
Oltu’da Milli Eğitim Çalışanları, maaş promosyon ihalesinin beklentilerini karşılamadığını söyledi.
Konuyla ilgili açıklama yapan Meral, “İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Ziraat Bankası arasında imzalanan protokol kapsamında belirlenen 60 bin 600 TL’lik banka promosyonu, ülkemiz genelinde il ve ilçe bazında yapılan benzer anlaşmalar incelendiğinde en düşük tutarlar arasında yer almıştır. Eğitim çalışanlarının emeğini ve fedakârlığını yok sayan bu tabloyu kabul etmemiz mümkün değildir.
Türk Eğitim-Sen olarak, eğitim çalışanlarımızın alın terini ve ekonomik haklarını korumak adına kamuoyu önünde şu soruları sormayı bir borç biliyoruz: Bu mudur adalet?” diye konuştu.
Zamanlama Hatası
Mevcut sözleşmenin Mart 2026’da sona ereceği bilgisini veren Meral “Önümüzde Ocak 2026 maaş artışları duruyorken, bu aceleci yaklaşımın izahı nedir? Henüz gerçekleşmemiş maaş zamlarının ve enflasyon farklarının oluşturacağı nakit hacmi dikkate alınmadan, Kasım ayından imza atılması; eğitim çalışanlarımızın potansiyel kazanımlarından vazgeçilmesi anlamına gelmektedir. Bu durum, öğretmenin hakkını korumak değil, mevcut piyasa koşullarına teslim olmaktır.
Promosyon anlaşmaları; kapalı kapılar ardında, oldu-bittiye getirilerek değil, şeffaf, katılımcı ve eğitim çalışanlarının menfaati gözetilerek yapılmalıdır. Ne yazık ki mevcut protokol, bu anlayıştan uzak bir şekilde sonuçlanmış; eğitim çalışanlarının beklentilerini karşılamamıştır” ifadelerini kullandı.
Yetkili Sendikanın Temsil Zafiyeti
Oltu’da yetkiyi elinde bulunduran sendikanın, bu süreçte eğitim çalışanlarının hakkını savunma noktasında sınıfta kaldığını ileri süren Meral şunları kaydetti: “Biz, Türk Eğitim-Sen Erzurum-1 Nolu Şube olarak, Oltu’daki her bir meslektaşımızın hakkını onur meselemiz kabul ediyoruz. Bu sürecin sessiz bir takipçisi değil, gür sesi olacağız:
Buradan yetkililere açık çağrımızdır: Bu promosyon protokolü yeniden gözden geçirilmeli, eğitim çalışanlarının hak ve menfaatlerini koruyacak şekilde revize edilmelidir. Aksi takdirde oluşan mağduriyetin sorumluluğu, bu süreci yürüten ve sessiz kalan tüm yetkililere ait olacaktır.
Türk Eğitim-Sen olarak her zaman olduğu gibi bugün de eğitim çalışanlarının hakkını savunmaya, haksızlıkların karşısında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Eğitim emekçileri değersiz değildir, pazarlık konusu hiç değildir. Hakkımızı alıncaya, adaleti tesis edinceye kadar sahadaki mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir. Mücadelemiz memurun ortak mücadelesidir, kazandığımız her hak hepimizin ortak zaferi olacaktır”.
Özlem İpek