
Gez Mahallemizi tanımaya bu hafta ki yazımızla devam ediyoruz. Şehrin merkezi mahallemizde yer alan en önemli eğitim kurumlarından biri Tatbikat İlkokuldur.
TATBİKAT İLKOKULU
Gez Mahallesinin hastaneler caddesi bitiminde ve büyük bir bahçe içinde olan Tatbikat İlkokulu 1919’dan yılından itibaren, şimdi ki Gazi Ahmet Muhtar Paşa Ortaokulunun alt tarafında ve bilahare Ömer Duygun ilkokulunda tedrisat yapmıştır. Okul 1926 yılında yapılan vali konağına taşınmış ve 1942’de ortaokul olmuştur. Okul öğretmen okulunun ilk uygulamasının yapıldığı yer olması nedeniyle bu adı almıştır. (Tatbikat İlkokulu İdaresi ve Tarihçesi) Tatbikat İlkokulu eğitim-öğretime vali konağının arkasında yapılan ek binada eğitimine devam etmektedir.
BAHÇE (DELİLER KONAGI) MEZARLIĞI
Şimdiki İnönü İlkokulu ile okulun güneyine düşen ve yine okula ait bahçenin yerini bahçe hizasından Gez Mahallesi deresine kadar uzayan sahayı kapsamakta idi. (Zeki Başar, Erzurum’da Eski Mezarlıklar ve Resimli Mezar Taşları, Ankara 1973, s.132.) Erzurum ilindeki mevcut otuz altı mezarlık alan içerisinde olup, daha sonra kaldırılıp üzerine çeşitli mimari eserlerin yapıldığı mezarlıklardandır.
NUMUNE HASTAHANESİ
Numune Hastanesinin temelleri 1902 yılında halkın kendi aralarında topladığı paralarla atıldığı ve yaptıran şahsın Erzurum eski Belediye Başkanı Şerif Efendi olduğu bilinmektedir. (Erzurum’daki ilk hastaneye imzasını atan Şerif Efendidir. Hastaneler caddesinin hemen yanı başındaki Numune hastanesi de onun eseridir. Bir zamanlar Erzurumluların gözde mesire yeri olan Millet bahçesi de onun şehre verdiği değeri göstermektedir. Millet bahçesi Erzurumluların herefene yedikleri, bir araya gelip eğlendikleri en önemli mesire yeriydi. İnönü ilköğretim okulunun bulunduğu alan mezarlıkken burası düzeltilerek bahçeye çevrilmiştir. Erzurum, gelen tiyatro topluluklarının ve cambazların uğrak yeriydi. Şehir halkı ise semaverlerle oraya pikniğe giderdi. Lala Paşa caminin önündeki havuzun kamelyası da onun eseridir. Abdurrahman Gazinin altındaki dereye de bir set yaptırmıştır. Abdürrahim Şerif Efendinin yaptığı bu hizmetler daha sonra farklı amaçlarla kaldırılmış yerlerine yeni binalar yapılmıştır. Verem Savaş Dispanserinin olduğu alanın Millet bahçesi olduğunu öğrendiğimizde şehrin orta yerindeki bu mesire yerini kaldırılmasını anlamak zordur. Şehrimizde nefes alacak bir yer bulmakta zorlandığımız ve uzaklara gittiğimiz düşünüldüğünde millet bahçesinin kaldırılmasının ne büyük hata olduğu söylenebilir”, (Küçükuğurlu, Age., s.183; Bulut, Erzurum Çarşı Pazar, s.36.)
İlk yapıldığı dönem de Gureba Hastanesi olarak hizmet veren yapı cumhuriyet’in ilanından sonra Numune Hastanesi adını almıştır. Erzurum Belediyesi Tarihi-1 adlı eserde Murat Küçükuğurlu yapının açılış günü olarak 1 Eylül 1904 yılının seçilmesinde padişah II. Abdülhamit’in tahtta çıkış yıldönümünün özellikle seçildiğini söylemektedir. (Küçükuğurlu, Age., s.183; Bulut, Erzurum Çarşı Pazar, s.36.) Yapı 1904 yılında tamamlanmıştır. (“1904 yılında yine Belediye başkanı Şerif Efendi desteğiyle şehir de ilk meslek okulu olarak Sanayi-Mektebi de törenlerle açılmıştır. Erzurum Sanay-i Mektebi bugünkü ticaret lisesinin binasında faaliyete geçmiştir.”, Murat Küçükuğurlu, Erzurum Belediyesi Tarihi I, s.193.) Yapının ilk şeklinde kapı üzerindeki mermer plakette Şifa-ül-nas ibaresinin olduğu söylenmektedir.
HAFIZ EMİNİN KAHVESİ
Gez mahallesindeki en önemli kültür merkeziydi kahvehaneler. Kahvehane dedikse bunu sakın sadece oyun oynanan çay içilen bir yer olarak anlamayın sakın. Kültürün en yoğun yaşandığı mekânlardı bir zamanlar kahvehanelerimiz. Hani âşıkların atıştığı hikâyelerin anlatıldığı kahvehaneler, davul zurna eşliğinde dadaşların bar tuttuğu kahvehaneler, dini eserlerin okunduğu Battalnameli, Hamzanameli bilen bilginleri bünyesinde barındıran kahvehaneler ve kahvehaneciler. Hani dün Behçet Mahiri dinledim diyen insanlar ya da Köroğlu destanını anlatan Behçet Mahirler. Gez mahallesinde Hafız Emminin kahvehanesinde okunurdu hikâyeler çay eşliğinde. Behçet Mahir’in Semenderi hikâyelerini anlattığı yerdi Hafız Emminin kahvehanesi bir zamanlar. (Sezen, Age., s.202.) Âşıkların atıştığı gönül deryasının açıldığı yerlerdi kahvehanelerimiz. Bu kahvehanelerimizde halk nezdinde büyük itibar gören hikâyeler anlatılır günlük hayatla bağdaştırılırdı. Bunlar arasında en fazla ilgi göreni de Behçet Mahir’in hocası olan Hafız Emminin hikâyeleriydi.
MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK HASTAHANESİ
Hastane Sultan Abdülaziz zamanında Yoncalık kışlası adıyla inşa edilmiş olup 1897 yılında Rus harbi sırasında cerrahi işlemlerde yapılmaya başlanmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Erzurum işgale uğradığında bina tahrip edilmiştir. Bir dönem sonra ordu karargâh binasının kuzeyinde eski Harbiye binasında 1935–36 yıllarında dört yüz yataklı ve tam teşekkülü bir hastane olarak faaliyetine devam etmiştir. (Bulut, Erzurum Çarşı Pazar, s.41.) Cumhuriyet döneminde ise Mustafa Kemal Erzurum’un kalkınması için 1925 yılında şüheda mezarlığı olarak bilinen alanda bu binanın temelini atmıştır. Binanın inşaatı 1936–37 yıllarında Korgeneral MUZAFFER ERGÜLER tarafından tamamlanarak hizmete açılmıştır. İlk yapılışında da hastane olan bu bina 2000 yılında Yenişehir’deki yeni yerine taşınmıştır. Binanın mimarının kim olduğu bilinmemektedir. Giriş bölümü kütleden dışarı taşarak birinci kat sütunlarla taşıtılarak yere kadar uzanan tam kemerli pencerelerle vurgulanmıştır. Binanın zemin katında basık birinci katındaysa sivri kemerli pencereler göze çarpmaktadır. Binanın içinde çini ahşap veya mermer özelliğe sahip herhangi bir bölüm bulunmamaktadır. Ancak duvarları kalıp taş şeklinde olup duvar kalınlığı dikkate değer kalınlıktadır. Tavan yüksekliği diğer binalardan fark edilir derece farklıdır.
TATBİKAT İLKOKULU
Gez Mahallesinin hastaneler caddesi bitiminde ve büyük bir bahçe içinde olan Tatbikat İlkokulu 1919’dan yılından itibaren, şimdi ki Gazi Ahmet Muhtar Paşa Ortaokulunun alt tarafında ve bilahare Ömer Duygun ilkokulunda tedrisat yapmıştır. Okul 1926 yılında yapılan vali konağına taşınmış ve 1942’de ortaokul olmuştur. Okul öğretmen okulunun ilk uygulamasının yapıldığı yer olması nedeniyle bu adı almıştır. (Tatbikat İlkokulu İdaresi ve Tarihçesi) Tatbikat İlkokulu eğitim-öğretime vali konağının arkasında yapılan ek binada eğitimine devam etmektedir.
BAHÇE (DELİLER KONAGI) MEZARLIĞI
Şimdiki İnönü İlkokulu ile okulun güneyine düşen ve yine okula ait bahçenin yerini bahçe hizasından Gez Mahallesi deresine kadar uzayan sahayı kapsamakta idi. (Zeki Başar, Erzurum’da Eski Mezarlıklar ve Resimli Mezar Taşları, Ankara 1973, s.132.) Erzurum ilindeki mevcut otuz altı mezarlık alan içerisinde olup, daha sonra kaldırılıp üzerine çeşitli mimari eserlerin yapıldığı mezarlıklardandır.
NUMUNE HASTAHANESİ
Numune Hastanesinin temelleri 1902 yılında halkın kendi aralarında topladığı paralarla atıldığı ve yaptıran şahsın Erzurum eski Belediye Başkanı Şerif Efendi olduğu bilinmektedir. (Erzurum’daki ilk hastaneye imzasını atan Şerif Efendidir. Hastaneler caddesinin hemen yanı başındaki Numune hastanesi de onun eseridir. Bir zamanlar Erzurumluların gözde mesire yeri olan Millet bahçesi de onun şehre verdiği değeri göstermektedir. Millet bahçesi Erzurumluların herefene yedikleri, bir araya gelip eğlendikleri en önemli mesire yeriydi. İnönü ilköğretim okulunun bulunduğu alan mezarlıkken burası düzeltilerek bahçeye çevrilmiştir. Erzurum, gelen tiyatro topluluklarının ve cambazların uğrak yeriydi. Şehir halkı ise semaverlerle oraya pikniğe giderdi. Lala Paşa caminin önündeki havuzun kamelyası da onun eseridir. Abdurrahman Gazinin altındaki dereye de bir set yaptırmıştır. Abdürrahim Şerif Efendinin yaptığı bu hizmetler daha sonra farklı amaçlarla kaldırılmış yerlerine yeni binalar yapılmıştır. Verem Savaş Dispanserinin olduğu alanın Millet bahçesi olduğunu öğrendiğimizde şehrin orta yerindeki bu mesire yerini kaldırılmasını anlamak zordur. Şehrimizde nefes alacak bir yer bulmakta zorlandığımız ve uzaklara gittiğimiz düşünüldüğünde millet bahçesinin kaldırılmasının ne büyük hata olduğu söylenebilir”, (Küçükuğurlu, Age., s.183; Bulut, Erzurum Çarşı Pazar, s.36.)
İlk yapıldığı dönem de Gureba Hastanesi olarak hizmet veren yapı cumhuriyet’in ilanından sonra Numune Hastanesi adını almıştır. Erzurum Belediyesi Tarihi-1 adlı eserde Murat Küçükuğurlu yapının açılış günü olarak 1 Eylül 1904 yılının seçilmesinde padişah II. Abdülhamit’in tahtta çıkış yıldönümünün özellikle seçildiğini söylemektedir. (Küçükuğurlu, Age., s.183; Bulut, Erzurum Çarşı Pazar, s.36.) Yapı 1904 yılında tamamlanmıştır. (“1904 yılında yine Belediye başkanı Şerif Efendi desteğiyle şehir de ilk meslek okulu olarak Sanayi-Mektebi de törenlerle açılmıştır. Erzurum Sanay-i Mektebi bugünkü ticaret lisesinin binasında faaliyete geçmiştir.”, Murat Küçükuğurlu, Erzurum Belediyesi Tarihi I, s.193.) Yapının ilk şeklinde kapı üzerindeki mermer plakette Şifa-ül-nas ibaresinin olduğu söylenmektedir.
HAFIZ EMİNİN KAHVESİ
Gez mahallesindeki en önemli kültür merkeziydi kahvehaneler. Kahvehane dedikse bunu sakın sadece oyun oynanan çay içilen bir yer olarak anlamayın sakın. Kültürün en yoğun yaşandığı mekânlardı bir zamanlar kahvehanelerimiz. Hani âşıkların atıştığı hikâyelerin anlatıldığı kahvehaneler, davul zurna eşliğinde dadaşların bar tuttuğu kahvehaneler, dini eserlerin okunduğu Battalnameli, Hamzanameli bilen bilginleri bünyesinde barındıran kahvehaneler ve kahvehaneciler. Hani dün Behçet Mahiri dinledim diyen insanlar ya da Köroğlu destanını anlatan Behçet Mahirler. Gez mahallesinde Hafız Emminin kahvehanesinde okunurdu hikâyeler çay eşliğinde. Behçet Mahir’in Semenderi hikâyelerini anlattığı yerdi Hafız Emminin kahvehanesi bir zamanlar. (Sezen, Age., s.202.) Âşıkların atıştığı gönül deryasının açıldığı yerlerdi kahvehanelerimiz. Bu kahvehanelerimizde halk nezdinde büyük itibar gören hikâyeler anlatılır günlük hayatla bağdaştırılırdı. Bunlar arasında en fazla ilgi göreni de Behçet Mahir’in hocası olan Hafız Emminin hikâyeleriydi.
MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK HASTAHANESİ
Hastane Sultan Abdülaziz zamanında Yoncalık kışlası adıyla inşa edilmiş olup 1897 yılında Rus harbi sırasında cerrahi işlemlerde yapılmaya başlanmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Erzurum işgale uğradığında bina tahrip edilmiştir. Bir dönem sonra ordu karargâh binasının kuzeyinde eski Harbiye binasında 1935–36 yıllarında dört yüz yataklı ve tam teşekkülü bir hastane olarak faaliyetine devam etmiştir. (Bulut, Erzurum Çarşı Pazar, s.41.) Cumhuriyet döneminde ise Mustafa Kemal Erzurum’un kalkınması için 1925 yılında şüheda mezarlığı olarak bilinen alanda bu binanın temelini atmıştır. Binanın inşaatı 1936–37 yıllarında Korgeneral MUZAFFER ERGÜLER tarafından tamamlanarak hizmete açılmıştır. İlk yapılışında da hastane olan bu bina 2000 yılında Yenişehir’deki yeni yerine taşınmıştır. Binanın mimarının kim olduğu bilinmemektedir. Giriş bölümü kütleden dışarı taşarak birinci kat sütunlarla taşıtılarak yere kadar uzanan tam kemerli pencerelerle vurgulanmıştır. Binanın zemin katında basık birinci katındaysa sivri kemerli pencereler göze çarpmaktadır. Binanın içinde çini ahşap veya mermer özelliğe sahip herhangi bir bölüm bulunmamaktadır. Ancak duvarları kalıp taş şeklinde olup duvar kalınlığı dikkate değer kalınlıktadır. Tavan yüksekliği diğer binalardan fark edilir derece farklıdır.