
Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma sonrasında yoksulluk nafakasının süresiz şekilde talep edilmesine imkan sağlayan düzenlemeyle ilgili dikkat çeken bir karara imza attı. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde bulunan “süresiz olarak” ibaresi Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildi. Resmi Gazete'de yayımlanan karar, 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.
30 haziran 2027'de yürürlüğe girecek
Anayasa Mahkemesi, iptal kararının hemen yürürlüğe girmemesi yönünde karar vererek dokuz aylık geçiş süresi tanıdı. Buna göre “süresiz olarak” ibaresine ilişkin iptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.
Mahkeme, söz konusu sürenin düzenlemenin iptal edilmesinin ardından ortaya çıkabilecek yasal boşluğun önlenmesi amacıyla tanındığını belirtti. Bu süre içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapması bekleniyor.
Yoksulluk nafakası tamamen kaldırılmadı
AYM'nin aldığı karar, boşanma sonrasında verilen yoksulluk nafakasının tamamen ortadan kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Kararla birlikte Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki yalnızca “süresiz olarak” ibaresi iptal edildi. Böylece nafakanın süresinin her boşanma dosyasındaki koşullar dikkate alınarak belirlenebilmesinin önü açılıyor.
Mahkeme ayrıca hangi şartlarda ömür boyu nafaka ödenmesine karar verilebileceğinin kanunda açık şekilde düzenlenmesi gerektiğine işaret etti.
Yoksulluk nafakası nedir?
Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle ekonomik olarak geçim sıkıntısına düşecek eşe diğer eş tarafından yapılan düzenli ödeme olarak tanımlanıyor.
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması şartıyla nafaka talebinde bulunabiliyor.
Ödenecek nafakanın miktarı ise nafaka yükümlüsünün mali gücü dikkate alınarak belirleniyor. Mevcut düzenlemede nafaka ödemekle yükümlü olan kişinin kusurlu olması şartı da aranmıyor.
Nafaka hangi durumlarda sona eriyor?
Mevcut uygulamada yoksulluk nafakasının sona ermesine neden olan bazı durumlar bulunuyor.
Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin hayatını kaybetmesi halinde nafaka kendiliğinden sona eriyor.
Nafaka alan kişinin evlenmeden başka biriyle evliymiş gibi yaşaması, ekonomik durumunun düzelerek yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi durumunda ise nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması mümkün oluyor.
Bu şartlardan herhangi birinin gerçekleşmemesi halinde mevcut düzenleme kapsamında nafaka ödeme yükümlülüğü süresiz olarak devam edebiliyor.
Ne zaman başlamıştı?
Türkiye'de yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemenin geçmişi Medeni Kanun'un ilk yıllarına kadar uzanıyor.
Medeni Kanun'un ilk halinde yoksulluk nafakasının süresi bir yıl ile sınırlandırılmıştı. Ancak bu süre sınırı 1988 yılında çıkarılan 3444 sayılı Kanun ile kaldırıldı.
Yapılan değişiklikle yoksulluk nafakasının süresiz olarak talep edilebilmesinin önü açıldı. 2001 yılında kabul edilen ve yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda da bu uygulama korundu.
AYM'nin son kararıyla birlikte uzun yıllardır kamuoyunda tartışılan “süresiz nafaka” konusunda yeni bir dönemin kapısı aralanırken, gözler şimdi TBMM'nin yapacağı yeni düzenlemeye çevrildi.
HABER MERKEZİ