
Kökleri Erzurum'a uzanan Nurettin Topçu, yalnızca Türkiye'nin yetiştirdiği önemli fikir insanlarından biri değil, aynı zamanda memleketine bağlılığıyla da hafızalarda yer edinen bir isim olarak öne çıkıyor. Baba tarafından Erzurumlu olan Topçu'nun ailesi, kentte Topçuzadeler olarak tanınıyordu. Dedesi Osman Efendi, Erzurum'un Rus işgali döneminde Türk ordusunda topçu olarak görev yapmış, ailenin "Topçu" soyadı da bu görevden dolayı kullanılmaya başlanmıştı. Babası Topçuzade Ahmet Efendi ise hayvan ticareti yapmak amacıyla İstanbul'a göç ederek ailenin yeni yaşamını burada kurdu.
Başarılı bir eğitim hayatı
1909 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Nurettin Topçu, eğitim hayatına Bezmialem Valide Sultan Mektebi'nin ana sınıfında başladı. Daha sonra Büyük Reşit Paşa Numune Mektebi'nde öğrenim gördü ve okulunu birincilikle tamamladı.
Henüz çocuk yaşlarda kitaplara ve gazetelere büyük ilgi duyan Topçu'nun düşünce dünyasının şekillenmesinde öğretmenlerinin önemli katkısı oldu. Özellikle imla öğretmeni Nafiz Bey'in kendisine aşıladığı Mehmet Akif sevgisi, hayatı boyunca devam edecek fikir yolculuğunun temel taşlarından biri haline geldi.
İstanbul Erkek Lisesi'nden mezun olduktan sonra Avrupa'da eğitim görmek için açılan sınavları 1928 yılında kazanan Topçu, devlet bursuyla Fransa'ya gönderildi. Aynı dönemde Hamdi Akverdi, Vehbi Eralp ve Ziya Somar gibi isimlerle birlikte yurt dışında eğitim alma fırsatı buldu.
Fransa'da tarihe geçen başarı
Fransa'da önce Aix Lisesi'nde eğitim gören Nurettin Topçu, burada ilk yazı çalışmalarını kaleme aldı. Psikoloji alanında sertifika aldıktan sonra Strazburg Üniversitesi'nde felsefe eğitimi gördü. Bunun yanında ahlak, estetik, sanat tarihi, sosyoloji, mantık ve arkeoloji gibi birçok farklı alanda eğitim aldı.
Fransa'daki akademik yaşamını büyük bir disiplinle sürdüren Topçu, okul, ev ve kütüphane arasında geçen yıllarında kendisini tamamen ilme adadı. Yaz aylarında İstanbul'a gelerek ailesini ziyaret eden düşünür, Avrupa'da bulunduğu süreçte dönemin önemli fikir insanlarıyla da yakın ilişkiler kurdu.
Tasavvuf tarihçisi Louis Massignon ile tanışması, düşünce dünyasında önemli izler bıraktı. Bir dönem Massignon'a Türkçe dersleri de veren Topçu, akademik çalışmalarıyla kısa sürede dikkat çekti.
Hazırladığı doktora tezini Sorbonne Üniversitesi'nde başarıyla savunan Nurettin Topçu, Sorbonne'da felsefe doktorası veren ilk Türk öğrenci olarak Türk akademi tarihine adını yazdırdı. Doktora tezi 1934 yılında Paris'te kitap olarak yayımlanırken, eser yıllar sonra Kültür Bakanlığı tarafından yeniden basıldı.
Türk düşünce hayatına yön veren isim
Akademik çalışmalarının yanı sıra yazıları ve eserleriyle de geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan Nurettin Topçu, özellikle ahlak, eğitim, kültür ve millet kavramları üzerine geliştirdiği fikirlerle Türk düşünce dünyasında kendine özgü bir yer edindi.
Hayatı boyunca gençlerin iyi yetişmesi, eğitimin milli ve manevi değerlerle güçlendirilmesi gerektiğini savunan Topçu, yalnızca bir akademisyen değil, aynı zamanda bir eğitim gönüllüsü olarak da tanındı. Kaleme aldığı eserler ve ortaya koyduğu fikirler bugün de üniversitelerde, araştırmalarda ve düşünce dünyasında önemli başvuru kaynakları arasında yer alıyor.
10 Temmuz 1975'te hayata veda etti
1975 yılının nisan ayında rahatsızlanan Nurettin Topçu'nun hastalığına ilk etapta teşhis konulamadı. Yapılan ameliyatın ardından pankreas kanseri olduğu belirlenen büyük fikir adamı, tedavi sürecine rağmen kurtarılamadı.
Türk düşünce hayatına damga vuran Nurettin Topçu, 10 Temmuz 1975 tarihinde hayatını kaybetti. Fatih Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Topkapı'daki Kozlu Kabristanı'nda son yolculuğuna uğurlandı.
Erzurum'un yetiştirdiği önemli değerlerden biri
Kökleri Erzurum'a dayanan Nurettin Topçu, aradan geçen yıllara rağmen hem fikirleri hem de eserleriyle yaşamaya devam ediyor. Eğitim anlayışı, ahlak felsefesi ve milli düşünceye yaptığı katkılarla Türkiye'nin en saygın mütefekkirleri arasında gösterilen Topçu, vefatının yıl dönümünde Erzurum'da ve Türkiye'nin dört bir yanında saygı, rahmet ve minnetle anılıyor. Bıraktığı eserler, yetiştirdiği öğrenciler ve savunduğu değerler ise yeni nesillere ilham vermeyi sürdürüyor.
Esra Arpa