
Kafkasya ve Ortadoğu‘yu Erzurum üzerinden İyidere limanı ile buluşturacak olan, Ovit tünelinin en önemli ayağını oluşturan Kırık Tüneli, yapımına başlandığı 2015 yılından bu yana tamamlanamayan projeler arasında yer alıyor. Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayacak en önemli kara yolu yatırımlarından biri olarak görülen tünel, yaşanan ciddi zemin ve su problemleri nedeniyle yıllardır bitirilemiyor.
Zeminden sürekli su çıkıyor
Kırık Tüneli’nin en büyük sorunu, tünel güzergahında karşılaşılan yoğun yer altı suyu ve son derece zayıf zemin yapısı. Yetkililer, bazı bölümlerde çıkan su miktarının küçük bir şehrin içme suyu ihtiyacına denk geldiğini ifade ediyor. Bu durum, kazı, destekleme ve kaplama çalışmalarını doğrudan etkiliyor.
Zeminin taşıma kapasitesinin düşük olması ve sürekli su gelmesi, uygulanan klasik yöntemlerin yetersiz kalmasına neden oldu. Bu nedenle proje defalarca durdu, revize edildi ve yüklenici firmalar değişti.

Bakan Uraloğlu: “Türkiye’nin en zor tüneli”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, geçtiğimiz aylarda Erzurum’a yaptığı ziyaret sırasında Kırık Tüneli’nde incelemelerde bulunmuş, projenin neden geciktiğini şu sözlerle açıklamıştı; “Kırık Tüneli 7 bin 100 metre uzunluğunda. Yaklaşık 6 bin 500 metresini bitirdik. Geriye 600–650 metre civarında çok zor bir kısım kaldı. Türkiye’nin en zor tünelini yapıyoruz. Tünelden çıkan su miktarı 70 bin nüfuslu bir şehrin ihtiyacını karşılayacak düzeyde. Bu suyu sürekli tahliye ediyoruz. Buna rağmen çalışmaya devam ediyoruz. İnşallah 2027 yılında burayı açmayı hedefliyoruz.”
Firma işi bıraktı, üçüncü ihale geliyor
Son yaşanan gelişme ise projedeki belirsizliği yeniden gündeme taşıdı. Kırık Tüneli’nin inşasını sürdüren ikinci yüklenici firma, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün inşa çalışmalarının hızlandırılması için zeminden çıkan suya yönelik yeni bir teknik metot uygulanmasına karar vermesi üzerine işi bıraktı.
Edinilen bilgilere göre, Karayolları Genel Müdürlüğü yeni metotla ilgili firmayla görüşme yaptı. Ancak yüklenici firmanın, bu yöntemi kendi teknik ve organizasyon yapısıyla uygulayamayacağını bildirerek projeden çekildiği öğrenildi. Bu gelişmeyle birlikte Kırık Tüneli’nde üçüncü firma değişikliği sürecine girildi.
İhale bilinçli olarak kış aylarında yapılıyor
Yetkililer, yeni ihale sürecinin özellikle kış aylarında başlatıldığını belirtiyor. Bunun nedeni olarak ise, zeminin donması sebebiyle kışın zaten inşaat faaliyetlerinin büyük ölçüde durması gösteriliyor. İhalenin bu dönemde yapılarak, bahar aylarıyla birlikte yeni firmanın sahaya inmesi hedefleniyor. Yeni ihaleyi alacak firmanın, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün belirlediği özel zemin ve su tahliye metodunu uygulayacağı ve çalışmalara bu doğrultuda devam edeceği ifade ediliyor.
Stratejik hat, büyük beklenti
Kırık Tüneli, Erzurum’un İspir ilçesi ile Rize’nin İkizdere ilçesi arasında yer alıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Erzurum–Rize arasındaki yolun yaklaşık 33 kilometre kısalması, seyahat süresinin ise 40–60 dakika azalması bekleniyor. Tünel, her biri yaklaşık 7 bin 100 metre uzunluğunda çift tüplü olarak inşa ediliyor. Bağlantı yollarıyla birlikte toplam proje uzunluğu 15,8 kilometreyi buluyor.
Yıllardır süren bir beklenti
Kırık Tüneli yalnızca bir ulaşım projesi değil, bölge halkı için aynı zamanda yıllardır süren bir beklentinin simgesi haline gelmiş durumda. Erzurum’un Karadeniz limanlarına daha hızlı ulaşması, turizmin canlanması ve ticaretin hız kazanması açısından büyük önem taşıyan proje için gözler şimdi yapılacak yeni ihaleye çevrildi.
Yetkililer hedefin 2027 olduğunu vurgularken, geçmişte defalarca ertelenen açılış tarihleri nedeniyle kamuoyunda soru işaretleri sürüyor.
Manolya Bulut