
Pusula Gazetesi'nden Sibel Demirer'in haberine göre,
Muhammed Yaşar Gündeş'in yaşamı, lise yıllarında yakalandığı üveit hastalığıyla tamamen değişti. Gözün orta tabakasında oluşan iltihaplanma sonucu gelişen ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilen hastalık nedeniyle önce 17 yaşında sol gözünü, bir yıl sonra ise sağ gözünü kaybetti.
Henüz bu ağır süreci atlatamadan babasını da kaybeden Gündeş, içine kapandı. Günlerini odasında geçiren genç, hareketsiz yaşam nedeniyle 130 kiloya kadar ulaştı. Annesinin ifadesiyle o dönem hayatı "yatak odası, mutfak ve banyo arasında" geçti.
Hayatını spor değiştirdi
Gündeş'in yaşamındaki dönüm noktası ise Palandöken Engelliler Spor Kulübü ile tanışması oldu. Kulüp yöneticileri, genç sporcuyu yalnızca futbol sahasına değil, yeniden sosyal hayatın içine kazandırmak için özel bir çalışma yürüttü. İlk zamanlarda antrenmanlara annesiyle otobüsle giden Muhammed, durakta antrenörleri tarafından karşılanıyordu. Ancak bağımsız hareket etmeyi öğrenebilmesi için kimse koluna girmiyordu. O günleri anlatan Gündeş, "Bastonumu açıp hocalarımın sesini takip ederek yürümeyi öğrendim. Zamanla annem beni tek başıma otobüse bindirmeye başladı. Bugün ise istediğim her yere hiçbir destek almadan tek başıma gidebiliyorum." dedi. "Aslında hiç yalnız değildi"
Palandöken Engelliler Spor Kulübü Başkanı Emrah Çılgı ise Muhammed'in bağımsız yaşama geçiş sürecinin büyük bir özenle planlandığını söyledi. İlk kez tek başına yola çıktığında onu yalnız bırakmadıklarını anlatan kulüp başkanı, "Muhammed'e artık tek başına gidip gelebileceğini söyledik. Ancak biz fark ettirmeden arkasından yürüdük. Durağı bulabiliyor mu, karşıdan güvenli şekilde geçebiliyor mu diye sürekli takip ettik. O başardıkça özgüveni arttı. Bizim en büyük mutluluğumuz da buydu." diye konuştu.
Üniversitede eğitim görüyor, Süper Lig'de oynuyor Sporla birlikte hem fiziksel hem de psikolojik olarak büyük değişim yaşayan Gündeş, bugün Erzurum Teknik Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Bölümü 3. sınıfta eğitimini sürdürüyor. Üniversitede tek görme engelli BESYÖ öğrencisi olarak Antrenörlük bölümü 3’üncü sınıfta eğitimine devam ediyor. Kampüste herkes tarafından çok sevilen Muhammed, aynı zamanda kulübün B1 futbol takımında Süper Lig seviyesinde top koşturuyor.
Gösterdiği performansla milli takım aday havuzuna giren genç sporcu, eksiklerini tamamlayarak ay-yıldızlı formayı giymeyi hedefliyor. "Biz topu gözümüzle değil, sesiyle görüyoruz"
Dışarıdan bakıldığında en çok merak edilen konunun görme engellilerin futbolu nasıl oynadığı olduğunu belirten Muhammed Yaşar Gündeş, sahadaki sistemi şöyle anlattı: "İnsanlar görmeden futbol oynanmasına şaşırıyor. Oysa bizim için ses, görmenin yerini alıyor. Oynadığımız topun içinde özel çıngıraklar bulunuyor. Top hareket ettikçe çıkan sesi takip ediyoruz. Aynı zamanda kalenin arkasındaki yönlendiricimizin sesini dinliyoruz. Nerede duracağımızı, ne zaman pas vereceğimizi ya da şut çekeceğimizi onun yönlendirmeleriyle belirliyoruz." Sahada refleks ve konsantrasyonun büyük önem taşıdığını ifade eden Gündeş, "Rakibin gelişini ayak seslerinden hissediyoruz. Top ayağıma geldiğinde sadece oyuna odaklanıyorum. O anda ne karanlık kalıyor ne de engeller. Futbol bana yeniden özgür olmayı öğretti." ifadelerini kullandı.
En büyük başarısı yeniden hayata dönmek oldu
Bir dönem evinden çıkamayan, geleceğe dair hiçbir plan kuramayan Muhammed Yaşar Gündeş, bugün üniversite eğitimi alan, Süper Lig'de mücadele eden ve milli takım hedefi kuran bir sporcu olarak yaşamını sürdürüyor. Yakın çevresi ve antrenörleri ise Gündeş'in önümüzdeki yıllarda hem üniversite mezuniyetinde kep attığı hem de ay-yıldızlı formayla sahaya çıktığı günü görmeyi umut ediyor.
Muhammed'in hikâyesi, sporun yalnızca fiziksel başarı değil, aynı zamanda hayata yeniden tutunmanın da en güçlü yollarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. HABER MERKEZİ
Henüz bu ağır süreci atlatamadan babasını da kaybeden Gündeş, içine kapandı. Günlerini odasında geçiren genç, hareketsiz yaşam nedeniyle 130 kiloya kadar ulaştı. Annesinin ifadesiyle o dönem hayatı "yatak odası, mutfak ve banyo arasında" geçti.
Hayatını spor değiştirdiGündeş'in yaşamındaki dönüm noktası ise Palandöken Engelliler Spor Kulübü ile tanışması oldu. Kulüp yöneticileri, genç sporcuyu yalnızca futbol sahasına değil, yeniden sosyal hayatın içine kazandırmak için özel bir çalışma yürüttü. İlk zamanlarda antrenmanlara annesiyle otobüsle giden Muhammed, durakta antrenörleri tarafından karşılanıyordu. Ancak bağımsız hareket etmeyi öğrenebilmesi için kimse koluna girmiyordu. O günleri anlatan Gündeş, "Bastonumu açıp hocalarımın sesini takip ederek yürümeyi öğrendim. Zamanla annem beni tek başıma otobüse bindirmeye başladı. Bugün ise istediğim her yere hiçbir destek almadan tek başıma gidebiliyorum." dedi. "Aslında hiç yalnız değildi"
Palandöken Engelliler Spor Kulübü Başkanı Emrah Çılgı ise Muhammed'in bağımsız yaşama geçiş sürecinin büyük bir özenle planlandığını söyledi. İlk kez tek başına yola çıktığında onu yalnız bırakmadıklarını anlatan kulüp başkanı, "Muhammed'e artık tek başına gidip gelebileceğini söyledik. Ancak biz fark ettirmeden arkasından yürüdük. Durağı bulabiliyor mu, karşıdan güvenli şekilde geçebiliyor mu diye sürekli takip ettik. O başardıkça özgüveni arttı. Bizim en büyük mutluluğumuz da buydu." diye konuştu.

Üniversitede eğitim görüyor, Süper Lig'de oynuyor Sporla birlikte hem fiziksel hem de psikolojik olarak büyük değişim yaşayan Gündeş, bugün Erzurum Teknik Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Bölümü 3. sınıfta eğitimini sürdürüyor. Üniversitede tek görme engelli BESYÖ öğrencisi olarak Antrenörlük bölümü 3’üncü sınıfta eğitimine devam ediyor. Kampüste herkes tarafından çok sevilen Muhammed, aynı zamanda kulübün B1 futbol takımında Süper Lig seviyesinde top koşturuyor.
Gösterdiği performansla milli takım aday havuzuna giren genç sporcu, eksiklerini tamamlayarak ay-yıldızlı formayı giymeyi hedefliyor. "Biz topu gözümüzle değil, sesiyle görüyoruz"
Dışarıdan bakıldığında en çok merak edilen konunun görme engellilerin futbolu nasıl oynadığı olduğunu belirten Muhammed Yaşar Gündeş, sahadaki sistemi şöyle anlattı: "İnsanlar görmeden futbol oynanmasına şaşırıyor. Oysa bizim için ses, görmenin yerini alıyor. Oynadığımız topun içinde özel çıngıraklar bulunuyor. Top hareket ettikçe çıkan sesi takip ediyoruz. Aynı zamanda kalenin arkasındaki yönlendiricimizin sesini dinliyoruz. Nerede duracağımızı, ne zaman pas vereceğimizi ya da şut çekeceğimizi onun yönlendirmeleriyle belirliyoruz." Sahada refleks ve konsantrasyonun büyük önem taşıdığını ifade eden Gündeş, "Rakibin gelişini ayak seslerinden hissediyoruz. Top ayağıma geldiğinde sadece oyuna odaklanıyorum. O anda ne karanlık kalıyor ne de engeller. Futbol bana yeniden özgür olmayı öğretti." ifadelerini kullandı.
En büyük başarısı yeniden hayata dönmek olduBir dönem evinden çıkamayan, geleceğe dair hiçbir plan kuramayan Muhammed Yaşar Gündeş, bugün üniversite eğitimi alan, Süper Lig'de mücadele eden ve milli takım hedefi kuran bir sporcu olarak yaşamını sürdürüyor. Yakın çevresi ve antrenörleri ise Gündeş'in önümüzdeki yıllarda hem üniversite mezuniyetinde kep attığı hem de ay-yıldızlı formayla sahaya çıktığı günü görmeyi umut ediyor.
Muhammed'in hikâyesi, sporun yalnızca fiziksel başarı değil, aynı zamanda hayata yeniden tutunmanın da en güçlü yollarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. HABER MERKEZİ