
M. Talat Uzunyaylalı
Erzurum Şehir Mezarlığında, yerel politikacılar, haftanın yedi günü mesai saatlerinden başlayıp akşama kadar devam eden Kur’an okuma geleneği başlattı.
Uygulamanın öncüsü Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen Bey.
Erzurum’da daha önce böyle bir uygulama var mıydı? Yoktu! O zaman sayın Sekmen’in amacı ne olabilir?
Bu soruya bir çok cevap verilebilir. Benim cevabım şudur: Siyasi şirinlik.
Öte yandan Sn. Sekmen’in, mezarlıklarda başlattığı cenaze hizmetleri, tüm şehir halkı tarafından takdirle karşılanmaktadır.
Mezarlıkta gün boyu Kur’an okutma konusunda daha önce birkaç yazı yazmış, bu uygulamanın doğru olmadığını, Kur’an'ın yaşamak için olduğunu vurgulamış, mezarlıkta bütün gün Kuran okuma uygulamasının terk edilmesini talep etmiştik.
Ama politikacılar bu uygulamadan yararlandıklarını düşünüyorlar, bu yüzden uyarıyı görmezden geliyorlar...
Kur'an'da insan hayatıyla ilgili çeşitli konular, emirler, yasaklar ifade buyurulurken 'dirilere' şu ikazlar yapılıyor:
-Bakmazlar mı? (Gaşiye 17)
-Bakınız, geziniz, görünüz... (Al-i İmran 137, Nahl 36, Neml 69, Ankebut 20, Rum 42)
-Onlar hiç düşünmezler mi? (Nisa 82, Muhammed 24)
-Hâlâ düşünmez misiniz? ((En'am 80, Secde 4)
-Düşünün! (Sebe 46)
-Farkında değiller! (Bakara 9, Al'i İmran 69, En'am 26, Nahl 2)
-Aklını kullanıp anlamazlar. (Bakara 170, Maide 87, Enfal 22...)
-Ey basiret sahipleri, ibret alın! (Haşr 2)
*
Kuran ve Sünnet'te, ölülerin gömüldüğü mezarlıklar, sadece bir tefekkür ve bir ibret aracıdır. Bir kişi yakınlarını ziyarete gider, onun da öleceğini düşünür, ayağını denk alır.
Ama "geleneksel dindarlığın" etkili olduğu yer Erzurum; siyaset bu damara girerek yeni dini pratiklere sempati kazanmaya çalışıyor.
Oldu bitti şunu anlayamıyorum: Ölüler, okunan ayetleri işitiyorlar mı?
İşitip anlasalardı, pişmanlık, yüreklerini saracağından, çok efkarlı saatler geçiriyor olacaklardı!
Kur'an okumanın ölülerle bir ilgisi yok ise, Sünnet olan kabir ziyareti nasılsa, o şekilde ziyaretler yapılsa daha dinî daha örfi bir uygulama olmaz mı?
Siyaset neden dini uygulamalar icat ediyor!?
Bu uygulamalar, Türk İslam'ında siyasetin önerdiği dinin mahiyeti ve özüne dayanmayan çeşitli uygulamaların din adına çoğalmaya devam edeceğini göstermektedir. (Kültür Müdürlüğü’nün yaptığı ayıp, başlıklı yazıma bakınız.)
Türkiye'de tam özerk bir kurum olarak Diyanet İşleri Başkanlığı olmadan Kuran ve Sünnet Cemiyeti'nin canlanması ve gelişmesi mümkün olamayacak gibi görünüyor.
Erzurum Şehir Mezarlığında, yerel politikacılar, haftanın yedi günü mesai saatlerinden başlayıp akşama kadar devam eden Kur’an okuma geleneği başlattı.
Uygulamanın öncüsü Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen Bey.
Erzurum’da daha önce böyle bir uygulama var mıydı? Yoktu! O zaman sayın Sekmen’in amacı ne olabilir?
Bu soruya bir çok cevap verilebilir. Benim cevabım şudur: Siyasi şirinlik.
Öte yandan Sn. Sekmen’in, mezarlıklarda başlattığı cenaze hizmetleri, tüm şehir halkı tarafından takdirle karşılanmaktadır.
Mezarlıkta gün boyu Kur’an okutma konusunda daha önce birkaç yazı yazmış, bu uygulamanın doğru olmadığını, Kur’an'ın yaşamak için olduğunu vurgulamış, mezarlıkta bütün gün Kuran okuma uygulamasının terk edilmesini talep etmiştik.
Ama politikacılar bu uygulamadan yararlandıklarını düşünüyorlar, bu yüzden uyarıyı görmezden geliyorlar...
Kur'an'da insan hayatıyla ilgili çeşitli konular, emirler, yasaklar ifade buyurulurken 'dirilere' şu ikazlar yapılıyor:
-Bakmazlar mı? (Gaşiye 17)
-Bakınız, geziniz, görünüz... (Al-i İmran 137, Nahl 36, Neml 69, Ankebut 20, Rum 42)
-Onlar hiç düşünmezler mi? (Nisa 82, Muhammed 24)
-Hâlâ düşünmez misiniz? ((En'am 80, Secde 4)
-Düşünün! (Sebe 46)
-Farkında değiller! (Bakara 9, Al'i İmran 69, En'am 26, Nahl 2)
-Aklını kullanıp anlamazlar. (Bakara 170, Maide 87, Enfal 22...)
-Ey basiret sahipleri, ibret alın! (Haşr 2)
*
Kuran ve Sünnet'te, ölülerin gömüldüğü mezarlıklar, sadece bir tefekkür ve bir ibret aracıdır. Bir kişi yakınlarını ziyarete gider, onun da öleceğini düşünür, ayağını denk alır.
Ama "geleneksel dindarlığın" etkili olduğu yer Erzurum; siyaset bu damara girerek yeni dini pratiklere sempati kazanmaya çalışıyor.
Oldu bitti şunu anlayamıyorum: Ölüler, okunan ayetleri işitiyorlar mı?
İşitip anlasalardı, pişmanlık, yüreklerini saracağından, çok efkarlı saatler geçiriyor olacaklardı!
Kur'an okumanın ölülerle bir ilgisi yok ise, Sünnet olan kabir ziyareti nasılsa, o şekilde ziyaretler yapılsa daha dinî daha örfi bir uygulama olmaz mı?
Siyaset neden dini uygulamalar icat ediyor!?
Bu uygulamalar, Türk İslam'ında siyasetin önerdiği dinin mahiyeti ve özüne dayanmayan çeşitli uygulamaların din adına çoğalmaya devam edeceğini göstermektedir. (Kültür Müdürlüğü’nün yaptığı ayıp, başlıklı yazıma bakınız.)
Türkiye'de tam özerk bir kurum olarak Diyanet İşleri Başkanlığı olmadan Kuran ve Sünnet Cemiyeti'nin canlanması ve gelişmesi mümkün olamayacak gibi görünüyor.