
Gladyo şu adreste, bu mahallede ikamet eder diye mi düşünüyorsunuz? Düşünmeyin! İyi propagandist, eğitilmiş, farklı alanlarda, dallarda isimlerle karşılaşmak mümkündür.
Cemaat, gazeteci, işadamı, siyasetçi, bürokrat, sendikacı etiketiyle karşınıza çıkabilir Gladyo! Bazen taraftar görüntüsüyle günü geldiğinde içeriden hücum eder, gazeteci olarak kindarlıkla saldırır, işadamı olarak ‘ülke, ekonomi’ diye bağırır, ekonomi uzmanı olarak oyar ülkenin altını. Devletin, iktidar ile uyguladığı politikaları sert biçimde eleştirir, 180 derece dönüşten bahseder, ülkeyi dostlarımızla birlikte yöneteceğiz diye nutuk atar. Milli alanlarda uygulamaları, ‘İslamcı, tarikatçı veya şahsi politika’ olarak sunmaya çalışır. Gladyo böyledir.
Kitleleri iktidar aleyhine kışkırtır, Atatürk anıtlarına saldırır, döner camiye saldırı yapar. Yakın tarihte çok örnekleri mevcuttur.
Hafızanızı kirlilikten arındırarak yakın birkaç ayı hatırlamanızı temenni ediyorum. Operasyonlardan birini sözde gazeteci etiketli bir kadın gerçekleştirdi. Doç. Dr. Oğuzhan Bilgin, önemli detayları verdiği yazısında;
“2016'da Sultanahmet'te düzenlenen terör saldırısı sonrası "İstanbul vurulmadıkça Türkiye uyanmaz" diyen ve bugün de Cumhurbaşkanı'na hakaret eden kişinin meselesi sadece siyaset mi sanıyorsunuz?
Peki ya sabah akşam PKK'yı ve uzantılarını meşrulaştırıcı argüman üretenlerin amacı sadece seçim mi kazanmak?
Terör örgütü olarak ilan edildikten sonra FETÖ'nün medya ayakları kapatılırken buna karşı kampanya yapanların; 15 Temmuz 2016 gecesi açıkça darbeyi destekleyenlerin derdi salt bir siyasi kutuplaşma mı?”
Elbette değildi!
Türkiye’de ilk darbenin mimarı Cemal Madanoğlu’nun babasının Yüzelliliklerden olduğunu biliyor musunuz?!
Türkiye’de iktidara ayar veren bir köşe yazarının “Şimdi Cemaati destekleme zamanı”, “CHP’lilere çağrımdır, her evden HDP’ye bir oy istiyoruz” diye yazdığını, Erdoğan’ı durdurma görevini üstlendiğini unuttunuz mu?
CHP’nin yayın organı Halk TV’de Ayşenur isimli bir kadın Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatını, suikastçı, katillerden oluşan suç örgütü olarak tarif etti.
Biliyorsunuz değil mi?
Kıbrıs’ta Rumlar çoluk çocuk Türkleri katlederken, Türkleri savunmak için Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu’nun silahlarını gönderdiği (Menderes ve Zorlu canlarıyla bedelini ödedi); Rauf Denktaş gibi mücahitlerin kahramanlık destanı olan Bozkurt amblemli Türk Mukavemet Teşkilatı gururumuzdur.
Elbette, ama CHP’nin ardından gidenlerin kendilerine soracakları bir soru yok mu?
“EOKA için hiçbir Rum/Yunan böyle sıfatlar kullanmaz. Üstelik EOKA gerçekten eli kanlı, saldırgandı ama başarısız oldu. TMT savunmadaydı, zafere katkıda bulundu. TMT için bu lafları ancak fanatikRum/Yunan söyler. Muhalif olmak Türk/Türkiye düşmanı olmak mı? Biraz sorumluluk lütfen” Prof. Hasan Ünal
Bir daha düşünmek durumunda değil miyiz?!
Cemaat, gazeteci, işadamı, siyasetçi, bürokrat, sendikacı etiketiyle karşınıza çıkabilir Gladyo! Bazen taraftar görüntüsüyle günü geldiğinde içeriden hücum eder, gazeteci olarak kindarlıkla saldırır, işadamı olarak ‘ülke, ekonomi’ diye bağırır, ekonomi uzmanı olarak oyar ülkenin altını. Devletin, iktidar ile uyguladığı politikaları sert biçimde eleştirir, 180 derece dönüşten bahseder, ülkeyi dostlarımızla birlikte yöneteceğiz diye nutuk atar. Milli alanlarda uygulamaları, ‘İslamcı, tarikatçı veya şahsi politika’ olarak sunmaya çalışır. Gladyo böyledir.
Kitleleri iktidar aleyhine kışkırtır, Atatürk anıtlarına saldırır, döner camiye saldırı yapar. Yakın tarihte çok örnekleri mevcuttur.
Hafızanızı kirlilikten arındırarak yakın birkaç ayı hatırlamanızı temenni ediyorum. Operasyonlardan birini sözde gazeteci etiketli bir kadın gerçekleştirdi. Doç. Dr. Oğuzhan Bilgin, önemli detayları verdiği yazısında;
“2016'da Sultanahmet'te düzenlenen terör saldırısı sonrası "İstanbul vurulmadıkça Türkiye uyanmaz" diyen ve bugün de Cumhurbaşkanı'na hakaret eden kişinin meselesi sadece siyaset mi sanıyorsunuz?
Peki ya sabah akşam PKK'yı ve uzantılarını meşrulaştırıcı argüman üretenlerin amacı sadece seçim mi kazanmak?
Terör örgütü olarak ilan edildikten sonra FETÖ'nün medya ayakları kapatılırken buna karşı kampanya yapanların; 15 Temmuz 2016 gecesi açıkça darbeyi destekleyenlerin derdi salt bir siyasi kutuplaşma mı?”
Elbette değildi!
Türkiye’de ilk darbenin mimarı Cemal Madanoğlu’nun babasının Yüzelliliklerden olduğunu biliyor musunuz?!
Türkiye’de iktidara ayar veren bir köşe yazarının “Şimdi Cemaati destekleme zamanı”, “CHP’lilere çağrımdır, her evden HDP’ye bir oy istiyoruz” diye yazdığını, Erdoğan’ı durdurma görevini üstlendiğini unuttunuz mu?
CHP’nin yayın organı Halk TV’de Ayşenur isimli bir kadın Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatını, suikastçı, katillerden oluşan suç örgütü olarak tarif etti.
Biliyorsunuz değil mi?
Kıbrıs’ta Rumlar çoluk çocuk Türkleri katlederken, Türkleri savunmak için Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu’nun silahlarını gönderdiği (Menderes ve Zorlu canlarıyla bedelini ödedi); Rauf Denktaş gibi mücahitlerin kahramanlık destanı olan Bozkurt amblemli Türk Mukavemet Teşkilatı gururumuzdur.
Elbette, ama CHP’nin ardından gidenlerin kendilerine soracakları bir soru yok mu?
“EOKA için hiçbir Rum/Yunan böyle sıfatlar kullanmaz. Üstelik EOKA gerçekten eli kanlı, saldırgandı ama başarısız oldu. TMT savunmadaydı, zafere katkıda bulundu. TMT için bu lafları ancak fanatikRum/Yunan söyler. Muhalif olmak Türk/Türkiye düşmanı olmak mı? Biraz sorumluluk lütfen” Prof. Hasan Ünal
Bir daha düşünmek durumunda değil miyiz?!
