
Sanat Günleri Festivali Gelenekselleşecek
Bu kapsamda, özellikle 15 Nisan Dünya Sanat Günü dolayısıyla gerçekleştirilen ve gelenekselleşmesi hedeflenen “1. Geleneksel Sanat Günleri Festivali”, fakültenin sanat vizyonunu ortaya koyan önemli organizasyonlardan biri oldu. Gün boyu süren etkinlikler kapsamında Güzel Sanatlar Müzesi’nde düzenlenen “Müzede Sanat Konuşmaları: Sanat Nedir, Neyimiz Olur?” başlıklı söyleşi, akademisyenler ve sanatseverleri bir araya getirirken; mini konser, mask kukla sokak tiyatrosu, “Aile” temalı karma sergi, halı kesme töreni, “Küçük İşler Kırmızı-Beyaz” sergisi ve “Büyük Romulus” tiyatro oyunu festivalin öne çıkan etkinlikleri arasında yer aldı.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Fakülte Dekanı Prof. Dr. Bünyamin Aydemir, Güzel Sanatlar Fakültesi’nin son bir yılda gerçekleştirdiği etkinlik sayısı ve sanatsal üretim kapasitesiyle dikkat çekici bir ivme yakaladığını belirtti.
Sanatsal Etkinliklerde Rekor Sayı
Dekan Aydemir, fakültenin yalnızca akademik eğitim veren bir yapı olmadığını, şehrin kültürel gelişimine yön veren önemli bir sanat merkezi haline geldiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Fakültemiz, sanatın her alanına dokunan çalışmalarıyla üniversitemizin ve şehrimizin kültürel yaşamına güçlü katkılar sunmaktadır. Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz sergiler, konserler, tiyatro gösterileri, çalıştaylar, söyleşiler ve uygulamalı sanat etkinlikleriyle öğrencilerimizi sanat üretiminin merkezinde tutarken toplumun her kesimini sanatla buluşturmayı hedefliyoruz. Özellikle son bir yıl içerisinde gerçekleştirdiğimiz sanatsal faaliyetlerin sayısı ve niteliği, son üç yılda yapılan toplam etkinliklerin dahi üzerine çıkmış durumdadır. Bu durum, fakültemizin sanat üretimindeki dinamizmini ve kurumsal gelişimini açıkça göstermektedir.”
Kültürel Hafızaya Hizmet Ediyor
Ayrıca Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde yıl boyunca gerçekleştirilen sanatsal ve bilimsel etkinlikler, fakültenin üretim gücünü ve çok yönlü sanat anlayışını ortaya koymaya devam ediyor. Fakülte bünyesinde düzenlenen seramik yerleştirme sergileri, yaratıcı kurgu ve kolaj atölyeleri, disiplinlerarası sanat çalışmaları, uluslararası kongreler, müze etkinlikleri ve geleneksel sanat uygulamaları sanatın yalnızca estetik bir alan değil aynı zamanda kültürel hafızayı yaşatan güçlü bir düşünce ve ifade biçimi olduğunu gözler önüne seriyor.
Müzeler Kuran Fakülte
Özellikle Güzel Sanatlar Müzesi, Hurufat Baskı Müzesi ve Buz Müzesi gibi özgün yapılarla dikkat çeken fakülte, sanat eğitimini uygulama alanlarıyla destekleyen nadir akademik merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Fakültede gerçekleştirilen “Kırık Sessizlik” seramik yerleştirme sergisi, “Yok Yer” sergisi, geleneksel dokuma kültürünü yaşatan halı-kilim çalışmaları ve çocuklara yönelik yaratıcı sanat atölyeleri; sanatın her yaş grubuna ve her alana dokunan yönünü güçlü biçimde yansıtıyor.
Fakültenin İlk Uluslararası Kongresi Gerçekleştirildi
Bunun yanında, Fakülte tarihinde ilk kez yapılan uluslararası bir kongreye de imza atıldı. “Sanatta İslam – İslam’da Sanat” adlı Uluslararası Kongresi gibi bilimsel organizasyonlarla sanatın kuramsal boyutuna da katkı sunan fakülte, geleneksel ile çağdaşı, yerel ile evrenseli aynı potada buluşturan yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Resimden tiyatroya, müzikten sahne sanatlarına, grafik tasarımdan geleneksel Türk sanatlarına kadar geniş bir yelpazede sürdürülen çalışmalar, fakültenin sanatın her alanında etkin ve üretken bir merkez haline geldiğini ortaya koyuyor.
“Rektörümüzün Vizyonu Bizim Motivasyon Kaynağımız”
Aydemir, elde edilen bu hareketliliğin ve üretim yoğunluğunun, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda şekillendiğini belirterek şunları söyledi:
“Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun üniversitemizde bilimsel gelişimin yanında sanatsal ve kültürel üretimi de destekleyen vizyonu, bizlere önemli bir motivasyon sağlamaktadır. Bizler de bu vizyon doğrultusunda Güzel Sanatlar Fakültesi’ni daha üretken, daha görünür ve daha etkin bir sanat merkezi haline getirmek için yoğun gayret gösteriyoruz. Öğrencilerimizin sanatsal üretim süreçlerine aktif katılımını artırırken aynı zamanda üniversitemizi sanat aracılığıyla toplumla daha güçlü biçimde buluşturmayı sürdüreceğiz.”