
Iğdır Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Avcılık ve Yaban Hayatı Programı'nda eğitim gören öğrenciler, 88 bin hektarlık genişliğiyle dikkati çeken milli parkta derslerini sınıf ortamının dışına taşıyor.
Akademisyenler, teorik olarak anlattıkları konuları arazi çalışmalarıyla pekiştirerek öğrencilerin doğayı yerinde gözlemlemesini sağlıyor.
Yurdun en yüksek noktası olan 5 bin 137 metre rakımlı Ağrı Dağı'nı da içinde barındıran milli park, buzul, kayalık, çöl ve sulak alan gibi farklı ekosistemleri aynı anda barındırmasıyla öne çıkıyor. Bu çeşitlilik, öğrenciler için önemli bir doğal laboratuvar niteliği taşıyor.
Sahada yapılan eğitimlerde öğrenciler, derslerde öğrendikleri çok sayıda hayvan, kuş ve bitki türünü doğal yaşam alanlarında gözlemleme ve inceleme fırsatı buluyor. Bu sayede hem teorik bilgilerini pekiştiriyor hem de mesleki deneyim kazanıyor.
Ormancılık Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bahadır Akman, AA muhabirine, iki yıldır arazide uygulamalı olarak eğitim yürüttüklerini söyledi.
"Artık teorikten ziyade biraz da işi pratiğe döktük"
Öğrencilere pratik eğitim vermek için çeşitli etkinlikler yaptıklarını belirten Akman, "Koruma aktiviteleri, yaban hayatını izleme ve envanterin nasıl oluşturduğu noktaları olsun bunları teorik anlamda göstermiştik. Artık teorikten ziyade biraz da işi pratiğe döktük. İlerideki meslek hayatlarında gerek Doğa Koruma ve Milli Parklar kapsamında, gerekse çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görev alacak arkadaşların bu işi nasıl yapacaklarını burada uygulamalı olarak göstermiş olduk." dedi.
Ağrı Dağı'nın biyoçeşitlilik açısından son derece önemli olduğunu aktaran Akman, şunları kaydetti:
"Bizler için (Ağrı Dağı) kendi içerisinde kayalık habitatlarının, eteklerinde çayırlık alanların olması, birden fazla habitat tipini bir arada barındırmasıyla da ekstra bir öneme sahip. Eğitim hayatımıza devam ettiğimiz sürece bu çalışmalarımızı sahada uygulamalı olarak her yıl gerçekleştirmeyi planlıyoruz."
Bölümde görevli Dr. Öğr. Üyesi Belkıs Muca Yiğit de sulak alan ve karasal alanları, bu alanlarda yaşayan canlıları, hayvan türlerini ve bitki türlerini göstermek için araziye çıktıklarını anlattı.
-"Çalışacakları sahaları yakından tanımalarını istedik"
Ağrı Dağı Milli Parkı'nın milli parklar içerisinde özel bir yerinin bulunduğuna dikkati çeken Yiğit, şöyle devam etti:
"Bir kere ülkemizin en yüksek noktası olması itibarıyla Ağrı Dağı'nın ve eteklerinin çeşitlilik bakımından ciddi bir önemi var. Öğrencilerimizin bu değeri tanımalarını istedik. Milli park kavramını anlamalarını istiyoruz ve buradaki biyoçeşitliliği tanıyıp yarın meslek hayatlarında eğer ki buralara atanıp yerleşecek olurlarsa çalışacakları sahaları yakından tanımalarını istedik."
Öğrencilerden Yağmur Sürkit ise "Uzman hocalarımızla derste gördüğümüz bilgileri burada gözlemleme şansımız oldu. Ders kapsamında işlediğimiz hayvanların ve bitkilerin birçoğunu gördük. O yüzden bizim için çok önemli bir eğitimdi." ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA
Sahada yapılan eğitimlerde öğrenciler, derslerde öğrendikleri çok sayıda hayvan, kuş ve bitki türünü doğal yaşam alanlarında gözlemleme ve inceleme fırsatı buluyor. Bu sayede hem teorik bilgilerini pekiştiriyor hem de mesleki deneyim kazanıyor.
Ormancılık Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bahadır Akman, AA muhabirine, iki yıldır arazide uygulamalı olarak eğitim yürüttüklerini söyledi.
"Artık teorikten ziyade biraz da işi pratiğe döktük"
Öğrencilere pratik eğitim vermek için çeşitli etkinlikler yaptıklarını belirten Akman, "Koruma aktiviteleri, yaban hayatını izleme ve envanterin nasıl oluşturduğu noktaları olsun bunları teorik anlamda göstermiştik. Artık teorikten ziyade biraz da işi pratiğe döktük. İlerideki meslek hayatlarında gerek Doğa Koruma ve Milli Parklar kapsamında, gerekse çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görev alacak arkadaşların bu işi nasıl yapacaklarını burada uygulamalı olarak göstermiş olduk." dedi.
Ağrı Dağı'nın biyoçeşitlilik açısından son derece önemli olduğunu aktaran Akman, şunları kaydetti:
"Bizler için (Ağrı Dağı) kendi içerisinde kayalık habitatlarının, eteklerinde çayırlık alanların olması, birden fazla habitat tipini bir arada barındırmasıyla da ekstra bir öneme sahip. Eğitim hayatımıza devam ettiğimiz sürece bu çalışmalarımızı sahada uygulamalı olarak her yıl gerçekleştirmeyi planlıyoruz."
Bölümde görevli Dr. Öğr. Üyesi Belkıs Muca Yiğit de sulak alan ve karasal alanları, bu alanlarda yaşayan canlıları, hayvan türlerini ve bitki türlerini göstermek için araziye çıktıklarını anlattı.
-"Çalışacakları sahaları yakından tanımalarını istedik"
Ağrı Dağı Milli Parkı'nın milli parklar içerisinde özel bir yerinin bulunduğuna dikkati çeken Yiğit, şöyle devam etti:
"Bir kere ülkemizin en yüksek noktası olması itibarıyla Ağrı Dağı'nın ve eteklerinin çeşitlilik bakımından ciddi bir önemi var. Öğrencilerimizin bu değeri tanımalarını istedik. Milli park kavramını anlamalarını istiyoruz ve buradaki biyoçeşitliliği tanıyıp yarın meslek hayatlarında eğer ki buralara atanıp yerleşecek olurlarsa çalışacakları sahaları yakından tanımalarını istedik."
Öğrencilerden Yağmur Sürkit ise "Uzman hocalarımızla derste gördüğümüz bilgileri burada gözlemleme şansımız oldu. Ders kapsamında işlediğimiz hayvanların ve bitkilerin birçoğunu gördük. O yüzden bizim için çok önemli bir eğitimdi." ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA