Olimpiyat sporcularının kıyafetleri eleştiri yağmuruna tutuldu
2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları’nda Türkiye’nin açılış töreni kıyafetleri, sade ve standart yapısı nedeniyle sosyal medyada eleştirildi. 9 sporcu ile katılan Türkiye’nin üniformaları, ABD, Moğolistan ve Haiti’nin kültürel hikâye anlatımı güçlü tasarımlarıyla kıyaslanınca ‘temsil gücü zayıf’ bulundu.

İtalya’nın Milano ve Cortina d’Ampezzo şehirlerinin ev sahipliğinde düzenlenen 2026 Kış Olimpiyat Oyunları, 6 Şubat 2026 tarihinde Milano’daki San Siro Stadyumu’nda gerçekleştirilen açılış töreniyle başladı. Türkiye, tarihindeki en yüksek katılımlardan biriyle oyunlara üçü Erzurumlu Fatih Arda İpçioğlu, Muhammed Ali Bedir ve Furkan Akar olmak üzere 9 sporcu gönderirken, sporcuların açılış töreninde giydiği ay-yıldızlı kırmızı-beyaz seremoni kıyafetleri beklenen etkiyi yaratmadı. Moda başkentlerinden biri olan İtalya’da düzenlenen organizasyonda Türkiye’nin üniformaları, sosyal medyada yoğun eleştirilerin odağına yerleşti.

“Türkiye’nin kıyafetleri bu olmamalı”
Yüksek takipçili sosyal medya kullanıcılarından Batın Balcıoğlu, paylaştığı video ile tartışmayı büyüten isimlerden biri oldu. Balcıoğlu, videosunda şu ifadeleri kullandı:
“Kim ne derse desin Türkiye’nin kıyafetleri bu olmamalı. 2026 Kış Olimpiyatları’nda benim iki tane favorim var. Birincisi Amerika. Ralph Lauren bu işi şova çevirmiş. Vintage kayak estetiği, katmanlı giyim… O kadar zengin ve güçlü duruyor ki. İkincisi Moğolistan. Göçebe mirasını modern bir şekilde yorumlamışlar. Kıyafetlerin ruhu var. Kültürlerini anlatıyor. Bizden de bunu beklerdim ama gel gelelim Türkiye’ye… Tekstil ülkesiyiz diyoruz, kültür sınırsız ama ortaya çıkan şeye bak. Hiç mi özenmezsiniz?”
Balcıoğlu, sporcuların yıllar süren emeğine dikkat çekerek, “Bu ülkenin evlatları orada bayrağımızı temsil ediyor ama kimse önemsemiyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

“Moğolistan 3 sporcu gönderdi, herkes onları konuşuyor”
Bir diğer dikkat çeken eleştiri ise sosyal medyada, “fikrinbenden” olarak tanınan Batuhan Gökçayoğlu’ndan geldi. Gökçayoğlu, yayımladığı videoda Türkiye’nin katılım sayısına rağmen görünürlük sağlayamamasına vurgu yaparak, “Türkiye kış olimpiyatlarına 9 sporcu gönderdi. İlk defa bu kadar fazla sporcu gönderiyoruz ve sporcular gerçekten başarılı. Ama kimse sporcuları konuşmuyor. Moğolistan 3 sporcu gönderdi ama herkes onları konuşuyor. Fark ne? Onlar milli takım için kendi markalarıyla, 800 yıllık savaşçı hikâyesini anlatan özel bir koleksiyon yaptılar.”
Gökçayoğlu, Haiti’nin yalnızca iki sporcu ile katılmasına rağmen Haitili bir tasarımcıyla çalışarak olimpiyat tarihinde ilk kez el boyaması kıyafetlerle viral olduğunu hatırlattı.

“Üretiyoruz ama marka olamıyoruz”
Batuhan Gökçayoğlu’nun videosunda en çok dikkat çeken bölümlerden biri ise Türkiye’nin tekstil gücüne rağmen tasarım ve marka tarafında geri planda kalması oldu: “Türkiye tekstil ihracatında dünyada 5. sırada. 31 milyar dolarlık bir sektörden bahsediyoruz. Zara, Mango, H&M, Adidas, Nike üretimini Türkiye’de yaptırıyor ama etikette hep başkasının ismi var. Buna gülümseme eğrisi deniyor. En çok kazandıran yer tasarım ve marka. Biz üretiyoruz ama hikâye anlatmıyoruz. Olimpiyatlarda da aynı şey.”

“Önemli olan madalya, kıyafet değil”
Bazı kullanıcılar “önemli olan madalya, kıyafet değil” diyerek eleştirileri abartılı bulsa da, sosyal medyada hakim görüş olimpiyatların aynı zamanda kültürel ve görsel bir vitrin olduğu yönünde birleşti. Paris 2024 Olimpiyatları’nda da benzer tartışmalar yaşayan Türkiye’nin, Milano-Cortina 2026’da yeniden aynı eleştirilerle gündeme gelmesi “ders alınmadı” yorumlarını beraberinde getirdi.
Ali Kaya
üzücü bir durum