
Doğu Anadolu'da Birinci Dünya Savaşı'nın son döneminde yaşanan Ermeni mezalimi, aradan geçen yıllara rağmen hem tarih kitaplarında hem de dönemin basınında önemli bir yer tutuyor. İşgal yıllarında yaşanan katliamlar, yakılıp yıkılan köyler, göçe zorlanan siviller ve kurtuluş mücadelesi, dönemin gazetelerinde yayımlanan hatıratlar sayesinde gelecek nesillere aktarılıyor.
Bu tarihi kaynaklardan biri de 12 Mart 1956 tarihli Doğu Gazetesi'nde yayımlanan "Erzurum'a İlk Giren Ahmet Somunoğlu'nun Hatıraları" başlıklı haber oldu. Erzurum'un düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünde kaleme alınan yazıda, şehre ilk giren askerlerden Ahmet Somunoğlu'nun yaşadıkları kendi anlatımıyla okuyuculara aktarıldı.
Erzincan'dan Erzurum'a zorlu ilerleyiş
Hatıratta yer alan bilgilere göre Türk ordusu, 1918 yılının Şubat ayının sonlarında Erzincan'ın kurtarılmasının ardından Erzurum istikametine ilerlemeye başladı. Birlikler, Tercan, Ilıca ve çevresindeki köylerden geçerken Ermeni çetelerinin geride bıraktığı yıkımla karşılaştı. Somunoğlu'nun anlatımına göre bazı köylerde Ermeniler, Türk ordusunun yaklaştığını öğrenince yemeklerini bile tamamlayamadan kaçtı. Kazanlarda pişmekte olan yemekler, ağaçlara bağlanmış hayvanlar ve yarım bırakılmış hazırlıklar, yaşanan panik halinde geri çekilişin en somut izleri olarak kayıtlara geçti. İlerleyiş sırasında Türk birlikleri zaman zaman Ermeni kuvvetlerinin makineli tüfek ateşiyle karşı karşıya kaldı. Özellikle Gez ve Kiremitlik Tepesi çevresinde yaşanan çatışmalarda birçok asker yaralanırken, kahramanlık gösteren askerlerin isimleri daha sonra çeşitli yerlere verildi.
"İlk giren Türk askeri beni çiğnemeden geçmesin"
Hatıratta en dikkat çeken bölümlerden biri ise Erzurum'a giriş anında yaşandı. Türk birlikleri Yenikapı'dan şehre girerken karşılarına yaşlı bir Erzurumlu çıktı. Gözyaşları içinde askerlere sarılan yaşlı adamın sözleri, yıllarca hafızalardan silinmedi. Somunoğlu, önlerine çıkan yaşlı adamın ifadelerine yer vererek o anı şu ifadelerle anlattı: "Ahım var. Buraya giren ilk Türk askeri beni çiğnemeden geçmesin diye Allah'a dua etmiştim. Duam kabul oldu. Beni çiğneyin."
Yaşlı adamın bu sözleri üzerine askerlerin de gözyaşlarını tutamadığı belirten Somunoğlu, yıllarca işgal altında yaşayan Erzurum halkının Türk ordusunu büyük bir özlemle beklediğini ifadelerinde yer veriyor.
Şehirde zulmün izleriyle karşılaştılar
Türk birlikleri Erzurum'a girdikten sonra şehrin birçok noktasında Ermeni mezaliminin izleriyle karşılaştı. Hatıratta, özellikle Taşmağazalar çevresinde ve Köprüköy yönünde çok sayıda şehit Türk askerinin ve sivil vatandaşın bulunduğu aktarılıyor. Anlatımlarda, geri çekilen Ermeni çetelerinin birçok masum sivili katlettiği, şehirde büyük bir yıkım bıraktığı ve insanların evlerini terk etmek zorunda kaldığı ifade ediliyor. Somunoğlu, Rus ordusuyla birlikte hareket eden Ermeni birliklerinin, geri çekilirken geride büyük acılar bıraktığını belirtiyor.
Gazeteler tarihi hafızaya ışık tuttu
12 Mart 1956 tarihli Doğu Gazetesi'nde yayımlanan bu hatırat, Erzurum'un kurtuluşunun yalnızca askeri yönünü değil, işgal yıllarında yaşanan insanlık dramını da gözler önüne seriyor. Dönemin gazeteleri, savaşın üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen tanıkların anlatılarını sayfalarına taşıyarak hem yaşanan acıları kayıt altına aldı hem de toplumsal hafızanın korunmasına katkı sağladı
Şeyma TAHİR