konumda olan yöneticilerimizin, üzerlerine sorumluluk almayı ve risk üstlenmeyi bilmesi gerekir. Sorumluluk kabul etmeyen, risk almayan ve vatandaşlara yönelik hizmetlerin kalitesini dünden daha iyi duruma getirmek için gayret göstermeyen yönetici nezdimizde başarısız kabul edilecektir.” Şehit aileleri ve gazilere vurgu Şehit aileleri ve gazilere ilişkin mesajında Baruş şu ifadeleri kullandı: “Şehit Aileleri ve Gazilerimiz hepimizin velinimetidir. Onların onur ve şerefi Devletimizin itibarıdır. Onları üzen ve gerekli saygıyı göstermeyen kişi vatanını, bayrağını ve milletini sevmeyendir. Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizin saygınlığını korumak, onları ailemizin birer ferdi olarak kabul ederek daima yanlarında olmak temel vazifemiz olacaktır.” Kalkınma ve huzur hedefi Konuşmasının son bölümünde Erzurum’un geleceğine dair hedeflerini paylaşan Baruş şunları söyledi: “Erzurum olarak; Devletimizi yüceltmek ve ilelebet yaşatmak, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda ilimizin her bir köşesinde barış, kardeşlik ve huzur iklimini hâkim kılmak, Türkiye’nin ekonomik bakımdan kalkınmasına katkıda bulunmak ve ilimizi her bakımdan daha müreffeh bir hale getirmek için hep birlikte gayret göstereceğimize ve muvaffak olacağımıza yürekten inanıyorum. Şehrimizin sahip olduğu imkânların zenginleştirilmesi, istihdam olanaklarının artırılması, ilimize yeni yatırımlar kazandırılmasını temin etmek maksadıyla; Milletvekillerimizle, Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanlıklarımızla, Muhtarlıklarımızla, kamu kurum ve kuruluşlarımızla, üniversitelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, basın ve medya kuruluşlarımızla ve Erzurumlu hemşehrilerimizle, uyum ve iş birliği halinde çalışmaya özen göstereceğimizi hassaten belirtmek istiyorum.
Sizlerden biri olarak, sizlerle birlikte, bu güzide şehirde ikamet eden insanların huzur içerisinde yaşayabileceği güvenli bir ortamın sağlanması öncelikli hedeflerimizden olacaktır. Bu huzuru temin etmek amacıyla güvenlik güçlerimizle gece gündüz demeden çalışacağız. İlimizin, ekonomi, sağlık, eğitim, sosyal hizmetler ve diğer konularda sahip olduğu imkânların azami şekilde değerlendirilmesi, çocuklarımıza ve gençlerimize daha yaşanabilir bir Erzurum bırakmak için her türlü gayreti sarf edeceğimizi bilhassa vurgulamak istiyorum.
Erzurum topraklarındaki ebedi istirahatgâhlarında huzurla yatan atalarımızın; Abdurrahman Gazi, Emir Saltuk, Nene Hatun ve dahi nice şehitlerimiz ve gazilerimizin ruhaniyeti hedeflerimize ulaşma gayretinde bizlere manevi güç verecektir.
Gayret bizden, tevfik Yüce Allah’tandır. Cenab-ı Hak’tan, bizlere yükümüzü taşıyabilecek kuvvet, ayağımızı sürçmeyecek akıl ve iman kuvvetiyle dolu kalp ihsan etmesini niyaz ediyorum. Valilik görevimin Erzurum için hayırlara vesile olmasını diliyor, en kalbi sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum.”
Manolya Bulut